Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 24/08/2026 - Pazartesi
TCMB'den normalleşme adımı geldi. Gözler Nvidia ve Jackson Hole'da- Küresel mali piyasalar açısından oldukça kritik bir hafta başlıyor. Son günlerde uzun vadeli tahvil faizlerinde yaşanan sert yükseliş, yıl boyunca hisse senedi piyasalarını taşıyan yapay zekâ iyimserliğini de sorgulatmaya başladı. ABD'de 30 yıllık tahvil faizinin neredeyse son 20 yılın en yüksek seviyesine çıkmasıyla birlikte borçlanma maliyetleri yeniden gündemin ilk sırasına yerleşirken, yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek için büyük miktarda borçlanan teknoloji şirketleri de satış baskısı altında kaldı. Tam da böyle bir ortamda hafta ortası açıklanacak Nvidia bilançosu ve perşembe günü ABD'nin Wyoming eyaletine bağlı Jackson Hole kasabasında merkez bankacıların zirvesi olarak görülen yıllık toplantı büyük önemle takip edilecektir.
- Çarşamba günü Nvidia'nın bilançosunu sıradan bir şirketten ziyade, yüz milyarlarca dolara ulaşan yapay zekâ yatırımlarının hız kesip kesmediğini gösteren önemli bir gösterge olarak takip edeceğiz. Nvidia'nın üç aylık gelirinin neredeyse iki katına çıkarak 92 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ancak beklentilerin bu kadar yükselmiş olması, güçlü bir bilançonun bile piyasayı tatmin edip etmeyeceği sorusunu beraberinde getiriyor. Haftanın ikinci önemli başlığı ise perşembe günü başlayacak ve Fed'in efsanevi başkanlarından Ben Bernanke'nin parasal gevşeme adımın fitilini ateşlediği Jackson Hole toplantısında olacaktır. Bu yılki zirvenin konusu "Finansal İnovasyon: Ödeme Araçları ve Ekonomi Politikaları Açısından Sonuçları" olacak. Göreve geldiği mayıs ayından bu yana piyasaya faizlerin geleceğine ilişkin fazla ipucu vermeyen ve ketum bir politika izleyen Warsh'un ilk Jackson Hole konuşmasında nasıl bir mesaj vereceği merakla takip edeceğiz. Özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinin hızla yükseldiği bir dönemde Warsh'un enflasyon ve faizler konusunda kullanacağı tonun piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.
- Piyasalar Eylül ayında faiz artırımı ihtimalini yaklaşık %40 olarak fiyatlarken, yıl sonuna kadar bir faiz artırımı ise (25 baz puan) neredeyse tamamen fiyatlara girmiş durumda. Toplantı öncesinde Çarşamba günü açıklanacak Fed'in favori enflasyon göstergesi PCE (çekirdek göstergede %3,3 seviyesinde kalması bekleniyor) ve büyüme verilerinin de tabloyu biraz daha netleştireceğini not edelim. Warsh'un Jackson Hole'da yanıtlaması beklenen önemli konulardan biri de Hazine Bakanı Bessent'in geçen hafta açıkladığı tahvil geri alım programı olacak. Uzun vadeli faizlerdeki yükselişi frenlemek amacıyla tahvil geri alımlarını en az iki katına çıkaran ABD Hazinesi'nin hamlesi şimdilik istenilen sonucu vermiş görünmüyor. 30 yıllık ABD tahvil faizi haftayı %5,28 seviyesine yükselerek kapatırken bu sabah %5,25 seviyesine hafif de olsa gerilediğini görüyoruz. Geçen hafta %5,34 ile 19 yılın zirvesinin test edildiğini bir kez daha hatırlayalım.
- Yeni haftanın ilk işlem gününde küresel mali piyasaların temkinli bir seyir izlediğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa düşüş eğilimi görülürken, Pasifiğin diğer yakasında ise kırmızı rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsasının geçen haftayı %4 düşüşle tamamlaması ardından bu sabah da %0,5 oranında gerilerken, Güney Kore borsası KOSPI %3, Şangay ve Hong Kong borsaları ise %2 civarında düşüş kaydetti. Piyasaların gözü ilk olarak ABD Hazine Bakanı Bessent'in bugün İran'a yönelik açıklayacağı yeni yaptırımlarda olacak. İran'ın küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini açıklaması, enerji piyasalarında tansiyonu yüksek tutuyor. Geçen hafta %7'ye yakın yükselişle 94,50 dolar seviyesinden tamamlayan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, yaptırım kararları öncesinde bu sabah %1 gerileyerek 93 dolar seviyesinde işlem görüyor.
- ABD ile Kanada arasındaki ticaret görüşmelerinin sonuçsuz kalmasıyla iki ülke arasında yeni bir tarife savaşı riski ortaya çıktı. Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin uyguladığı gümrük vergilerine karşılık verileceğini açıklarken, ABD'den ithal edilen çelik, süt ürünleri, beyaz eşya, tarım makineleri, kâğıt ve elektronik ürünleri başta olmak üzere birçok ürüne ek vergi getirileceğini duyurdu. Artan ticaret gerilimi Kanada dolarını da baskılarken, USDCAD 1,378 seviyesine yükseldi.
- Öte yandan, ABD Doları, ABD'nin giderek büyüyen borç yükü ve ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliklerin yatırımcıları tedirgin etmesiyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Dolar endeksi (DXY) geçen haftayı %0,8 düşüşle 98,8 seviyesinde tamamlarken, ortak para birimi EUR haftayı %1'e yakın değer kazancıyla 1,1675 seviyesinden tamamladı. USDJPY 159 seviyesinde yatay seyrederken, özellikle artan kamu borcunun uzun vadede doların satın alma gücünü aşındırabileceği endişesiyle altının beklentilerimize paralel yeniden parlamaya başladığını görüyoruz. Sarı metalin ons fiyatı bu sabah %1 yükselişle 4,655 dolar seviyesine yükselirken, sadece ağustos ayındaki değer kazancı %15'e gelmiş durumda. Altın ay sonuna kadar bu seviyelerini korursa, tarihindeki en güçlü aylık yükselişi kaydetmiş olacak. Gümüşün ons fiyatının haftayı 69 dolar seviyelerinde tamamlaması ardından bu sabah yatay bir seyir izlediğini, altın gümüş rasyosunun üç haftalık gümüş lehine hareketin ardından yeni haftaya biraz daha temkinli başladığını not edelim.
- Altında 5,600 dolar zirvesiyle 3,492 dolar dibinin %50 düzeltme seviyesi olan 4,772 dolar bir sonraki hedef seviye olarak ön plana çıkarken, gümüşün ise koşu temposunu hızlandırması için ilk nazarda 200 günlük ortalamaların geçtiği 72 dolar seviyesini hedeflemesi gerektiğini düşünüyoruz. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin ABD Hazinesi'nin devreye girmesinin de yardımıyla âdeta şaha kalkarken, haftayı da %23 yükselerek 80 bin dolar seviyesini test ederek tamamladı. 25 bin dolar seviyesinden başlayan ve 126 bin dolar zirvesine uzanan yolculuğun bir sonraki teknik seviyesinin 87 bin dolar olacağını düşünüyoruz.
- Türkiye cephesinde ise altın fiyatlarında yaşanan yükselişin Türkiye'yi pek çok açıdan etkilediğini bir kez daha not etmek gerekiyor. Yurdum insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın 7,200 TL seviyesine yükselirken, kıymetli metallerde yükseliş servet etkisini de canlandırarak ekonomik aktiviteyi de destekliyor. Öte yandan, rezervlerin önemli bir kısmının altından oluştuğu düşünüldüğünde, altın fiyatlarındaki yükseliş TCMB'nin rezerv pozisyonunu da olumlu anlamda etkilemeye devam ediyor. 20 Ağustos valörlü işlemlerde, TCMB'nin net YP pozisyonu 53,6 milyar dolar seviyesine yükselerek 6 Mart tarihinden bu yana (savaşın başı) en yüksek düzeye geldi. TCMB rezervlerinin güçlenmesi TL'nin istikrarlı seyri açısından önemli bir barometre olduğunu bir kez daha not edelim.
- USDTRY kuru yeni haftaya bir sonraki fiyat dilimi olan 48,00 seviyesinden başlarken, savaşla birlikte bir süreliğine de olsun rafa kalkan zayıf dolar temasının yeniden hatırlanması para birimlerinin geneline de yansıdı. EUR ve GBP paritelerinde meydana gelen yükselişin de desteğiyle, EURTRY kuru 56 seviyesinin üzerine yükselirken, GBPTRY kuru ise 65,50 seviyesine geldi. İki yıl vadeli gösterge tahvil haftayı %40,78 seviyesinden tamamlarken, CDS risk primi ise 222 baz puanla yatay seyrini korumaya devam etti. Hisse senetleri cephesinde son üç haftadır devam eden yükseliş isteği korunurken, Türkiye'nin jeopolitik konumu, Hürmüz ve Kızıldeniz risklerinin yükseldiği bir ekosistemde bir kez daha ön plana çıkarken, Türkiye-İsrail ilişkileri yüksek perdede kalmaya devam etti.
- Hafta sonu ise bir süredir bültenimizde yer verdiğimiz üzere TCMB'den normalleşme adımı geldi. Bugünden itibaren yapılacak 1 hafta vadeli repo ihaleleri ile Ağırlık Ortalama Fonlama Maliyeti (AOFM) mevcut %40'tan %37 seviyelerine doğru gerileyecek. Bu adımı normalleşme kapsamında değerlendirdiğimizin altını kalınca çizmemiz gerekiyor. TCMB'nin para politikası duruşu değişiyor ya da gevşiyor diye okumanın ise hatalı olacağını düşünüyoruz. Tekrar hatırlatmak gerekirse, TCMB'nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır (%37). Savaşın patlak vermesiyle TCMB neredeyse 6 aydır piyasaya fonlamayı %37 yerine faiz koridorunun üst bandı olan yani borç verme faiz oranından (%40) yaparak efektif fonlama faiz oranının %40 seviyesinde oluşmasını sağladı (bakınız grafik). Bu kadar uzun bir süre gecelik borç verme faizini tercih etmesinin sakıncalarını bizzat dile getiren Başkan Karahan, enflasyon raporu sunumunda da normalleşme sinyali vermişti.
- Açıklanan hemen hemen tüm verilerde TCMB'nin iç talebi yavaşlatmayı başarması, %62 seviyelerinde olan Liralaşma stratejisiyle yerel para birimine güveni sağlaması, makro ihtiyati tedbirlerle kredi talebinin baskılanmasını topyekûn değerlendirdiğimizde, enflasyonla mücadele kapsamında TCMB'nin görevini yaptığını savunarak normalleşme adımını da mantıklı ve doğru bir karar olarak okuyorum. TCMB adımını normalleşme olarak değerlendirirken, %37 seviyesinde olan politika faizinde indirimin ise enflasyon cephesinden iyi haberler gelmedikçe hayat bulmasının çok da kolay olmayacağını düşünüyoruz. Bugün haberin de etkisiyle bankacılık hisselerine ve kısa vadeli bonolara bir miktar alım gelebileceğini düşünüyoruz. Hâliyle, kredi ve mevduat faizlerinin de hafifçe gerileyeceğini düşünüyoruz.
*TCMB AOFM ve TLREF
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.