Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 04/05/2026 - Pazartesi

Reel faizler düşüyor: DXY geri çekiliyor, Bitcoin ve metaller sahneye çıkıyor

  • ABD'de açıklanan güçlü şirket kârlılıkları, artan petrol fiyatları ve daha şahin bir Fed'e rağmen, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi Nisan ayını %10,4 yükselişle tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi ise %15'in üzerinde yükseliş kaydederek son yılların en güçlü performanslarından birine imza attı. Bu yükselişte özellikle yapay zekâ yatırımlarıyla öne çıkan teknoloji şirketlerinin beklentileri aşan sonuçları belirleyici olurken, Silikon Vadisi, teknolojik ilerlemenin her şeyin önüne geçtiğine inandığının altını çizmemiz gerekiyor.
  • Sokağın nabzını tutan tüketici güveninin tarihî düşük seviyelere gerilemesi, ABD halkı için önemli bir gösterge olan benzin fiyatlarının %40'dan fazla artması hatta Trump'ın onay oranının %34 seviyesine gerilemesine rağmen, piyasanın nabzını tutan Wall Street sürat kesmeden yükselmeye devam ettiğini görüyoruz. Gerçek ekonomiden ziyade teknoloji iyimserliğine dört elle satılan piyasalarda bu kopukluğun devam edip etmeyeceğini (kâr realizasyonu mu yoksa devam eden ralli mi?) açıkçası bizler de merak ediyoruz. Mesela hafta sonu, ABD'de düşük maliyetli Spirit havayolunun operasyonlarını aniden durdurma kararı almasını, artan yakıt maliyetleri ve finansman sıkıntılarının havacılık sektöründe ne kadar kırılgan bir yapı oluşturduğunu çok açık bir şekilde gösterdi.
  • Küresel piyasalarda ABD borsaları güçlü seyrini korurken, piyasaların odağında ise bu hafta açıklanacak yoğun bilanço takvimi ve her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD ekonomisinin sağlığı açısından en iyi bilgiyi verdiğine inanılan resmî istihdam raporu bulunuyor. Veri her ne kadar ekonominin gidişatı hakkında bilgi verecek olsa da, Powell sonrası dönemden piyasalar Warsh'un yoğurdu nasıl yiyeceğine daha fazla odaklanmak isteyecektir. Hatırlanacağı üzere, para politikasına farklı bir yaklaşım getirmesi beklenen Warsh'un, zayıflayan ancak hâlâ dirençli kalan işgücü piyasasının yanı sıra, enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin tetiklediği enflasyon endişelerinin gölgesinde politika yapıcıları nasıl ikna edeceğini açıkcası bizler de merakla takip edeceğiz. 
  • Doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvil faizinin %4,50 seviyesine her yanaştığında alım refleksi ile karşılık bulduğunu görürken, doların piyasa kuru olan DXY'nin ise aylardır âdeta ince bir buz tabakası üzerinde yürüdüğünü söylememiz gerekiyor. Teknik bir bakış açısıyla DXY cephesinde 97,50 seviyesinin altında aylık bir kapanışla dolarda aşağı yönlü seyrin ivme kazanacağını düşünüyoruz. Ya da savaş nedeniyle biraz geri planda kalan dolar zayıflığının yeniden başlayacağını öngörüyoruz. Ayın son iş günü, ABD doların Japon Yen'i karşısında kazanımlarını artırmasıyla Japonya'dan döviz piyasasına müdâhale geldi. USDJPY paritesinin 160,50 seviyesine kadar yükselmesi ardından YEN 155,50 seviyesine kadar değer kazanırken, DXY endeksinin içinde yer alan JPY'nin de katkısıyla doların küresel ölçekte zayıflama eğilimine girdiğini gördük. DXY, Nisan ayını %2 değer kaybıyla tamamlarken, EURUSD paritesi ayı 1,1720 seviyelerinde tamamladı.
  • ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin de sertleşmesi dikkatimizden kaçmıyor. Trump'ın AB'den ithal edilen otomobillere tarifeyi %15'ten %25'e çıkarma kararı ve Almanya'daki yaklaşık 5 bin ABD askerinin çekilmesi planı, transatlantik hattında gerilimin yeniden artmasına neden oldu. Avrupa Birliği tarafı misilleme sinyali verirken, güvenlik alanında da ABD'nin geri adımının Avrupa'yı daha fazla sorumluluk almaya zorlayacağı yönünde değerlendiriyoruz. Ticaret ve savunma başlıklarının aynı anda baskı yaratırken, geçen hafta İngiltere Kralı Charles'ın ABD ziyareti esnasında verdiği ince mesajları diplomasi tarihine geçecek nitelikte yorumluyoruz. 
  • Kral Charles III'ün ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada doğrudan çatışmacı bir dil kullanmak yerine, tarihsel referanslar ve ince mesajlar vererek Trump yönetimine dolaylı eleştiriler yönelttiğini gördük. Kral'ın konuşmasını mutlaka dinlemenizi öneririm. NATO'yu, en sert eleştirmeninin önünde överken, ABD'yi Paris iklim anlaşmasından çıkan Trump'a çevreyi koruma mesajı verdi. Trump'ın kural bazlı nizami tehdit eden (güçlünün zayıfa zorbalık yapması) ve ABD'yi âdeta şirket gibi yöneten tavrına karşı Magna Carta'dan (Büyük Ferman) yani hukukun üstünlüğünden söz etti. Hatırlanacağı üzere, Magna Carta, 1215 yılında İngiltere Kralı John'un yetkilerini sınırlayan en basit hâliyle kralı bile hukukun üstünde olmadığı fikrini ilk kez yazılı hâle getiren metin olarak kabul edilir. 
  • Kral, Trump'ın politik çizgisine dokunan tüm başlıklara doğrudan değil, ince bir diplomasi diliyle dokunurken, konuşması boyunca alkışlandı. Konuşmasında Amerika ile neredeyse her şeyimiz ortak, dil hariç açılımı ise derinde çok güçlü bir mesaj verdi! ABD'nin 250 yıllık geçmişine "bizim için dün gibi" derken, 1944 yılında İngiliz denizaltısında görev yapan HMS Trump isimli denizaltının çanını Başkan Trump'a hediye etmesi ve ne zaman bize ihtiyacınız varsa çanı çalmanız yeterli demesini etkileyici bir mesaj olarak yorumladık. Gerek ticaret başlıkları gerekse de İran savaşı nedeniyle transatlantik ilişkilerdeki kırılmayı ele alan Kral'ın ince mesajlarla ve bol kahkahalarla dolu konuşmasında,en kritik mesaj ise kamuoyu önünde, ses yükseltmeden de güçlü bir şekilde mesaj vermenin mümkün olduğunu gösterdi. Darısı başımıza diyelim.
  • Hazır İngiltere ve Avrupa'dan söz etmişken, ayın son iş günü her iki otoritenin de beklenildiği üzere faizleri sabit tuttuğunu gördük. Avrupa Merkez Bankası, savaşın enflasyonist baskıları artırdığını diğer merkez bankaları gibi gündeme taşırken, İngiltere Merkez Bankası cephesinde ise 1 üyenin faiz artırımı yönünde oy kullandığını not edelim. Her iki otoritenin de enflasyon kaygılarını anlarken, büyümedeki zayıflama endişesiyle (tipik stagflasyon tanımı) şimdilik bekleme kararı alındığını söyleyelim. İngiltere cephesinde enerji bağımlılığı nedeniyle (mesela jet yakıt krizini en şiddetli yaşayan ülke) savaşın etkilerinden derinden etkilenirken, her şeye rağmen GBPUSD paritesinin ayı %3'e yakın yükselişle 1,36 sınırına yakın tamamladığını söylemeliyiz. 
  • Aralarında TCMB'nin de olduğu dünyada önde gelen merkez bankalarının savaşın enflasyonist etkisi kadar yan etkisini de gözeterek faiz artırımına gitmeyeceğini düşünüyoruz. Enflasyonun yükselme eğiliminde olmasına rağmen faiz hadlerinin sabit bırakılması, reel faizin düşme eğiliminde olacağına işaret ediyor. Belki de silikon valisinin yapay zekâ hâyaliyle düşük reel faizleri birlikte ele alırsak, bu olgunun risk iştahını desteklemeye aday bile olduğunu söyleyebiliriz. Hele bir de Orta Doğu riskini önem sırasında biraz gerilere atabilirsek, bu eğilimi daha belirgin bir şekilde hissedeceğiz. 
  • Bu bağlamda, ayın son iş günü, gümüşün ons fiyatı güzel bir atakla 77 dolar seviyelerine kadar yükselirken, teknik mânâda aşağıda 71 dolar seviyesinin çalışması bizleri mutlu etti. Ölçülü bir şekilde taşıdığımız uzun pozisyonlarımızı, 78 dolar seviyesinin üzerinde günlük kapanışla güçlendirmeyi düşünüyoruz (bakınız grafik). Altın ise daha sakin bir seyir izleyerek 4,615 dolar seviyelerine toparlanırken, altın gümüş rasyosunun seyri ise bizlere kısa bir süre sonra daha net bir fotoğraf sunacağını düşünüyoruz. Teknik çalışmamız, gümüşün değer kazanma ihtimalinin arttığını gösteriyor. Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise Nisan ayını %12 yükselişle tamamlaması ardından bu sabah 80 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşerek son 3 ayın da zirvesine geldiğini not edelim.
  • Türkiye cephesinde ise TCMB'nin her hafta perşembe günü açıkladığı haftalık verilere göre, net yabancı para pozisyonu son iki iş gününde yaklaşık 1 milyar iyileşerek manşet rakamı da 28,5 milyar dolar seviyesine taşıdı. 24 Nisan ile sona eren haftada, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatlarında yaklaşık 0,6 milyar dolar erime olurken, detaylarda uzun aradan sonra ilk kez kıymetli metal mevduatlarının azaldığını gördük. Kıymetli metal tarafında bir süredir fiyatların aşağıya yönelmesi, motivasyonu bir miktar da olsun bozulurken, kıymetli metallerin toplam döviz mevduatı içinde payı da yaklaşık %40 seviyesinden %37 seviyelerine doğru azalmış (bakınız grafik). Fiyat seviyesinin yukarıya yönelmesi durumunda, Türk insanın hızla yeniden alıma yöneleceğini düşünüyoruz. Yurt dışı yerleşikler cephesinde ise menkul kıymet pozisyonu, eurobond ihracının da etkisiyle (1,7 milyar dolar) net anlamda 2,2 milyar dolar iyileşmiş. Yabancının hisse senedi ve DİBS talebinin son üç haftadır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini görüyoruz (bakınız grafik). 
  • Son dört haftadır ateşkes sağlanmasına rağmen, bir türlü müzakerelerden sonuç çıkmaması piyasaların canını da sıkmıyor değil. Hafta sonu açıklamalarda bulunan Trump, İran ile olası bir anlaşmanın detaylarını beklediğini ancak Tahran'ın yanlış bir adım atması hâlinde askerî operasyonların yeniden başlayabileceğini belirtti. Yeni gün başlangıcında ise, küresel piyasalar açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yeniden yükseldiğini görüyoruz. ABD'nin bölgede mahsur kalan ticari gemilere askerî destek vererek geçişleri yeniden açma planı, jeopolitik riskleri artırırken enerji arzı üzerindeki baskıyı da derinleştiriyor. Taraflar arasında diplomasi kapısı tamamen kapanmasa da, mütemadiyen değişen haber akışı da piyasaların ruh hâlini etkiliyor.
  • Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim sürse de ABD'nin gemi geçişlerini açmaya yönelik adımı, piyasalarda kısmi bir rahatlama yarattığını görüyoruz. Asya piyasaları haftaya güçlü alımlarla başlarken, Japonya piyasalarının kapalı olduğu günde, Tayvan ve Güney Kore borsalarının teknoloji rallisini yakalama isteğiyle %4'den fazla yükselmesi dikkatimizden kaçmıyor. ABD borsalarının vadeli endekslerinde daha sakin ve hafif yükselişlerin olduğunu da not edelim. Enerji tarafında petrol fiyatları yüksek seviyelerini korumasına rağmen yeni bir sıçrama yapmaması ve Brent cinsi ham petrolün 108 dolar civarında dengelendiğini not edelim. 
  • Japonya'nın 35 milyar dolar piyasa müdahâlesi ardından USDJPY paritesi 157 seviyelerinin diplerinde işlem görürken, hafta boyunca piyasaların odağında yoğun bilanço takvimi ve kritik makro verilerinin yer alacağını bir kez daha hatırlayalım. Advanced Micro Devices, Super Micro Computer, Palantir, Walt Disney ve McDonald's gibi dev şirketlerin sonuçları yakından takip edilecektir. Yapay zekâ yatırımlarının 2026 yılında 751 milyar dolara ulaşması, teknoloji hisseleri için önemli bir tema olmaya devam ediyor. 
  • Hafta sonu açıklanan İTO enflasyon rakamlarında giyim ve ayakkabı, haberleşme ve konut harcama grupları ön plana çıkarken, aylık enflasyon %3,64 artış kaydetti. Manşet rakam %36,83 seviyesine gelirken, bugün gözler enerji fiyatlarının gölgesinde TÜİK tarafından açıklanacak resmî enflasyon rakamlarında olacaktır. TÜFE artışının %3,2 olacağı, yıllık manşet rakamın %31 seviyesine geleceğini tahmin ediliyor. Asıl yükselişin ise Mayıs-Haziran aylarında olması bekleniyor. Borsa İstanbul ana endeksinin Nisan ayını %13 yükselişle tamamlarken, CDS risk primi bu sabah 245 baz puan seviyesinde salındığını görüyoruz. İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizinin %41,2 seviyesine yükselirken, USDTRY kuru ise yeni aya 45,20 seviyesinin kıyısından güne başlıyor. 


*Menkul Kıymet İstatistikleri

1777868957c456fcd2971ab0e82e84a3357958e050_1_1200.jpg

*Kıymetli Metallerin Toplam Döviz Mevduatı içindeki payı

177786895739534abe929a00698bb50410eb08b8c9_2_1200.jpg
 
*XAGUSD

1777868957cf1b66b26a8e26be6fbd4abec50c8e3d_3_1200.jpg
 
*USDJPY müdahâle!

1777868957ac76ddf79fdc043f023831af5e681011_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.