Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 06/04/2026 - Pazartesi
Japonya'da faiz şoku: 10 yıllık getiri 1999 zirvesinde- Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen, tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi, Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji maliyetleri eşliğinde Mart ayında %2,4 artarak 128,5 seviyesine yükseldi. Artışlar şimdilik sınırlı görünse de, bu eğilimin devam edip etmeyeceği büyük ölçüde bölgedeki jeopolitik gelişmelere bağlı olacak gibi duruyor. Piyasalarda dikkatler çoğunlukla petrol fiyatlarına çevrilmiş olsa da, asıl kritik riskin gübre maliyetlerindeki hızlı yükseliş olduğunu düşünüyoruz. Savaşın başlangıcından bu yana gübre fiyatlarında yaklaşık %30’luk artış yaşanması, çiftçilerin ekim kararlarını olumsuz etkileyebileceğini düşünüyoruz. Daha az ekim ise zaman içinde arz daralmasına yol açarak gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
- Hem KKTC'de hem de Türkiye'de yurdum insanının enflasyon sepetinde en önemli girdi maliyetinin gıda olduğu görüşünden hareketle, gelin konuyu bu noktadan haftanın son iş günü açıklanan enflasyon rakamlarına bağlayalım. KKTC İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında TÜFE aylık bazda %2,18 artış kaydederken, manşet rakamı da %40,22 seviyesinden %37,40 seviyesine iyileştirdi. Ana harcama grupları itibariyle bir önceki aya göre en yüksek artışı, yine enerji fiyatlarının gölgesinde %6,9 artışla tahmin edeceğiniz üzere ile ulaştırma ana grubunda gerçekleşirken, gıda ve alkolsüz içecekler ana grubunda artış %3,2 oldu. Her enflasyon verisi ardından kaleme aldığımız üzere, enflasyonun müsebbibi olarak eğitim, sağlık ve kira kalemleri ön plana çıkıyor. Demek ki, kamu görevini tam anlamıyla yapamıyor ki, özel okul ve hastanelere servet ödüyoruz!
- Gelelim TÜİK verisine. Mart ayında TÜFE aylık bazda %1,94 artarak piyasa beklentilerinin altında kalırken, yıllık enflasyon %30,87 seviyesine geriledi. Alt kalemlerde en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubu arasında ulaştırmada %4,5 ile ön plana çıkarken, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %1,9, gıda ve alkolsüz içecekler grubu ise %1,8 artış kaydetti. Çekirdek göstergelerde görece ılımlı seyir korunurken, üretici fiyatlarındaki artış maliyet baskılarının devam ettiğine işaret etti. Genel resimde enflasyondaki geri çekilmenin sınırlı ve kırılgan olduğu, özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı yukarı yönlü risklerin canlı kalmaya devam ettiğini not etmemiz gerekiyor.
- Mart ayına ait verilerinin geride kaldığı ve savaşın tüm şiddetiyle devam ettiği düşünülürse, enflasyonist ektilerin ömümüzdeki aydan itibaren daha çok hissedileceğini düşünüyoruz. Artan petrol, gaz ve gübre fiyatları, tedarik zincirlerindeki bozulma ve turizmdeki daralma gelişmekte olan ülkelerin genelini zorlayacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Tahminlerin bir tık da olsa altında kalan enflasyon verileri ardından küresel bazda yaşanan enerji şokunun etkisiyle elektrik ve doğalgaza yüklü zam yapıldı. Enflasyonda büyük bir katılığın yaşandığı yetmezmiş gibi, savaşın doğrudan ve dolaylı etkilerini hissettiğimiz bir ortamda, ağır aksak ilerleyen dezenflasyonist sürecin de bu vesileyle daha da fazla yara alacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Yıl sonu enflasyon beklentileri yavaş yavaş yukarıya revize ediliyor! Biz de beklentimizi %29-30 seviyelerine güncelliyoruz.
- Bu minvalde savaşın dolaylı etkilerini derinde hissetmeye başlayan Türkiye cephesinde yabancının en sıcak yatırımı olan swap çıkışları ve devamında menkul kıymet satışları devam ederken, TCMB'nin döviz piyasasını istikrarda tutma mücadelesini yakından takip ediyoruz. Gözlerin üzerinde olduğu swap ve kamu dövizleri hâriç net yabancı para pozisyonu savaş öncesi 70 milyar dolar seviyesinden son günlerde 8,3 milyar dolar seviyesine kadar gerilemesi ardından 9 milyar dolar seviyesinden son günlerde istikrar kazandı. Altın fiyatlarının yükseldiği dönemde, rezervlerinin önemli bir kısmını (en az üçte ikisini) altında tutmayı tercih eden TCMB'yi alkışlayan yaklaşımın, ihtiyaçlar doğrultusunda altın rezervlerinde yaşanan azalışla birlikte TCMB'yi eleştirilerin odağına yerleştirmesini tutarlı bulmadığımızı bir kez daha vurgulamak isteriz. Yangın varken, büyümeden bastırmak gerekiyor!
- Elbette, ister döviz isterse altın, rezervlerin azalması bizleri de mutsuz ediyor. Savaşın uzaması ve dolaylı etkilerinin artması durumunda, TCMB'nin bir sonraki adımının faiz artırımı olacağını düşünüyoruz. Eğer temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faizi ise (%37) ise ve şu aşamada fonlama üstü kapalı da olsa 300 baz puan artışla faiz koridorunu üst bandından yapılıyorsa, TCMB'nin bir sonraki toplantıda, eğer savaş ortamı sanılanın aksine ivme kaybetmezse, politika faizini %40 seviyesine getirmesi bizleri pek de şaşırtmayacaktır. USDTRY kurunun yarın valörlü işlemlerde 44,60 seviyesinde haftaya başladığını görüyoruz.
- Her ayın ilk Cuması olduğu üzere, ABD ekonomisinin sağlığı açısından önemli ipuçları sağlayan tarım dışı istihdam verisi, Mart ayında 178 bin artışla beklentilerin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. Piyasa beklentisi 60 bin artış yönündeyken, önceki aya ilişkin veri 92 bin düşüşten 133 bin düşüşe revize edilerek aşağı yönlü güncellendi. İşsizlik oranı %4,4'ten %4,3'e gerileyerek beklentilerin altında kalırken, işgücüne katılım oranı %62 ile hemen hemen aynı düzeyde kaldı. Ücretler cephesinde ise daha ılımlı bir görünüm öne çıktı: aylık artış %0,2 ile beklentinin altında kalırken, yıllık artış %3,5'e geriledi. Güçlü istihdam artışına karşın ücretlerdeki yavaşlama ile birlikte verinin yorumlanmasının pek de kolay olmadığını not etmemiz gerekiyor.
- Piyasaların hem Cuma hem de bugün kapalı konumda olması nedeniyle anlamlı fiyat yansıması da göremiyoruz. Piyasaların gözü ABD'de Cuma günü açıklanacak enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratırken, Mart ayı TÜFE verisinin aylık bazda %0,9 artması bekleniyor. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki sert yükselişin ilk etkilerinin bu veride görülmesi öngörülüyor. Piyasalar şu an neredeyse tamamen petrol fiyatlarına odaklanmış olsa da, aynı zamanda tahvil faizlerinden büyüme beklentilerine kadar geniş bir alanın da etkilendiğini unutmamak gerekiyor. Artan enflasyon beklentileri nedeniyle faiz indirim ihtimalinin de büyük ölçüde ertelendiğini söylememiz gerekiyor. Enflasyonun beklentilerden yüksek gelmesi durumunda risk iştahında yeniden bozulma görülebileceğini de göz ardı etmemek gerekiyor.
- Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu'da gerilimi piyasaların ana gündemi olmaya devam ederken, Hürmüz Boğazı üzerinden artan tansiyon enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor. Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve altyapı hedeflerine dair tehditleri (ek süre yarın bitiyor), arz kesintisi riskini öne çıkararak petrol fiyatlarını 110 doların üzerine taşıdı. Hâlihazırda arz tarafında yaşanan kayıp günlük 12–15 milyon varil ile tarihi zirvelere ulaştığının altını çizelim. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde düşüş eğilimli bir seyir görülürken, Asya borsalarında ise karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Japonya ve Güney Kore borsaları %1 civarında yükselerek olumlu mânâda ayrışırken, risk iştahının kırılgan olduğunu not etmek gerekiyor. Özellikle savaşın uzaması durumunda, sadece fiyatlar değil üretim ve lojistik tarafında da kalıcı etkiler görülebileceği endişesi giderek güçleniyor. Mesela savaş başladığından bu yana jet yakıtının fiyatı %95 artış kaydetti!
- Makro tarafta ise güçlü gelen ABD istihdam verisi ekonominin dirençli kaldığını gösterirken, faiz indirimlerinin de başka bahara kaldığını düşünüyoruz. Japonya'da 10 yıllık tahvil faizi %2,41 seviyesine yükselerek 1999'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşmak suretiyle enflasyon endişelerini açık bir şekilde gösteriyor. Enerji krizi Japonya'da enflasyon beklentilerini körüklerken, bu endişe, hâliyle, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) şahinleşip faiz artırmak zorunda kalabileceğini düşünüyoruz. Faizin artması, ucuz parayı borçlan, yüksek getirili parayı satın al işlemlerinin (carry trade) hızla kapanarak Yen'in de hızla değer kazanmasına neden olabilir. Carry trade işlemlerinin hızla kapanması, beraberinde riskli varlıklarda ciddi bir satış baskısı yaratabilir.
- Küresel mali piyasaların büyük bir kısmı Paskalya tatili nedeniyle bugün de kapalı konumda olacak. Hacimsiz ve bir o kadar da karamsar görünümlü havanın egemen olmasını bekliyoruz. Altın ons fiyatı bu sabah sınırlı bir geri çekilmeyle 4,630 dolar seviyesine gerilerken, gümüş ise 72 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Altında yükselişten söz edebilmek adına 4,750 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmemiz gerekiyor. Kripto varlıklarda toparlanma görülürken, amiral gemisi Bitcoin yeniden 70 bin dolar seviyesine dayandı.
*Bitcoin vs Japonya 10 Yıllık tahvil getirisi (sene başına göre)
*FAO Dünya Gıda Fiyat Endeksi
*TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.