Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 05/11/2026 - Perşembe
Washington'da siyasi deprem, piyasalarda normalleşme rallisi- ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu ele geçirmesinin ardından, piyasaların ilk tepkisinin aksine dün geceyi ABD borsaları yükselişle tamamladı. Washington'da yaşanabilecek siyasi kilitlenmenin Trump'ın öngörülemeyen politika değişikliklerini sınırlayabileceği düşüncesinin yanı sıra, İran savaşının sona erdirilmesi yönündeki baskının da artabileceği görüşü ön plana çıktı. Öte yandan, kamu harcamalarının daha sıkı denetlenebileceği ve bütçe açığının kontrol altına alınabileceği beklentileri de ABD tahvil faizlerinin gevşemesine neden olurken, petrol fiyatları ise sert bir şekilde geriledi.
- Öte yandan, Kongre'deki siyasi çekişmenin bütçe görüşmelerini kilitleyerek federal hükûmetin kapanmasına yol açabileceği riskini de göz ardı etmemek gerekiyor. Bu minvalde, doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY son beş haftanın en düşük seviyesine geriledi. Trump'ın kalan iki yıllık görev süresinin pek de rahat geçmeyeceğini düşünüyoruz. Başkan'ın veto yetkisini sıkça kullanması, Kongre'nin de Trump'ın politikalarına engel olması Washington'da siyasi kilitlenmeye yol açabilir. Böyle bir tablonun ABD ekonomisi ve dolar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere, senenin başında da zayıf dolar teması ve ABD varlıklarından uzaklaşma eğilimi baş göstermiş, bu süreçte kıymetli metaller rekor kırarken, DXY son dört yılın en düşük seviyesine gerilemişti.
- ABD siyasetinde yaşanabilecek tıkanmanın piyasaların merceğinde olacağını, bunun da ilk sınavının 11 Aralık'ta yaşanacağını peşinen not edelim. ABD'de yeni bütçe veya geçici finansman düzenlemesi üzerinde uzlaşma sağlanamaması hâlinde federal hükûmetin yeniden kapanması gündeme gelebilir. Bu da piyasalarda belirsizliği artırabilecek önemli bir risk unsuru olarak karşımıza çıkacağını düşünüyoruz. Demokratların Kongre'de kontrolü ele geçirmesiyle İran savaşının sona erebileceği beklentisi güçlenirken, Brent cinsi ham petrolün vadeli fiyatı dün yaklaşık %9 gerileyerek 94 dolar seviyesine gerilemek suretiyle haftalık bazda da %20 düşüş kaydetti. Bu eğilimin sürmesi hâlinde petrol fiyatları Nisan 2020'den bu yana en sert haftalık düşüşünü kaydedebileceğinin altını çizmek isteriz.
- Cumhuriyetçi Parti içinde de İran savaşına yönelik tepkilerin giderek arttığını görüyoruz. Başkan Yardımcısı JD Vance, seçim yenilgisinin asıl nedeninin düşük katılım değil, 2024'te Trump'a oy veren seçmenlerin bu kez Demokratlara yönelmesi olduğunu açıkça dile getirdi. Vance'e göre seçmenlerin Cumhuriyetçilere sırt çevirmesinin başlıca nedenleri savaşın sona erdirilememesi, hayat pahalılığı, "Önce Amerika" politikasından uzaklaşılması ve İsrail ile ilişkiler. Özellikle "Seçimi kaybetmemizin nedeni savaş" sözleri, Cumhuriyetçi Parti içindeki rahatsızlığın ne boyuta ulaştığını da açık bir şekilde gösterdi! Bu açıklamaların da etkisiyle barış beklentileri güçlenirken, Brent petrolün varil fiyatı 94 dolara kadar geriledi.
- Asıl soru ise Trump'ın bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği. Açıkçası en çok merak ettiğimiz konu da bu. Şubat ayında İran'da rejim değişikliği hedefiyle başlayan savaş, sekiz ayın sonunda Tahran yönetimini deviremediği gibi, yükselen petrol fiyatları ve artan hayat pahalılığı nedeniyle Trump'ın kendi ülkesindeki siyasi gücünü de ciddi ölçüde zayıflattı. Üstelik İsrail'de Netanyahu'nun da seçimlerde çoğunluğu kaybetmesiyle, savaşı başlatan iki liderin birden köşeye sıkıştığını görüyoruz. Piyasalar bu gelişmeleri barış ihtimalinin güçlenmesi olarak fiyatlasa da, Trump ve Netanyahu'nun siyasî yenilgilerini telafi etmek ve masadan güçlü kalkmak adına yeniden askerî seçeneğe başvurmaları ihtimalini de göz ardı etmemek gerekiyor. İran'ın ise ABD'deki seçim sonuçlarını kendi zaferi olarak görüp müzakerelerde daha da sertleşmesi işleri iyice zorlaştırabilir. Karamsar olmak istemesek de, petrol fiyatlarındaki sert düşüşün yarattığı iyimserliğe kapılıp barışın artık çok yakın olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz.
- Piyasa gözlüğüyle bakarsak, petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskısını hafifleterek faiz beklentilerini de aşağı çektiğini görüyoruz. ABD on yıllık tahvil faizi %4,84 seviyesine gerilerken, son beş haftadaki düşüş 50 baz puanı aştı. DXY, petrol, ABD tahvil faizleri gerilerken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi geceyi %1,6 yükselişle tamamladı. Demokratların veri merkezleri ve yapay zekâ yatırımlarına yönelik denetimleri artırabileceği beklentisiyle yarı iletken endeksi %3'ten fazla gerilerken, sanayi hisselerinin işlem gördüğü Dow Jones endeksi geceyi âdeta kükreyerek %3'ün üzerinde yükselişle tamamladı. Yapay zekâ cephesinde ise satış baskısının sürdüğünü görüyoruz. Micron ve Dell geceyi %7-8, SpaceX ve Nvidia ise %3-4 civarında düşüşle tamamlarken, demokratların veri merkezi yatırımlarına daha sıkı denetim getirebileceği endişesiyle bu sabah Güney Kore KOSPI endeksi %5'den fazla gerilerken, teknoloji ağırlıklı Tayvan borsası %2,5 düşüş kaydetti. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de Nasdaq endeksinin negatif ayrışarak %1 gerilediğini not edelim.
- Trump'ın âdeta âşk yaşadığı teknoloji şirketleri satış baskısına boyun eğerken, âdeta dalga geçtiği yenilenebilir enerjiye yönelik desteklerin artabileceği beklentisi güneş enerjisi hisselerini yukarıya taşıdı. Biraz miyop olan piyasaların şimdilik siyasi kilitlenmeden ziyade Trump'ın İran politikasında geri adım atabileceği ve enerji fiyatlarındaki düşüşün ekonomiye sağlayacağı rahatlamaya odaklandığını görüyoruz. ABD Doları'nda değer kaybı devam ederken, ortak para birimi EUR 1,1265, kraliyet aslan sterlin ise 1,35 seviyesine yükselerek neredeyse son bir ayın en yüksek seviyesini test etti. Son dönemde havadan nem kaparcasına her fırsatta satışlara sahne olan kıymetli metallerde anlamlı oranda toparlanma kaydedildiğine şahitlik ettik. Altının ons fiyatı bu hafta %7'ye yakın yükselişle 4,140 dolar seviyesine gelirken, mahallenin sert çocuğu gümüşün ons fiyatı da benzer bir şekilde %8 yükselişle 53 dolar seviyesine yükseldi. Gümüşte 49 dolar seviyesinden beklediğimiz yükseliş isteğinin başlaması bizleri mutlu ederken, güvenli alım için 55 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmek isteyeceğiz. Güç göstergesi RSI'ın da aşırı satım bölgesinden çıktığını ve yükselişe geçtiğini not edelim.
- Türkiye cephesinde ise tasfiye sürecindeki fonların portföylerinde bulunan BIST30 hisselerinin tamamının borsa dışında satıldığı haberi, hisse senetleri üzerindeki arz baskısının hafiflemesini sağladı. Bunun meyvelerini dün piyasada görürken, yedi haftadır aralıksız satış baskısı altında kalan hisse senetlerinin de nihayet rahat bir nefes aldığını söyleyebiliriz. BIST100 ana endeksi ve en büyük 30 şirketin işlem gördüğü BİST30 endeksi %4 yükselirken, petrol fiyatlarının gerilmesinin TCMB'ye faiz indiriminde yardımcı olacağı beklentisiyle bankacılık endeksi %5'den fazla yükseldi. Her zaman dediğim üzere biz bankacılar faizin inmesini severiz! Petrol fiyatlarındaki sert gerilemenin enerji ithalatçısı Türkiye'nin cari açığı ve enflasyon görünümü açısından da destekleyici olduğunu düşünüyoruz. Dün bu bağlamda TCMB tarafından açıklanan Aylık Fiyat Gelişmeleri raporuna göre 6 ana eğilim göstergesinin Ekim ayı ortalaması %1,76 oldu. Ana eğilimde kaydedilen gerilemenin de teyit edilmesiyle olağan Aralık ayı PPK toplantısında da 100 baz puan faiz indirimi beklemeye devam ediyoruz. USDTRY kuru psikolojik 50,00 seviyesinin üzerine yükselirken, CDS risk primi ise 10 baz puandan fazla gerileyerek 250 baz puan seviyesini test etti. İki yıllık vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise hafif bir şekilde %39,63 seviyesine geriledi.
- Türkiye açısından bakıldığında ABD'de yeni dönemin pek de kolay geçmeyebileceğini düşünüyoruz. Trump ile Erdoğan arasındaki kişisel diyaloğun bugüne kadar ilişkilerde önemli bir rol oynadığını pekâlâ biliyoruz. Ancak Demokratların Kongre'de kontrolü ele geçirmesiyle, özellikle savunma sanayii, yaptırımlar ve bölgesel politikalar gibi hassas konularda Ankara'nın hareket alanının daralabileceğini düşünüyoruz. Kongre'nin daha fazla söz sahibi olacağı bir dönemde, liderler arasındaki yakınlığın tek başına yeterli olmayacağı ön plana çıksa da, Trump ile kurulan yakın ilişkiye rağmen Türkiye'nin bugüne kadar somut olarak ne kadar kazanım elde edebildiği de ayrı bir tartışma konusu olarak zihinleri meşgul ediyor!
- Ekonomi ve siyasetin ağır gündeminden biraz uzaklaşırsak, dün gece Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde İngiliz devi Liverpool'u iki kez geriye düşmesine rağmen 3-2 mağlup ederek tarihî bir galibiyete imza attığını da not edelim. Sarı-lacivertlilerin 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği bu galibiyetin, son dönemde yüzü pek de gülmeyen Türk mali piyasalarına da bir nebze olsun moral vereceğini düşünüyoruz.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.