Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 11/09/2026 - Cuma
Faiz alarmı çalıyor: Petrol şoku küresel risk iştahını bozdu- Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel piyasalarda enflasyon endişesini yeniden alevlendirdi. Brent cinsi ham petrolün, Orta Doğu'daki savaşın genişlemesi ve Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının kısıtlı kalmasıyla dün %6 yükselmesinin ardından bu sabah 110 dolar sınırına dayanırken, haftalık yükselişi de %13'e yaklaştı. İran destekli Husilerin Yemen'de Mocha Limanı'nın kontrolünü ele geçirmesi, Kızıldeniz üzerinden Suudi petrol ihracatına ilişkin riskleri de artırdı. Yüksek petrol fiyatlarının etkisi akaryakıt tarafında da görülmeye başladı. ABD'de ortalama dizel fiyatı tarihte ilk kez galon başına 6 doların üzerine çıktı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden besleyebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz artırımlarına devam etmek zorunda kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Haber akışında JPMorgan, Fed ve BoJ dâhil olmak üzere dokuz gelişmiş ülke merkez bankasının sekizinin yıl sonuna kadar faiz artırmasını beklediğini belirtti.
- Petrol fiyatlarının kontrolden çıkması ve faiz beklentilerinde yaşanan sert değişim, küresel risk iştahını da belirgin şekilde zayıflattı. Tahvil piyasalarında satışlar hızlanırken, ABD 10 yıllık tahvil getirisi kritik %5 seviyesine yaklaşarak 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı. Getiri eğrisinin uzun tarafında ise 30 yıllık tahvil faizi %5,38 ile 19 yılın zirvesini test etti. Dün sonuçlanan Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül toplantısında politika faizi bu yıl ikinci kez artırılarak %2,50'ye yükseltilirken, ekim ayında yeni bir artış ihtimali de masada kalmaya devam ediyor. Fed cephesinde ise gelecek haftaki toplantıda 25 baz puanlık faiz artırımına verilen olasılık %70'e yaklaşmış durumda. Piyasalar yıl sonuna kadar toplamda yaklaşık 45 baz puanlık ilave sıkılaşma fiyatlıyor.
- Yükselen faizler hisse senetleri ve kıymetli metaller üzerinde baskı kurarken, dolar endeksinin neredeyse yerinde sayması ise üzerinde durulması gereken önemli bir değişime işaret ediyor. Hatırlanacağı üzere son aylarda morallerin bozulduğu ve risk iştahının azaldığı dönemlerde doların belirgin şekilde güçlendiğine şahit oluyorduk. DXY dün hafif de olsa değer kazansa da, yakın dönemde test ettiği 102 seviyesinin oldukça altında, 99 civarında kalmaya devam ediyor. Riskten kaçışın arttığı bir ortamda para dolara da gitmiyorsa, yatırımcının güvenli limanı nerede aradığını sorgulamak gerekiyor.
- Faiz artırımına rağmen zayıf risk iştahından destek bulamayan ortak para birimi euro 1,16 seviyesinin üzerinde tutunurken, Sterlin de 1,35 seviyesinin hemen üzerinde seyrediyor. Kripto para cephesinde ise Bitcoin olumsuz havadan nasibini alarak 77 bin doların altına geriledi. Bitcoin'in son beş gündür aralıksız satış baskısı altında olduğunu da not edelim.
- ABD borsaları dün de baskı altında kalarak günü yaklaşık %0,5 düşüşle tamamlarken, yeni güne Pasifik'in diğer ucunda da kırmızı bir tabloyla başlıyoruz. Gösterge endeks Nikkei %3’e yakın gerilerken, Şangay ve Tayvan borsalarında kayıplar %2'ye yaklaştı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller de küresel tahvil faizlerindeki yükselişten olumsuz etkilenerek sert satışlara sahne oldu. Altın dün yaklaşık %2 gerilemesinin ardından bu sabah 4,300 dolar seviyesine yaklaşırken, gümüş çok daha sert bir satışla karşı karşıya kaldı. Dün %5,5 değer kaybeden gümüşün ons fiyatı bu sabah 63 dolar civarına geriledi. Satış baskısının ne kadar genele yayıldığını ise bakırdaki hareket açıkça gösteriyor. Son dönemin en güçlü performans gösteren emtialarından biri olan ve kısa süre önce tüm zamanların zirvesini test eden bakır bile dün yaklaşık %5 geriledi.
- Dün ABD'de açıklanan ve beklentilere paralel sonuçlanan üretici enflasyonunun ardından bugün gözler, Fed'in gelecek haftaki kararında belirleyici olabilecek ABD ağustos ayı tüketici enflasyonu verisinde olacak. Reuters anketine göre manşet enflasyonun aylık bazda %0,4 (çekirdek %0,2), yıllık bazda ise %3,4 (çekirdek %2,4) artması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin üzerinde sonuçlanması, faiz artırım beklentilerini de kuvvetlendirerek piyasalarda var olan olumsuz havayı daha da perçinleyebilir.
- Kıymetli metallerden hisse senetlerine kadar birçok varlık sınıfında belirgin kayıplar yaşanırken, enflasyon endişeleriyle tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi piyasalardaki tedirginliği artırıyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) gelecek haftaki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %1,25'e çıkarmasına ise artık neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir karar, uzun yıllar sıfıra yakın faiz ortamına alışmış Japonya'da politika faizini 31 yılın en yüksek seviyesine taşıyacak. Üstelik haziran ayındaki artışın üzerinden yalnızca üç ay geçmişken yeni bir faiz artışına gidilecek olması, BoJ'un normalleşme sürecinde hızlanmaya başladığı yönünde önemli bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
- Faiz artırım beklentileriyle yen son dönemde değer kazanırken (bu sabah 154 seviyelerinde salınıyor) Japonya'da üretici enflasyonunun ağustos ayında yıllık %7,6'ya yükselmesi de BoJ'un elini güçlendiren unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Reuters anketine katılan ekonomistler politika faizinin 2027 yılında %1,75'e kadar yükselmesini beklerken, uzun yıllardır küresel piyasalarda düşük maliyetli fonlamanın başlıca adreslerinden biri olan yenin bu özelliğini giderek kaybetmesi ise carry trade açısından yeni bir soru işareti yaratıyor. Yen sahneden çekilirken onun yerini hangi para biriminin alacağı henüz belli değil!
- Türkiye cephesinde ise dün sonuçlanan olağan TCMB Eylül ayı PPK toplantısında tüm faiz oranları beklentiler dâhilinde sabit tutuldu. Kararla birlikte yayımlanan politika metninde enflasyon eğiliminde gerilemeye işaret edilirken, iç talebin zayıf seyrettiği vurgulandı. Jeopolitik riskler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatları politika yapıcıların da gündemini meşgul ediyor olmalı ki, enerji maliyetlerinin enflasyon açısından risk teşkil ettiğinin altı özellikle çizildi. Kararın piyasa beklentileriyle uyumlu olması nedeniyle piyasalarda kayda değer bir heyecan yaratmadığını da söyleyelim.
- TCMB'nin liralaşma stratejisinde elde ettiği başarı ve iç talepte giderek daha görünür hâle gelen yavaşlama nedeniyle bir sonraki adımın faiz indirimi olacağını düşünmeye devam ediyoruz. Lâkin, net enerji ithalatçısı olan Türkiye açısından artan jeopolitik riskler ve kış öncesinde enerji fiyatlarında görülen sert yükselişin zihinleri kurcalamaya devam ettiğini de itiraf etmek gerekiyor. Dün açıklanan zayıf sanayi üretim verisini de denkleme eklediğimizde, maliyet kaynaklı enflasyon karşısında eli bir miktar zayıflayan TCMB'nin yine de bebek adımlarıyla faiz indirimlerini 22 Ekim'deki olağan PPK toplantısıyla birlikte yeniden gündeme alacağını düşünüyoruz.
- Hazır TCMB’den söz etmişken, her hafta Perşembe günü açıklanan haftalık verileri de yine enine boyuna irdeledik. En güncel rakamlara göre TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 9 Eylül valörlü işlemlerde hafif bir gerilemeyle 48,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti (bakınız grafik). Rezervlerin önemli bir bölümünün altından oluştuğu dikkate alındığında, altın fiyatlarındaki yükselişin yarattığı değerleme etkisi dışlandığında rezervlerdeki iyileşme eğiliminin devam ettiğini söyleyebiliriz. 4 Eylül ile sona eren haftada ise parite etkisinden arındırılmış verilere göre yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) önemli bir değişim göstermeyerek 0,3 milyar dolar azaldı. Son iki haftayı birlikte değerlendirdiğimizde yaklaşık 3 milyar dolarlık düşüş görülmesi, Liralaşma eğiliminin gücünü koruduğuna işaret ediyor.
- Yabancı yatırımcı cephesinde ise uzun bir aradan sonra daha zayıf bir tabloyla karşılaştık. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi portföyü 0,65 milyar dolar azalırken, bu harekette söz konusu haftadaki SPK düzenlemesinin etkili olduğunu düşünüyoruz. DİBS tarafında ise 0,16 milyar dolarlık sınırlı bir giriş kaydedildi. Büyük resme baktığımızda, yabancı yatırımcıların menkul kıymet portföyünde uzun bir aradan sonra net bir azalma yaşandığını görüyoruz (bakınız grafik, dört haftalık ortalama).
*TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
*Menkul Kıymet İstatistikleri
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.