Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 14/04/2026 - Salı
Diyalog kapıları açık, piyasalar iyimserliği fiyatlıyor- ABD ile İran arasında 11 yıl aradan sonra yapılan en üst düzey görüşmelerden somut bir anlaşma çıkmasa da, diyalog kanallarının açık kalması ya da her iki tarafın da görüşmeleri tamamen sonlandırmaması, gerilimin kontrollü şekilde düşürülebileceğine işaret ediyor. Pakistan arabuluculuğunda gerçekleşen ve yaklaşık 20 saat süren görüşmelerde ABD, İran'ın nükleer faaliyetlerini tamamen sınırlandırmak ve Hürmüz Boğazı'nı açmak isterken, İran'ın ise yaptırımların kaldırılması, varlıklarının serbest bırakılması ve bölgesel güvenlik garantileri talep ettiğini görüyoruz. Tarafların tezlerinde temel ayrışma görülse de, savaşın hem küresel enerji arzını bozması hem de tarafların iç ekonomik baskılarla karşı karşıya kalması, masadan tamamen kalkılmasını da zorlaştırıyor.
- Dün bültenimizde yer verdiğimiz üzere, savaşın ABD cephesindeki ekonomik etkileri iyice su yüzüne çıkmaya başladı. ABD halkı için önemli bir barometre konumunda olan akaryakıt fiyatları yükselirken, dizel fiyatının 6 dolar/galon seviyesine gelerek 2022 yılından bu yana (Rusya'nın Ukrayna'yı işgali) en yüksek seviyeye geldiğini görüyoruz. Bu minvalde, tüketici güveni yaklaşık 50 yıldır yayımlanan serinin en düşük seviyesine gerilerken, tüketici enflasyonu ise bir ayda %1'e yakın artış kaydetti! İşler Trump'ın istediği yönün tam tersine doğru ilerlerken, Trump'ın da popülaritesinin tıpkı tüketici güven endeksi gibi dip yaptığını, Kasım ayında yapılacak ara seçimleri de kaybetme riskinin ön plana çıktığını görüyoruz.
- ABD ile İran arasında diyalog kapılarının tamamen kapanmaması ve devam eden ateşkes ortamı, piyasalarda bu sabah kontrollü normalleşme beklentisini artırarak, tabir caizse bir rahatlama rallisi yarattığını görüyoruz. ABD borsaları dün geceyi %1'in üzerinde primli kapatırken, bu sabah iyimserliğin Pasifik'in diğer ucuna da yansıdığını görüyoruz. Asya borsaları genel olarak yükselirken, MSCI Asya-Pasifik endeksi %1 artış gösterdi. Gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %3,5 yükselişle yine ön sırada koştu. Avrupa ve ABD borsalarının vadeli işlemlerinin de iyimserliğe eşlik ettiğini not edelim.
- Öte yandan gözlerin üzerinde çevrilmiş olduğu petrol ve dolar gibi güvenli limanların ise geri çekildiğini görüyoruz. Cuma gününü 95 dolar seviyesinde tamamlayan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, dün sabah, hatırlayacağınız üzere, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kalması ve ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alacaklarını ve hiçbir geminin geçmesine izin vermeyeceklerini açıklamasıyla neredeyse %10'a yakın artıp 104 dolar seviyesine kadar yükseliş kaydetmişti. Bu sabah petrolün varil fiyatı 97 dolar seviyelerine tekrar geri çekilirken, dolar endeksinin ise (DXY) küresel ölçekte değer kaybettiğini görüyoruz. EURUSD paritesi 1,1770 seviyesine gelerek son altı haftanın zirvesine yükseldi.
- Buna karşılık altın ve kripto varlıklarda toparlanmanın göreceli olarak sınırlı kaldığını görüyoruz. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde Hürmüz'ün abluka altına alınacağı haberiyle 4,640 dolar seviyelerine kadar gerilemesinin ardından bu sabah 4,775 dolar seviyelerine yükselirken, kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise bir kez daha 75 bin dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Bitcoin cephesinde 75,750 dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanışla yükseliş isteğinin ivem kazanacağını düşünüyoruz. Değer saklama araçları yönünü hafif de olsa yukarıya çevirirken, gümüşün, son günlerde olduğu üzere daha dirençli bir görünüm sergilediğini not etmemiz gerekiyor. Teknik bir bakış açısıyla, gümüşün 77 dolar üzerinde gecelik kapanış yapması durumunda yukarı yönlü isteğin 81 dolar hedefiyle başlayacağını düşünüyoruz.
- Her ne kadar piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama rallisi gözlense de, büyük resimde temkinli duruşumuzu korumak gerekiyor. Enerji fiyatlarının savaş etkisiyle yüksek seyretmesi, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekmeye devam ediyor. Bu ortamda faiz getirisi olmayan ve zayıf dolar temasından destek bulan kıymetli madenlerin yukarı yönlü hareketinin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, faiz indirim beklentilerinin rafa kalkması ve merkez bankalarının yeniden faiz artırımına yönelme ihtimali, piyasalarda kırılganlığı artıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle piyasalarda bir yandan iyimserlik fiyatlanırken, diğer yandan büyüme ve faiz kaynaklı risklerin canlı kaldığını unutmamak gerekiyor.
- Kısa vadede piyasa davranışının, somut bir anlaşmadan ziyade gerilimin daha fazla tırmanmayacağı beklentisi üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. Bu da riskli varlıklar için geçici bir nefes alanı yaratabilir. Ancak orta-uzun vadede tabloyu farklı okuyoruz. Dün bültenimizde de detaylı şekilde ele aldığımız üzere, bu sürecin dolar ve Amerikan hegemonyası açısından çok parlak bir sonla bitmeyeceği görüşündeyiz. Bu çerçevede doların değer kaybı bizim için bir senaryodan öte, giderek daha güçlü bir zorunluluk hâlini alıyor.
- Emtia piyasalarında oluşan yeni dalganın arkasında hem jeopolitik gelişmeler, hem de yapısal talep artışı yer alıyor. İran savaşının patlak vermesiyle petrol fiyatları mart ayında %63 yükselerek tarihi bir sıçrama yaparken, savaş döneminde değer kazanması beklenen altının ons fiyatı ise %12 düşerek küresel kriz dönemi olan 2008'den bu yana en kötü performansını sergiledi. Savaş döneminde yatırımcıların zararda olan pozisyonlarını karşılamak adına (margin call) kârda olan pozisyonlarını satmak zorunda kalabileceklerine bir kez daha tanıklık ettik.
- Emtia piyasalarının büyüklüğünün göreceli olarak sınırlı olması sayıların diliyle, en büyük 500 şirketi şemsiyesi altında barındıran S&P 500 endeksi içerisinde enerji ve emtia şirketlerinin payının yalnızca %6 civarında olması, talebin arttığı dönemlerde fiyatlarda büyük çaplı bir hareket yaratabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Ayrıca emtialar arasındaki güçlü bağlantı nedeniyle, doğal gaz fiyatları arttığında petrol talebi de artabiliyor. Enerji fiyatları yükseldiğinde gıda ve lojistik maliyetleri de yukarı gidiyor. Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan tıkanıklığın ülkeleri daha yüksek stok tutmaya yönlendirebileceğini, bunun da emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceğini göz ardı etmiyoruz.
- Türkiye cephesinde ise, adeta bir doktorun hastanın ateşini ölçerek genel durumu anlamaya çalışması gibi, biz de her gün tabloyu net görmek adına TCMB'nin net yabancı para pozisyonunu yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede, 9 Nisan valörlü işlemlerde yaklaşık 8 milyar dolar rezerv artışı sağlayan TCMB'nin, 10 Nisan valörlü işlemlerde de buna 2,7 milyar dolar daha eklediğini görüyoruz. Böylece sadece iki günde yaklaşık 11 milyar dolarlık bir iyileşme dikkat çekiyor. 31 Mart'ta 8,2 milyar dolar ile dip yapan manşet pozisyonun, son verilerle 24,2 milyar dolar seviyesine yükselmesi ise oldukça güçlü bir U dönüşüne işaret ediyor.
- Rezervlerdeki bu hızlı toparlanma, piyasa açısından önemli bir güven unsuru yaratıyor. Nitekim daha önce de vurguladığımız üzere, otoritenin kuru kararlılıkla savunacağına yönelik inanç, yurt içi yerleşiklerin döviz talebini sınırlarken, yurt dışı yatırımcıların da yeniden giriş yaptığını gözlemliyoruz. Bu çerçevede, jeopolitik risklerin yeniden tırmanmaması koşuluyla TCMB'nin kaybettiği rezervleri hızlı şekilde yerine koyabileceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla mevcut görünümde döviz kuruna yönelik belirgin bir endişe taşımadığımızı bir kez daha ifade etmek isteriz.
- USDTRY kuru yarın valörlü işlemlerde 44,70 seviyelerinde salınırken, CDS risk priminin 242 baz puanla yerinde saydığını görüyoruz. Öte yandan, dün günün abluka haberleriyle olumsuz başlamasına paralel yön bulmakta zorlanan Türk hisse senetlerinin bu sabah yurt dışı iyimserliğe ayak uyduracağını düşünüyoruz. TCMB'nin haftaya sonuçlanacak olağan Nisan ayı PPK toplantısı öncesinde 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %40 seviyesinin hemen altında salındığını not edelim.
- Dün gözler TCMB tarafından açıklanan Şubat ayı ödemeler dengesi istatistiklerine çevrilmişti. Cari denge Ocak ayında 9,2 milyar dolar açık vermesi ardından Şubat ayında da 7,5 milyar dolar açık verdi. Bu sonuçla, Ocak-Şubat gerçekleşmesi 14,5 milyar dolar ile geçen senenin aynı döneminde 9,2 milyar dolar olan açıkla karşılaştırıldığında %58 artış kaydetti. Bu rakamların savaş dönemi öncesine işaret ettiğini ve hâliyle bayat olduğunu, bir diğer deyişle cari işlemler dengesinde gidişatın pek de iyi olmadığını, asıl bozulmanın ise önümüzdeki aylarda yaşanacağını göz ardı etmeyelim.
- Haber akışı olumsuz tarafta kümelense de, küresel mali piyasaların Trump'ın öyle ya da böyle geri adım atacağını umduklarını ve bunun da hâliyle fiyatlama davranışına yansıdığını görüyoruz. Bu sabah da piyasa modunun bu şekilde olmasına paralel piyasaların günün geri kalanını da iyimser geçireceklerini düşünüyoruz. Veri takviminde ABD'de açıklanacak üretici enflasyonu takip edilebilir.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.