Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 12/01/2026 - Pazartesi

Gramsci: Eski dünya ölürken ara dönemin canavarları sahnede

  • Piyasaların Trump'ı pek de ciddiye almamakla hata yaptığını söylememiz gerekiyor. Bugün bültenimizin manşetinde Antonio Gramsci'ye, İtalyan Marksist düşünür, siyasetçi ve gazeteciye yer verdik. Gramsci eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, ara dönemde canavarlar ortaya çıkıyor diyerek bugün yaşadıklarımızı ve özellikle Trump'ı çok iyi anlattığını düşünüyorum. Nisan'da tarifeler konusunda piyasaları şok eden Trump'ın, Venezuela konusunda da ne kadar ciddi olduğunu pekâlâ görmüş olduk. Şimdi ise gündemi Grönland başlığı meşgul ederken, kuvvetle muhtemel birkaç güne kadar, Fed Başkanı Powell yerine atayacağı ve gevşek para politikası duruşu sergileyecek yeni başkanın kim olduğunu da göreceğiz. 
  • Grönland'a yönelik ilginin temelinde yalnızca jeopolitik konumundan ziyade, buz denize de hâkim olma fikrinin yattığını düşünüyoruz. Deniz yollarını kontrol edenin aynı zamanda ticareti de kontrol ettiğini unutmamak gerekiyor. Bu noktada, Grönland ilgisinin arkasında zengin doğal kaynaklarının da  bulunduğunu düşünüyoruz. Nadir toprak elementleri, kritik mineraller başta olmak üzere savunma sanayii devamında ise yapay zekâ açısından büyük önem taşıyor. Eriyen buzulların açabileceği yeni deniz ticaret yolları ve zengin maden potansiyeli, Grönland’ın stratejik değerini daha da artmış durumda olduğunu rahatlıkla söylememiz gerekiyor.  
  • Büyük resme baktığımızda, Rusya Ukrayna'yı, Çin Tayvan'ı, ABD ise sırasıyla Venezuela, Grönland ve belki de Küba'yı radar menziline almış gibi görünüyor. Zaten altın ve gümüş gibi değerli metallerin âdeta şaha kalkmasının arkasında da yine Trump'ın yattığına kesin gözüyle bakıyoruz. Trump 2.0 döneminde hızla yükselerek görülmemiş seviyelere gelen belirsizlik endeksine paralel, yatırımcıların kendilerini ve portföylerini korumak adına tarihin en bilindik koruma yöntemine (altın ve gümüş) akın ettiklerini pek çok defa bu satırlarla siz değerli okurlarımıza aktarmaya çalıştık.  
  • Bunun en taze örneğini Trump’ın The New York Times ile yapılan röportajda görüyoruz. Trump “uluslararası hukuka ihtiyacım yok” derken, sadece kendi ahlakî değerleri ve değerlendirmelerinin ona sınır koyduğunu söyledi! Bu çıkışı, ABD’nin dış politikada çok taraflı kurallardan ziyade güç ve ulusal çıkar odaklı bir yaklaşımı benimsediğinin açık bir sinyali olarak okuyoruz! Daha önce de dile getirdiğimiz üzere, kural bazlı nizam yerine, güçlünün güçsüze zorbalık yapabildiği, kural yerine keyfiyete dayalı yeni dünya düzeninin her gün farklı bir versiyonuna tanıklık ediyoruz. Ne demişti Gramsci, ara dönemde canavarlar ortaya çıkıyor! Trump her ne kadar uluslararası hukuk tamamen reddetmese de, ABD'nin karar alırken BM gibi kurumsal çerçeveleri bağlayıcı görmediğini ve meşruiyeti kendi tanımı üzerinden kurduğunu çok açık bir şekilde göstermiş oldu. Özellikle askerî ve jeopolitik başlıklarda, hukukî zemin yerine fiili güç kullanımının öne çıkabileceğine işaret eden bu söylem, küresel düzende belirsizliği ve öngörülemezliği artıran büyük bir risk unsuru olarak dikkatimizden kaçmadığının altını kalınca çizmemiz gerekiyor. 
  • Küresel sistem son yıllarda yaşadığı pek çok şoka karşı bağışıklık kazansa da, İran'da protestoların çığrından çıkması, Çin'in tarifeler nedeniyle eski hızıyla büyümemesi, Venezuela, belki sırada Tayvan, Grönland gibi jeopolitik başlıklar bu kervana eklenirken, altın ve gümüşe yönelik yatırımcı ilgisinin ise her geçen gün artmaya devam ettiğini söylememiz gerekiyor. Dünya ekonomisi, ürettiği her 1 dolarlık gelire karşılık 3 dolardan fazla borç taşıması hâliyle kâğıt para sisteminin sorgulanmasına da neden oluyor. Hatta, masanın diğer tarafında oturan birisi olarak kıymetli metallere yönelik ilgiyi çok rahat bir şekilde gözlemlediğimi itiraf etmem gerekiyor! Trump’ın yarattığı belirsizlik ve devamının da Fed üzerinden yeni başkan ile gelecek olması (piyasaların bu yıl sadece 2 kez faiz indirimi (!) beklediğini not edelim) kıymetli metal fiyatlarının daha da yukarıya gitmesini olası kılıyor. Uzun pozisyonlarımızı perşembe günü test edilen destek seviyelere paralel (gümüş 74,80, altın 4,425 dolar) bir kademe daha artırdık. Felsefesine ve blokzincir teknolojisine inandığımız Bitcoin cephesinde uzun pozisyon açmak adına 94,800 dolar üzerinde gecelik kapanış bekliyoruz. 
  • Teknik mânâda son 11 yılın destek seviyesinde yaklaşık altı aydır bekleyen DXY'nin, 97 seviyesinin aşağı yönlü geçmesi ile daha da aşağıda 89-90 seviyelerini hedefleyeceğini düşünüyoruz. Güzellik yarışmasında gümüş, altın ve bitcoin, para birimleri liginde ise (çirkinlik yarışması) en az çirkin olan EUR ve GBP'nin değer kazanacağını öngörüyoruz. Kıymetli metallerin yanı sıra, bir tarafta uranyum (UUUU ETF), diğer tarafta ise Intel hisselerini yakından takip ediyoruz. Yarı iletken üretimde dünya genelinde Tayvan merkezli TSMC ve Güney Koreli Samsung piyasayı domine ediyor. Çin'in Tayvan üzerindeki olası bir kontrolü ise küresel çip tedarikini ve ABD’nin teknoloji güvenliğini ciddi biçimde riske atabilecek bir senaryo olarak görülüyor. Bu nedenle ABD, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve üretimi ülke içine taşımak niyetiyle Intel'in yaklaşık %10’una kadar hisse alımını gündeme getirmesi, meseleyi sadece ticari değil aynı zamanda ulusal güvenlik başlığına taşıyor. Alım yönünde bekleyen yatırımcılar için Intel hisselerinin haftayı teknik mânâda oldukça güçlü kapatmasını, oldukça güçlü bir sinyal olarak okuyoruz (bakınız grafik). 
  • İran'da artan hayat pahalılığı ile birlikte 28 Aralık'ta başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayılarak hükûmet karşıtı gösterilere dönüştü. İnsan hakları kuruluşlarına göre olaylarda en az 500 kişi yaşamını yitirirken, İran yönetimi protestoların ABD ve İsrail tarafından kışkırtıldığını savundu. Gelişmeler sadece İran’la sınırlı kalmayarak bölgesel tansiyonu da yükselttiğini not etmemiz gerekiyor. Tahran yönetimi, olası bir ABD saldırısı hâlinde İsrail ve ABD üslerinin hedef alınacağını açıkça dile getirirken, İsrail cephesinde olası bir müdahâleye karşı alarm seviyesinin yükseltildiğini okuyoruz. Trump protestoculara destek mesajı vererek askerî operasyon anlamına gelecek opsiyonları da düşündüklerini belirtti. 
  • Trump, Beyaz Saray’da dünyanın önde gelen petrol şirketlerinin yöneticileriyle bir araya gelerek Venezuela’nın enerji sektörüne yatırım çağrısı yaptı. Trump, yıllardır ihmal edilen petrol altyapısının ABD’li şirketler tarafından onarılmasını ve ülkenin petrol üretiminin ciddi şekilde artırılmasını talep ediyor. Bu kapsamda yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım hedefinden söz edilirken, ABD’nin Venezuela’dan aldığı petrolün devam edeceği ve bunun ABD’de enerji fiyatlarını aşağı çekebileceği mesajı verildi. Arzın artacak olmasını bir tarafta olumlu olarak görülürken, petrol devlerinin ise temkinli kaldıklarını görüyoruz. Bizim de görüşümüzle uyumlu, Exxon, Venezuela’yı şu aşamada yatırım yapılamaz olarak nitelendirdi! 
  • Yeni gün ve hafta başlangıcında Trump ile Fed arasındaki gerilimin sertleştiğini görüyoruz. Fed Başkanı Powell, Trump yönetiminin kendisini faiz indirimine zorlamak amacıyla suçlama tehdidinde bulunduğunu söylemesi, doların küresel çapta değer kaybetmesine, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise %1'e varan oranda değer kayıplarına neden oldu. Öte yandan Fed'in bağımsızlığına ilişkin soru işaretleri güvenli liman talebini güçlendirirken, İran'daki huzursuzluk ve jeopolitik risklerin de etkisiyle altın ons fiyatı 4,600 dolar seviyesini test ederek rekor kırarken, benzer bir şekilde gümüşün de ons fiyatı 84 dolar seviyesini test ederek başka bir rekora imza attı (bakınız grafik). Doların zayıflaması ya da DXY'nin güç kaybetmesi ile YEN ve EUR gibi para birimleri destek buldu. Öte yandan, İran ve Venezuela haberlerini birlikte okuduğumuzda, petrol arzına yönelik endişelerin kısmen de olsa artması ile Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı son iki günde %6'ya yakın yükseliş kaydederek 64 dolar seviyesine dayandı. Petrol fiyatlarının artmasının enflasyonist bir haber olduğunu ve pek de 'planlarla' uyumlu olmadığının altını çizelim.  
  • Pasifiğin diğer ucunda ise Japonya piyasalarının kapalı konumda olmasına rağmen, Asya genelinde iyimser seyrin korunduğunu görüyoruz. Tayvan borsası %1 yükseliş kaydederken, geriye kalan bölgelerde ise %1'e yakın yükselişler dikkatimden kaçmıyor. Gözler her ne kadar baş döndürücü bir şekilde gelişmeleri takip ederken, önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verisi, Çin dış ticaret rakamları ve ABD'de başlayacak bilanço sezonu, piyasaların yönü açısından kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Özellikle JPMorgan başta olmak üzere büyük bankaların açıklayacağı sonuçlar ekonomik gidişat hakkında, TÜFE verisi ise Fed'in faiz kararına ışık tutacağını unutmamak gerekiyor. 
  • Türkiye cephesinde ise iyileşen yatırımcı ilgisini ve bunun fiyatlamalara etkisini son dönemlerde sıklıkla kaleme alıyoruz. Faiz indirim temasının yarattığı iyimser beklentiler tahvil piyasasını desteklerken, bankacılık hisselerinin de bundan sonraki süreçte ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Akbank ve Koç Holding'i beğendiğimizi not edelim. Koç Holding tarafında 185 seviyesinin üzerinde haftalık kapanış ile yukarı yönlü isteğin artacağını düşünüyoruz (bakınız grafik). USDTRY kuru otoritenin kontrolünde 43,1 seviyesine yükselirken, ekonomi yönetimi bu hafta önce Londra, sonra ise New York'ta yatırımcılarla bir araya gelecek. Ekonomiye yönelik iyimser beklentilerin yanı sıra, ABD-Türkiye ilişkilerinde esen ılık rüzgârlara paralel, görüşmelerin başarılı geçmesini ve Türkiye varlıklarına yönelik ilginin daha da artmasını bekliyoruz. CDS risk primi 218 baz puanda olduğunu not edelim.
 
*Gümüş

176819509328a686beb57318075d5de1837e736d70_1_1200.jpg

*Intel

1768195093ce99b523e3695ec7dd95e2a5b06fc3fc_2_1200.jpg

*Koç Holding

17681950939737ad66562e5a1905906d8ab51565fd_3_1200.jpg  
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.