Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 03/06/2026 - Çarşamba
Altın kenarda beklerken, bir tarafta cepheler diğer tarafta çipler savaşıyor- İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonun yeniden yükseldiğini görüyoruz. ABD ordusu, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt başta olmak üzere bölgedeki hedeflere yönelik füze ve İHA saldırılarının engellendiğini açıklarken, İran ise ABD'nin bölgedeki askerî varlığını hedef aldığını duyurdu. Washington'un Hürmüz Boğazı yakınındaki Kiş Adası çevresine yönelik operasyonları ve Tahran'ın misilleme açıklamaları, tarafların diplomasi masasında ilerleme sağlayamadığını gösteriyor. Her ne kadar ABD Başkanı Trump görüşmelerin sürdüğünü ifade etse de, İran cephesinden gelen açıklamalar iletişimin son günlerde önemli ölçüde yavaşladığına işaret ediyor.
- Her iki taraf da savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin sürdüğünü belirtse de, kalıcı bir anlaşmanın henüz ufukta görünmemesi bölgedeki kırılgan dengelerin korunamadığını gösteriyor. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin devam etmesi petrol fiyatlarını yukarı iterken, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon kaygıları ve tedarik zincirlerinin de kırılması, dünya ekonomisine yönelik endişeleri artırıyor.
- ABD'nin devreye girmesiyle Beyrut'a yönelik büyük bir saldırı şimdilik engellenmiş olsa da, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların Güney Lübnan'da hız kesmeden devam ettiğini görüyoruz. ABD basınının iddiasına göre Trump'ın Netanyahu'yu sert bir dille eleştirdiğini ya da azarladığını okurken, İsrail'in saldırgan tutumunun barışın önündeki en önemli engellerden biri olduğu görüşü de ön plana çıkıyor.
- Bu minvalde, barış masası sallanırken, en kötünün geride kaldığını düşünerek diplomasiye şans tanıyan piyasaların da sabrının her geçen gün azalmaya başladığını görüyoruz. Rakamların dili ile konuşursak, Bitcoin son 24 saatte yaklaşık %6 değer kaybederek 66 bin dolar seviyesine kadar gerileyerek Nisan ayından bu yana en düşük seviyesini gördü. Benzer şekilde Ethereum da %6'nın üzerinde düşüşle 1,800 dolar seviyesinin diplerini test etti. Satış baskısının arkasında İran kaynaklı jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve piyasadaki büyük kurumsal yatırımcılardan biri olan MicroStrategy'nin Bitcoin pozisyonlarını azaltmasına yönelik haber akışı öne çıktı. Bitcoin, Ekim ayında test ettiği 126 bin dolar zirvesine kıyasla değerinin neredeyse yarısını kaybetmiş durumda olduğunun altını çizmek gerekiyor. Daha da aşağıda, Şubat başında test edilen 60 bin dolar seviyesine dikkat edeceğiz.
- Son dönemde küresel piyasalarda artan belirsizlik, yatırımcıları daha güvenli liman arayışına yönlendirirken, yalnızca kripto para piyasalarında değil, kıymetli metaller cephesinde de zorlu bir dönem yaşandığını itiraf etmemiz gerekiyor. Son haftalarda yatırımcılarımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde en fazla sorunun da altın ve diğer kıymetli metallere ilişkin olduğunu gözlemliyoruz. Büyük resme baktığımızda, Ocak ayı sonunda 5,600 dolar seviyesine kadar yükselen altının, zirvesinden yaklaşık %20 değer kaybederek 4,500 dolar seviyelerine kadar geri çekildiğine tanıklık ettik. Mart ayında savaşın şiddetlenmesiyle birlikte, başta Türkiye ve Rusya olmak üzere bazı ülkelerin döviz piyasalarına likidite sağlamak ve yerel para birimlerini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği güçlü altın satışlarının bu geri çekilmede etkili olduğunu düşünüyoruz. Bu satışların bir tercihten çok, içinde bulunulan koşulların yarattığı bir zorunluluk olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünüyoruz.
- Bültenlerimizde uzun süredir vurguladığımız üzere, doların giderek daha fazla jeopolitik bir araç (âdeta silah) olarak kullanılması ve Rusya'nın yaklaşık 300 milyar dolarlık rezervinin dondurulması, merkez bankalarına rezerv yönetiminde yeni bir bakış açısı kazandırdığını söylememiz gerekiyor. Bu gelişmeler, dolar varlıklarının belirli koşullarda jeopolitik risk taşıyabileceğini ortaya koyarken, rezerv çeşitlendirme eğilimini de beraberinde getirdi. Savaşın sona ermesiyle birlikte bu eğilimin yeniden hız kazanacağını düşünüyoruz. Altın fiyatları son dönemde geri çekilmiş olsa da, rezervlerin çeşitlendirilmesi ve dolar bağımlılığının azaltılması yönündeki yapısal dönüşümün devam edeceğine inanıyoruz. Nitekim Avrupa Merkez Bankası'nın verilerine göre altın, 2025 yılı sonunda küresel merkez bankası rezervlerinin %27'sini oluşturarak ilk kez ABD Hazine tahvillerini geride bıraktı. Bir yıl önce %20 seviyesinde bulunan bu oran dikkat çekici bir yükselişe işaret ederken, ABD Hazine tahvillerinin payının aynı dönemde %25'ten %22'ye gerilemesi küresel rezerv tercihlerindeki değişimi açıkça ortaya koyduğunu söylememiz gerekiyor.
- Savaşın ortamının sona ermesi ardından kıymetli metallere yönelik talebin yeniden başlayacağını düşünüyoruz. Sürecin de netameli ve uzun olacağı görüşünden hareketle şimdilik gelişmeleri yakından takip etmek adına bizler de kenara çekildik. Altında 200 günlük ortalamaların geçtiği 4,420 dolar seviyesi dikkatle takip edilirken, üç haftadır kırmızı rengin hâkim olduğu gümüşün ise 75 dolar seviyesinden pek de uzaklaşamadığını not etmemiz gerekiyor. Haftalık kapanış seviyesine bakıp daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz.
- Türk mali piyasalarında ise dün enteresan sayılabilecek bir günün yaşandığını söylememiz gerekiyor. Her ne kadar piyasanın mutlak butlan gelişmesini 'sindirmiş' olduğunu gözlemlesek de, dün Borsa İstanbul bankacılık endeksinde büyük bir hareketlilik yaşandı. Banka endeksi günü %4,5 yükselişle tamamlarken, BlackRock haberlerinin yine etkili olduğunu görüyoruz. Hatırlayacağınız üzere, 14 trilyon doları aşan küresel varlığı yöneten BlackRock'ın kurucusu ve CEO'su Larry Fink Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Mart ayında ziyaret etmişti. Her ne kadar resmî bir açıklama olmasa da, BlackRock'un Türkiye'den banka satın almak istediği yönünde sosyal medya haberlerinin endeks üzerinde etkili olduğunu görüyoruz. Özellikle Halkbank hisselerinin dün günü %10 yükselişle tavandan kapatması dikkatimizi çekti.
- USDTRY kuru otoritenin kontrolünde 45,90'lı seviyelerde bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin 239 baz puan seviyesine gerilediğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %43,40 seviyesine hafif de olsa gerilerken, TCMB'nin yabancı para pozisyonu butlan kararı sonrasında yaklaşık 13 milyar dolar azalarak 16,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Piyasa koridorlarından gelen bilgiye göre ise son iki iş gününde TCMB'nin bu sefer de piyasada alıcı pozisyonda olduğunu duyuyoruz ki böyle bir durumda yabancı para pozisyonunun tekrar iyileşmeye başlayacağını bekleyebiliriz.
- Öte yandan, Bloomberg'de yer alan Türkiye ile ABD arasında olası bir swap anlaşmasına ilişkin haber akışının da piyasalardaki olumlu havayı desteklediğini not etmek gerekiyor. Daha geniş perspektiften bakıldığında, ABD ile ilişkilerde yapıcı bir zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi ve Türkiye'nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu dikkat çekiyor. Avrupa'nın değişen güvenlik mimarisi içerisinde Türkiye ile daha yakın iş birliği arayışlarının da orta vadede destekleyici bir unsur olabileceğini düşünüyoruz. Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası'na olan ilgisinin sürmesi ve TCMB'nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından önemli bir risk görmüyoruz.
- ABD borsaları geceyi yatay tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Japonya borsası, teknoloji ve yapay zekâ temalı hisselere yönelik güçlü alımların yardımıyla ilk kez 68 bin puan seviyesini aşarak yeni bir rekor kırdı. Özellikle yarı iletken ve yapay zekâ ekosisteminde faaliyet gösteren şirketlerin beklentilerin üzerinde gelen sonuçları ve güçlü talep görünümünün, risk iştahını desteklediğini görüyoruz. Nikkei %3 yükseliş kaydederken, Tayvan borsası da teknoloji hisselerinin yardımıyla %2'den fazla yükseliş kaydetti.
- Asya piyasalarında iyimserlik öne çıksa da, petrolün varil fiyatı son üç gündür hafif hafif yükselerek 97 dolar seviyesine geldiğini, benzer bir şekilde son dönemlerde güvenli liman edasıyla ön plana çıkan dolar endeksinin (DXY) de adım adım 99,2 seviyesine kadar yükseliş kaydettiğini görüyoruz. Son 6 haftadır 99,3 seviyesinin üzerinde günlük kapanış yapamayan DXY'yi yakından takip edeceğiz. ABD 10 yıllık tahvil faizi ise %4,45 seviyelerinde yatay bir seyir izlediğini de not edelim.
- Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya, Euro bölgesi ve ABD'de hizmetler PMI, ABD'de her ayın ilk cuması açıklanan resmî istihdam verisi öncesinde açıklanan öncü gösterge olan ADP özel sektör istihdamı, ABD ISM hizmetler endeksi ve fabrika siparişleri takip edilebilir.
*Altın vs Güney Kore Borsası
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.