Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 09/07/2026 - Perşembe

Trump NATO'yu gölgede bıraktı. Piyasalar yeniden jeopolitiği fiyatlıyor

  • ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmandı. ABD ordusu, Hürmüz Boğazı'nda ticaret gemilerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla İran'a yeni hava saldırıları düzenlediğini açıklarken, operasyonun İran'ın önceki gün ticaret gemilerine yönelik saldırılarına misilleme olduğunu belirtti. İran ise buna karşılık ABD askerî üslerinin bulunduğu Kuveyt ve Bahreyn'i füze ve İHA saldırılarıyla hedef aldı. Trump'ın geçici ateşkesin artık sona erdiğini söylemesi de taraflar arasında diplomatik çözüm ihtimalinin önemli ölçüde zayıfladığına işaret etti.
  • Çatışmaların Hürmüz Boğazı'nda yoğunlaşması, petrol arzında aksama yaşanabileceği endişesini yeniden gündeme taşırken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 80 dolar seviyesini aştı. Hatırlanacağı üzere, bir süredir savaş öncesi döneme gerileyerek 70 doların diplerinde seyreden petrolün fiyatı böylelikle %10'dan fazla artış gösterdi. Her ne kadar fiyat tepkisi savaş döneminde test edilen 120 dolar seviyelerine nazaran sınırlı kalsa da, gerilimin tırmanması veya deniz taşımacılığının kesintiye uğraması hâlinde enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası görülebileceğinden endişe ediyoruz. Takdir edeceğiniz üzere, bu da küresel enflasyon görünümü, merkez bankalarının faiz politikaları ve riskli varlıklar üzerinde baskı yaratabilecek önemli bir risk olarak ön plana çıkıyor.
  • Dün gözler Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne çevrilmişti. Ancak zirvenin önüne geçen yine Trump oldu. İran konusunda beklediği desteği göremeyen Trump, İspanya'yı sert sözlerle hedef alırken, Hazine Bakanı'na bu ülkeyle tüm ticari ilişkilerin sonlandırılması için talimat verdiğini açıkladı. Tüm bu sert söylemlere rağmen NATO liderleri ortak bildiride uzlaşmayı başardı. Ankara Zirvesi Bildirisi'nde küresel güvenlik tehditlerine karşı ortak savunma ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya askerî ve mali desteğin sürdürülmesi ve müttefikler arasındaki askerî entegrasyonun artırılması yönünde kararlar öne çıktı.
  • Jeopolitik risklerin hızla tırmanması ve petrol fiyatlarında görülen sert yükseliş, küresel piyasalarda moralleri bozarken risk iştahını da belirgin şekilde zayıflattı. Dolar Endeksi (DXY) 101 seviyelerinde yatay seyrini korurken, gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizi son günlerde yaklaşık 20 baz puan yükselerek yeniden %4,60 seviyesine dayandı. Son dönemin zayıf halkası olan kıymetli metaller ise satış baskısından yine kurtulamadı. Altının ons fiyatı üst üste dördüncü işlem gününü düşüşle tamamlayarak 4,050 dolar seviyesine gerilerken, mahallenin sert çocuğu gümüşte satışlar daha da sert hissedildi ve fiyat bir kez daha 57 dolar seviyesini test etti.
  • Gümüş cephesinde asıl kritik eşik ise yükseliş hareketinin başladığı 55 dolar seviyesi olmaya devam ediyor. Bu seviyenin yeniden test edilmesi ancak aşağı yönlü kırılamaması, alıcıların hâlâ güçlü olduğunu ve orta vadeli yükseliş trendinin korunduğunu gösterecektir. Bu nedenle 55 dolar seviyesini önümüzdeki günlerde yakından izlemeye devam edeceğiz. Altında ise yukarıda 200 günlük üssel ortalamaların geçtiği 4,326 dolar seviyesi aşılmadan heyecan yapmamaya gayret edeceğiz. 
  • Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin hafta içinde 63,770 dolar seviyesindeki önemli teknik bölgenin (%61,8 fibo) üzerini test etse de, daha da fazlasını yapmaya şimdilik gücü yetmedi (bakınız grafik). Seviyenin yukarı yönlü geçilmesi durumunda, 75 bin dolar, aşağısında kalmaya ve havanın daha da bozması durumunda ise 46,700 dolar seviyesinin çekim alanına girebileceğimizi düşünüyoruz. 
  • Altın mı, Bitcoin mi sorusuna mevcut konjonktürde cevabımız net bir şekilde altın olacaktır. Fed faiz kontratları Eylül ayında faiz artırım ihtimalini %67, yıl sonuna kadar ise toplam 36 baz puanlık ilave faiz artışını fiyatlıyor. Ancak ABD ekonomisinin geldiği yüksek borçluluk seviyesi düşünüldüğünde, faiz artırımlarının uzun soluklu bir politika hâline gelmesini düşük bir ihtimal olarak görüyoruz. Fed'in yeni Başkanı Warsh şahin bir duruş sergilese de, bunun büyük ölçüde beklentileri yönetmeye ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz.
  • Üstelik faiz artırımlarının konuşulduğu bir dönemde ABD'nin kamu maliyesi üzerindeki yükün artması ve buna uzun sürebilecek maliyetli bir savaşın eklenmesi kolay yönetilebilir bir tablo değil. Altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olduğu için kısa vadede baskı altında kalmaya devam edebileceğini göz ardı etmiyoruz. Ancak büyük resimde ABD dolarında kaçınılmaz olduğunu düşündüğümüz değer kaybı beklentimizi de koruyoruz. Bu nedenle kıymetli metallerde yaşanan geri çekilmeleri, orta ve uzun vadeli yatırımcılar açısından önemli bir alım fırsatı olarak değerlendirmeye devam ediyoruz.
  • Ankara'nın muhteşem bir şekilde ağırladığı ve her detayın nakış gibi işlendiği NATO Zirvesini âdeta gölgede bırakan Trump'ın dünkü açıklamaları, Türk mali piyasalarını da olumsuz etkiledi. CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olumlu haberler manşetleri süslerken, BİST100 endeksi günü %2'den fazla düşüşle tamamladı. ABD-Türkiye ilişkileri özellikle de Erdoğan-Trump görüşmesi üzerinden kuvvetli bir resim ortaya çıkarken, Trump, CAATSA'yı kaldırıp F-35 uçaklarını vereceğini açıklasa da bu hususta henüz karar vermediğini de sözlerine ekledi. Her ne kadar liderlerin güçlü dayanışması büyük bir mutluluk yaratsa da, yeni bir haberin veya somut gelişmenin yokluğunda, piyasa aktörleri artan jeopolitik gelişmeleri fiyatlamayı tercih etti.  
  • Öte yandan, hisselerin gerçek ortaklık yapısındaki şeffaflık ve serbest dolaşım hesaplamalarına ilişkin endişelerin giderilmesini isteyen MSCI'ın ardından S&P Dow Jones da Türkiye'yi izlemeye aldı. Şimdilik Türkiye'nin "Gelişmekte Olan Ülkeler (Emerging Markets)" statüsünde herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Ancak gerekli adımların atılmaması hâlinde Türkiye'nin "Frontier Market" kategorisine düşürülmesi ihtimali masada kalmaya devam ediyor. Bu başlığın Borsa İstanbul açısından önemi oldukça büyük. Çünkü MSCI ve S&P endekslerini birebir takip eden birçok uluslararası fon bulunuyor. Olası bir statü değişikliği hâlinde bu fonların önemli bir kısmı yatırım kuralları gereği Türkiye pozisyonlarını azaltmak, hatta tamamen çıkmak zorunda kalabilir. Bu da yabancı yatırımcı ilgisinin azalmasına ve Borsa İstanbul'dan sermaye çıkışının hızlanmasına neden olabilir. Nitekim benzer bir süreç yaşayan Endonezya'da, MSCI'nın yaptığı uyarıların ardından yabancı yatırımcı çıkışı hızlanmış ve borsa ciddi değer kaybetmişti. Bu nedenle konu, kısa vadeli bir piyasa hareketinden ziyade Türkiye sermaye piyasalarının güvenilirliği ve yabancı yatırımcı nezdindeki algısı açısından yakından takip edilmesi gereken önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
  • Önemli küresel endekslerden çıkarılma tehdidinin yanı sıra sosyal medyada bir süredir dolaşan NATO Zirvesi ardından iç siyasette yönelik yeni ve önemli gelişmelerin artabileceği yönünde dedikodu mekanizmasının da âdeta tuz biber olduğunu söylememiz gerekiyor. USDTRY kuru kamunun da desteğiyle 46,87 seviyelerine bebek adımlarıyla yükselirken, Türkiye'nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi son dönemlerde demir attığı 220 baz puan seviyesinden 10 baz puan kadar yükselişle 230 baz puan seviyesine yükseldi. Tahvil cephesinde ise 2 yıl vadeli gösterge tahvil dün yaşanan gelişmeler ardından 50 baz puan kadar yükselerek %40,50 seviyesini test etti. 
  • Dün akşam, merakla beklenen Fed'in Haziran toplantısına yönelik tutanaklar, enflasyona ilişkin endişelerin belirgin şekilde arttığını gösterdi. Üyelerin büyük bölümü enflasyonun yüksek seyretmesi hâlinde ilave faiz artışının gerekli olabileceği görüşünde birleşirken, hizmet sektörü, ulaştırma ve enerji bağlantılı kalemlerde fiyat baskılarının yaygınlaştığına dikkat çekildi. Fed'in faiz indiriminden uzaklaşıp gerektiğinde yeniden faiz artırabileceği beklentisi daha yüksek sesle dile getirilmeye başlanırken, ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamladı. 
  • Yeni gün başlangıcında ise Pasifik'in diğer ucunda Asya borsalarının güne karışık bir seyirle başladığını görüyoruz. Bu yıl %120 yükselen Güney Kore borsası KOSPI, son 20 günde %30 geriledi! Bu sabah KOSPI %1'e yakın gerilerken, Nvidia'nın Çin'e yönelik H200 yapay zekâ çiplerinin sınırlı satışına yeniden izin verilebileceğine ilişkin haber akışının da desteğiyle Japonya borsası %2'ye yakın yükseliş kaydetti. Genel hatlarıyla hava temkinli olsa da, son günlerde sert satış baskısı altında kalan yarı iletken hisselerine gelen tepki alımlarıyla günün pek de karamsar başlamadığını not etmek gerekiyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükseliş isteği görüyoruz. 
  • Mali piyasaların gündeminde bugün her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB ve BDDK'nın haftalık verilerini yakından takip edeceğiz. Yurt dışında ise ABD'de işsizlik maaş başvuruları ve ikinci el konut satışları takip edilebilir.
 
*Bitcoin

  1783572141d9a172d2062ed2dbbdf28ad6f1cef746_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.