Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 19/01/2026 - Pazartesi

Trump’ın tarife hamlesi risk iştahını bozdu, güvenli limanlar 'ışıldıyor'  

  • ABD Başkanı Trump, Grönland'ın ABD’ye satılmasına izin verilene kadar Danimarka başta olmak üzere sekiz Avrupa ülkesine yönelik gümrük tarifelerini kademeli olarak artırma tehdidinde bulundu. Trump, 1 Şubat’ta ek %10 vergiyle başlayıp Haziran’da %25’e çıkacak tarifeleri bir baskı aracı olarak kullanırken, Avrupa ülkeleri Danimarka’ya tam destek vererek adanın satılık olmadığını yineledi. Avrupa Birliği, Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa'ya yönelik tarife tehdidini durdurmak için diplomasi trafiğini hızlandırırken, olası bir adım karşısında misilleme hazırlıklarını da devreye aldığını görüyoruz. Brüksel'de yapılacak acil zirvede, askıya alınmış 93 milyar euroluk ABD ürünlerine yönelik tarife paketinin yeniden yürürlüğe sokulması ve gerekirse bugüne kadar hiç kullanılmamış 'önleyici' adımların masaya gelmesi bekleniyor. AB cephesi diyaloğu önceleyen bir duruş sergilese de, tarifelerin hayata geçmesi hâlinde transatlantik ticaret ilişkilerinde sert bir kırılma ve piyasalarda yeni bir oynaklık dalgası riski öne çıkıyor.   
  • Bugün ABD piyasaları Martin Luther King Jr.’ın anılması nedeniyle (ABD'de ırk ayrımcılığına karşı barışçıl mücadelenin, eşitlik ve sivil haklar hareketinin simgesi) kapalı konumda olacaktır. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde bu sabah %1 civarında düşüş görüyoruz. Pasifik'in diğer ucunda ise daha karmaşık bir tablonun hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, Grönland kaynaklı jeopolitik gerilimin güvenli liman talebini artırarak YEN'i güçlendirmesi, ve zayıf gelen makine siparişleri verisiyle birlikte üçüncü günde de satış baskısı altında kaldı. Nikkei %1 gerilerken, Güney Kore borsası Kospi ise benzer oranda artış göstererek rekor serisini bir adım daha yukarıya taşıdı. Çin ekonomisi 2025’in son çeyreğinde yıllık %4,5 ile son üç yılın en düşük büyüme hızına indiğini not edelim. 
  • Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehdidi küresel risk iştahını sınırlarken, küresel piyasalar haftaya hâliyle 'sevimsiz' başladı. Riskten kaçınma isteğine paralel bitcoin 92bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, doların baskı altında kaldığını, güvenli liman kapsamına giren Euro, Yen ve İsviçre Frangının ise güçlendiğini görüyoruz. Jeopolitik tansiyonun yükselmesiyle güvenli liman talebi artarken, artık 'para' gibi davranan altın ve gümüşün ons fiyatı bu sabah yeni rekorlar kırdı: gümüş 94, altın ise 4,690 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Platin ise bu sabah daha sakin bir seyir izleyerek 2,347 dolar seviyesinde işlem gördüğünü not edelim. Altın ve gümüş uzun pozisyonlarımızı korumaya devam ederken, platin cephesinde 2,480 dolar üzerinde gecelik kapanış durumunda uzun pozisyon kovalayacağız (bakınız grafik). Trump’ın ticaret hamlelerini İran ve Fed bağımsızlığına ilişkin endişelerle birlikte, küresel görünüm açısından yeni bir stres başlığının ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor.  
  • Trump'ın genellikle tarzına alışık olduğumuz için ya da tam saha pres yapma gayreti ile başlayıp devamında her daim geri adım attığı için, etkisinin açıkça çok da uzun boylu olmayacağını düşünüyoruz. Ya da biz de aynı hataya düşerek Trump'ı hafife alıyoruz. Hisse senetleri cephesinde muhteşem yedili üzerinde ya da teknoloji özelinde devasa şirketlere bakmak yerine, KOBİ'leri şemsiyesi altına alan Russell 2000'i beğenmeye devam ediyoruz. Hisse senetleri özelinde yaşanan rotasyon nedeniyle, Russell 2000 ETF'i (IWM) yakından takip etmeye başladık. Sene başına göre getirisi %8 olduğunu (2025 ise %19) not edelim. Hisse bazlı olarak ise çip sektöründe öne çıkan Intel hissesinin de yakından takip ediyoruz. 
  • Kıymetli metallerin ateşli bir savunucusu özelinde ise gümüşü çok beğenirken, 35 doların geçilmesi ile mütemadiyen uzun pozisyon taşımamız ardından fiyatın geldiği seviyeler nedeniyle bakıra da alıcı bir gözle bakmaya başladık. Yapay zekâ ve enerji dönüşümünün talebi kalıcı biçimde yukarı taşıması nedeniyle, bakıra olan ilginin her geçen gün arttığını not etmemiz gerekiyor. Veri merkezleri, yapay zekâ altyapısı ve artan elektrik ihtiyacı, şebeke yatırımları, soğutma sistemleri ve iletim hatları derken, bakır hemen hemen her platformda sıklıkla konuşulmaya başlandı. Elektrikli araçlar, rüzgâr ve güneş santrallerinin de tabloyu daha da ileri bir noktaya taşıdığını söylememiz gerekiyor.  
  • Yaptığımız hafta sonu okumalarında, önde gelen ülkelerin enerji altyapısını baştan inşa etmeye çalışırken, bu dönüşümün ortak paydasında da bakırın yattığını görüyoruz. İşin bu kısmı kulağa hoş gelse de, talebin karşısında ise yeteri kadar arzın olmadığını görüyoruz. Terazinin dengesiz olması, orta-uzun vadede ciddi bir arz açığı riskini beraberinde getirerek tıpkı gümüşte olduğu üzere bakırın da fiyatını ciddi mânâda yukarıya taşıyabileceğini düşünüyoruz. Daha basit bir yaklaşımla, bakır, endüstriyel bir maden olmanın ötesine geçerek, stratejik bir varlık olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini düşünüyoruz. 
  • Trump'ın Grönland talebi, Venezuela'nın doğal kaynaklarına göz dikmesi, Rusya'nın Ukrayna ısrarının arkasında da kıymetli metaller, endüstriyel madenler hatta kritik toprak elementleri olduğunu unutmamak gerekiyor. Ne gariptir ki, bültenimizin de tonu hatta dokusu dünyada yaşanan yeni gelişmelere paralel ciddi bir bir değişim gösteriyor. Altın, gümüş, platin veya paladyumu bankadan para birimi misali alabilirken, nükleer reaktörler için uranyumu, yapay zekâ ve enerji dönüşümü için bakırı takip etmeye başladık. Uranyum tarafında Enerji Fuels ETF UUUU, bakır tarafında ise, bakır madencilerinin sepeti olan COPX ETF'ni yakından takip ediyoruz. Kripto tarafında ise amiral gemi Bitcoin'i beğenmeye devam ederken, Nasdaq'ta işlem gören IBIT kodlu ETF için de alım fırsatı bekliyoruz. Enerji tarafında ise XLE kodlu ETF için 50 dolar seviyesinin geçilmesi bekliyoruz.  
  • Türk mali piyasalarının ise yılın ikinci haftasını da olumlu bir seyirle tamamladığını not etmemiz gerekiyor. İran riskinin gündemdeki önem sırasını bir nebze de olsun kaybetmesiyle Borsa İstanbul yıla %12,50 getiri ile başlarken, dolar bazında da %11,50 getiri ile klasmanda ilk sıralarda yer aldığının altını çizelim. Tahvil faizleri haftanın son iki iş gününde hatırı sayılır oranda gerilerken, yabancı indinde Türkiye'nin risklerini yansıtan CDS risk primi 218 baz puana hafifçe de olsa geriledi. TCMB'nin perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında politika faizini 150 baz puan düşürerek %36,50 seviyesine getirmesini bekliyoruz. Her ne kadar ocak ve şubat enflasyonunun biraz yüksek gelmesi beklense de, dezenflasyon sürecinin yolunda gittiğine dair inanışlar ve ABD-Türkiye ilişkilerinde esen ılık rüzgârlar tabloyu desteklemeye devam edeceğini düşünüyoruz. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 43,28 seviyesine gelirken, portföylerde en az %50 oranında TL bulundurulması gerektiği yönünde görüşümüzü, bankacılık hisselerine yönelik olumlu beklentimiz ile birlikte korumaya devam ediyoruz. 
  • Hazır Türkiye'den söz etmişken, TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketinin Ocak ayı sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk anketi ya da okuması olduğu için sonuçları önemsiyoruz. Buna göre 72 kişinin katıldığı ankette, yıl sonu TÜFE enflasyon beklentisi %23,23 olmuş. Ekonomi yönetiminin beklentisinin %19 olduğunu bunun da piyasa beklentisinin biraz uzağında yer aldığını not edelim. On iki ay sonrasına ilişkin beklenti %23,35'ten %22,20'ye; 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise %17,45'ten %16,94'e geriledi. USDTRY kuru için sene sonu beklentisi 51,17 olmuş. Anketin kur beklentisinin bizim tahminimize yakın olduğunu not edelim. On iki ay sonrasına ilişkin beklenti ise 51,08'den 51,89'a yükselmiş. Tahminciler, TCMB'nin politika faizini sene sonu %28 seviyesine indireceğini ön görmüşler. 
  • Haftanın son iş günü, ABD Başkanı Trump, ekonomik danışmanı Kevin Hassett için övgü dolu sözler kullanarak, onu mevcut görevinde tutmak isteyebileceğini ve kaybetmek istemediğini vurguladı. Fed Başkanı Powell hakkında -tarihî Fed binalarının renovasyonu noktasında maliyetlerin ciddi şekilde aşılması- yürütülen soruşturmaya da değinen Trump, Powell’ı görevden alma planı olmadığını belirtti. Trump'ın Hassett'i yanında tutma isteğine paralel Fed başkanlığı için Fed'in eski yöneticisi Kevin Warsh ismi iyice ön plana çıkarken, Trump kararını önümüzdeki haftalarda açıklanacağını söyledi. Warsh isminin Hassett'e göre daha şahin bir isim olduğunu not edelim. Polymarket'a göre Warsh %55 olasılıkla ilk sırada yer alıyor. 
  • Küçük resme odaklanınca, bazen detaylarda boğulup büyük resmi kaçırabiliyoruz. ABD'nin borcunun yaklaşık dörtte birini bu yıl çevirmek zorunda olduğunu unutmamak gerekiyor! Önceki benzer dönemlerin aksine, faiz hadleri bugün oldukça yüksek (%3,75) seviyede olduğunu; hükûmetin de borcu mümkün olan en düşük seviyede çevirmek istediğini düşünüyoruz. Unutmayalım ki, faiz ortamı elverişli veya düşükse, borç pek de göze batmıyor! Fed'in başına atanacak kişiden bağımsız, piyasalar yıl sonuna kadar sınırlı faiz indirimi beklerken, Fed'e başkanlık yapacak kişi ile karar vericiler (yönetim kurulu) arasında yaşanacak görüş ayrılıklarının bu yılın ana gündem maddelerinden birine hâline dönüşme ihtimalini küçümsemiyoruz. Bu tablonun da, Trump’ın beklentileri ile pek de uyuşmadığının pekâlâ farkındayız! 
  • Bu kafa karışıklığında, yaşanacak olası türbülansa karşı yeteri kadar güvenli liman enstrümanlarına sahip olup olmadığımız konusunda tereddütlerimin olduğunun altını kalınca çizmem gerekiyor. Gelinen noktada, doların hükümranlığının sorgulandığı bir ekosistemde, 'terazi' görevi üstlenecek başka bir 'babayiğitin' olmaması, piyasaların kıymetli metalleri gelecek olan fırtınaya karşı adeta bir para birimi gibi görmeye başladıklarını söylemem gerekiyor. Haftanın son iş günü kaleme aldığımız ama grafiksel çalışmasını yetiştiremediğimiz analizimi bir kez daha gündeme taşımak istiyorum. TCMB verilerine göre, 9 Ocak ile biten haftada yurtiçi yerleşiklerin kıymetli metal âşkının her geçen hafta büyümeye devam ettiğini özellikle de son beş haftada 4,5 milyar dolar arttığını not etmiştik. Yurtiçi yerleşiklerin kıymetli metal pozisyonu, toplam yabancı para mevduatın %33,6'sına tekabûl ediyor. Daha basit anlatımla, bankalarda bulunan yabancı paranın üçte bir kıymetli metaller! Aşağıdaki grafiklerden görüleceği üzere, yurtiçi yerleşiklerin fiat paralardan (dolar, euro, diğer) süratla çıkıp nasıl kıymetli metallere sığınmaya başladığını rahatlıkla görebilirsiniz.      
  • Bloomberg'in altın, gümüş, platin ve paladyum sepetinden oluşan, değerli metaller endeksinin sene başına göre %11,3 değer kazandığını görürken, son bir yılda ise yükelişin %85 olduğunun altını çizelim. Özellikle altın ve gümüş artık 'para' gibi davranmaya başlarken, fiyat seviyelerinde ara ara sert düzeltmelerin sağlıklı olduğunu ve alım için bekleyen yatırımcıların 'trene' binmesi için fırsat doğurduğunu söylememiz gerekiyor. Her ne kadar mevcut seviyeleri yeni alın için riskli olarak görsek de, Trump politikaları nedeniyle fiyatların gerilemekte zorlanacağını da düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere, sık sık kural bazlı nizam (rule based order) yerine güçlünün zayıfı ezdiği yeni dünya düzeninin fitilini ateşleyen Trump'ın, süreci daha da ileriye taşıyacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyoruz. Bu minvalde altında yavaşta olsa yükselişin devam edeceğini, gümüşte ise teknik mânâda 95-96 dolar sonrasında neler olabileceğini biz de kestiremiyoruz. Bitcoin'e yönelik heyecanımız devam ederken, gelişmeleri seyretmek üzere tıpkı bir nişancı gibi pusuda bekliyoruz. 
  • Gözler bir taraftan da Davos Zirvesi'ne çevrildi. Bu yıl Davos'un ana teması “Diyalog Ruhu” olsa da, zirvenin havası daha çok Trump'ın sert ticaret dili ve jeopolitik hamleleriyle şekilleniyor. İklim değişikliği gibi uzun vadeli konular geri planda kalırken, liderler ve iş dünyası temsilcileri küresel ticaret, güç dengeleri ve artan belirsizlikler üzerine yoğunlaşması bekleniyor. İroni bir şekilde katılımcılar, diyalogdan ziyade Washington’dan gelen mesajları nasıl yöneteceklerini ve bu yeni dönemde nasıl pozisyon alacaklarını konuşacaklarını düşünüyoruz. 
 
*Gerçek kişilerin kıymetli metal âşkı (01/01/2023 = 0)

Gerçek kişiler fiat yani itibarlı yabancı paralardan çıkarak kıymetli madenlere sığındıklarını görüyoruz.
  17687998269305afa1422c77f9fda43e58549fd59f_1_1200.jpg


*Toplam yabancı para mevduatın üçte biri kıymetli metaller!

1768799826aff16a6900fc65cdaef436c015d6057f_2_1200.jpg  
 

*Platin (XPTUSD)

  1768799826f03f34d04963be7409387d4be8119726_3_1200.jpg
 

*TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi
 
1768799826f129582a559de7c4fe950d594e5e82b7_4_1200.jpg
 

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.