Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 02/09/2026 - Çarşamba
Piyasalar dört koldan baskı altında: Savaş, enerji, tedarik ve faiz- ABD ile İran arasında haftalardır süren görece sakin dönemin maalesef sona erdiğini görüyoruz. ABD, İran Devrim Muhafızları'na ait hava savunma sistemleri, radarlar, deniz unsurları ve mayınlama kapasitesini hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlerken, İran da Ürdün, Irak ve Bahreyn'deki ABD hedeflerine füze ve İHA'larla karşılık verdi. Taraflardan gelen sert açıklamalar, temmuz ayından bu yana görülen en ciddi çatışmanın kısa sürede sona ermeyebileceğine de işaret etti. İran'ın bölgedeki tanker geçişleri üzerindeki baskısını artırması ve ABD'nin boğaza yakın askerî hedefleri vurması, petrol arzına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşırken, risk iştahı da belirgin şekilde zayıfladı.
- Hürmüz Boğazı'nda yeni arz kesintileri yaşanabileceği endişesiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 96 dolar seviyesine yaklaşırken, Avrupa gösterge doğal gaz fiyatı da son 3,5 yılın zirvesine yükseldi. Yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden hızlandırarak merkez bankalarını daha sıkı para politikasına zorlayacağı beklentisiyle tahvil faizlerinin de her yerde yükselişe geçtiğini not edelim. Piyasaların kılavuz kargası konumundaki 10 yıllık ABD tahvil faizi %4,80 seviyesinin üzerine çıkarak yaklaşık üç yılın zirvesini test etti. Fed Başkanı Warsh'un Jackson Hole toplantısındaki konuşmasının ardından ılımlı hava süratle değişirken, iki hafta sonra yapılacak eylül ayı Fed toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali de bir hafta önce yaklaşık %40 seviyesindeyken %67'ye yükseldi.
- Piyasalar yeniden tırmanan jeopolitik riskleri, tedarik zincirlerinin hasar görmesi ihtimalini, adım adım yeniden konuşulmaya başlanan enerji şokunu ve daha yüksek faiz ihtimalini aynı anda fiyatlamaya başladı. Tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi durumunda hisse senetleri başta olmak üzere riskli varlıklar üzerindeki baskının da sürmesini bekliyoruz. Almanya'da 10 yıllık faiz 2011'den, İngiltere'de ise 2008'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. En dikkat çekici hareket ise dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere Japonya'da yaşandı. Yıllarca sıfıra yakın faizlerle özdeşleşen Japonya'da 10 yıllık tahvil faizi 30 yıl sonra ilk kez %3'e yükseldi.
- Yükselişin arkasında yeniden güçlenen enflasyon endişelerinin yanı sıra yüksek bütçe açıkları ve büyüyen kamu borçları bulunuyor. Bu tablo, yatırımcıların tahvil almak için daha yüksek faiz talep etmesine neden oluyor. Büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla yoğun şekilde borçlanması da piyasadaki tahvil arzını artırıyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca devletlerin değil, şirketlerin ve hane halkının da kredi maliyetlerini artırırken, merkez bankalarının faiz indirim alanının daralması kıymetli metaller üzerinde yeniden baskı yaratıyor. Japonya'da faizlerin yükselmesiyle Japon yatırımcıların yurt dışındaki tahvillerden kendi ülkelerine yönelme ihtimali ise küresel faizler üzerinde ilave baskı yaratabilecek yeni bir risk olarak öne çıkıyor.
- Bu bağlamda ABD'de önde gelen endeksler dün geceyi %1 civarında düşüşle tamamlarken, bu sabah olumsuz havanın Pasifiğin diğer yakasına da yansıdığını görüyoruz. Japonya ve Güney Kore'nin gösterge endeksleri %3-4 civarında gerilerken, Hong Kong, Şangay ve Tayvan borsaları da %1'den fazla geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa düşüş isteğinin devam ettiğini görüyoruz. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller havanın yeniden sertleşmesi ardından satış baskısına maruz kalırken, bir hafta önce 4,700 dolar seviyesini test eden altının ons fiyatı neredeyse 400 dolar gerileyerek bu sabah 4,300 dolar seviyesine kadar geriledi. Gümüşün ons fiyatı da benzer bir şekilde 71 dolar seviyelerinin üzerine yükselmesinin ardından bu sabah 64 dolar seviyesinin altını test etti. Kripto âleminde ise amiral gemisi Bitcoin 77 bin dolar seviyelerine geri çekilse de daha dirençli bir seyir izlediğini not edelim.
- Fed Başkanı Warsh'un Jackson Hole konuşması, temmuz ayındaki zayıf iletişimin ardından piyasalar tarafından olumlu karşılanırken, bazı büyük yatırım bankalarının eylül ayının yanı sıra aralık toplantısında da faiz artışı beklediğini okumaya başladık. Bu bağlamda, vadeli kontratlar sene sonuna kadar yaklaşık 40 baz puanlık artış fiyatlarken, Başkan Warsh için asıl sınavın da şimdi başladığını düşünüyoruz. Fed üyeleri arasında enflasyonla mücadele için daha sıkı para politikasına ihtiyaç olduğu görüşü güçlenirken, bu cuma açıklanacak istihdam verileri ile gelecek haftaki enflasyon rakamları eylül kararı açısından belirleyici olacağının altını çizmek isteriz.
- Warsh'un Jackson Hole'da ortaya koyduğu şahin duruşun söylemde kalması ve eyleme dönüşmemesi durumunda, henüz yeni yeni kazanmaya başladığı piyasa güveninin yeniden zedelenebileceğini de düşünüyoruz. İşte böyle bir senaryoda kıymetli metallerin yeniden devreye girmesini bekleyebiliriz. Her ne kadar kıymetli metallerin yükselen faizler karşısında bir kez daha boynunu bükmesi keyfimizi kaçırsa da, uzun pozisyonlarımızı yeniden gözden geçirmek için önümüzdeki önemli verileri görmek isteyeceğiz.
- Eylül ayına küresel mali piyasalar olumsuz bir seyir izleyerek başlarken, bir tarafta tahvil faizlerindeki artış, diğer tarafta ise barış opsiyonunun masadan kalkmasıyla artan jeopolitik riskler, moralleri bozdu. ABD Doları (DXY) son bir haftada %1 değer kazanırken, Türkiye cephesinde ise göreceli de olsa sakin seyrin korunduğunu görüyoruz. Hürmüz Boğazı'na yönelik alternatif rota arayışına gidilmesiyle Türkiye'nin jeopolitik önemi daha da güçlenirken (orta koridor), Cumhurbaşkanı Erdoğan Şanghay Zirvesi kapsamında Rus mevkidaşı Putin ile yaptığı görüşmede yeni nükleer santraller için adım atılacağını söyledi. Akkuyu'nun yakın zamanda bitmesi beklentisi de yeniden ivme kazandı.
- Piyasa fiyatlamasında ise SPK düzenlemesi sonrası ikinci günde tansiyon biraz düşmekle birlikte devam ederken, USDTRY kuru kamunun gözetiminde 48,30 seviyesine yaklaştı. Yabancı nezdinde Türkiye'nin beş yıl vadeli risk göstergesi CDS primi 220 baz puanla yatay seyrini korurken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %39,84 seviyesine geriledi. Dün ayın ilk günü olması nedeniyle veri akışı da yoğundu. İTO'nun İstanbul için açıkladığı Ağustos ayı enflasyon verisi %1,66 olarak sonuçlanırken, yarın TÜİK tarafından açıklanacak resmî enflasyon verisinin ise %2 seviyesinin hemen altında sonuçlanması bekleniyor. İTO verisinin ardından daha düşük bir gerçekleşme bizleri şaşırtmayacaktır. Büyümenin öncü göstergesi olarak takip edilen PMI endeksi Ağustos ayında 48,1 seviyesinde sonuçlanarak son üç ayın en yüksek değerini alsa da, endeks büyüme ile daralmanın ayrıştığı 50 eşik seviyesinin altında 29 aydır kalarak imalat sanayinde zayıflığın devam ettiğini gösterdi. Sektörel bazda baktığımızda ise 10 alt kategorinin tamamının daralma bölgesinde yer aldığının da altını çizelim.
*Gösterge Avrupa doğal gaz fiyatları, Brent petrol, ons altın, ABD 10 yıllık tahvil
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.