Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 18/08/2026 - Salı

60 gün doldu, savaş uzuyor: İki taraf da kazanmayı bilmiyor

  • Haftanın ilk iş gününü küresel mali piyasalar genel hatlarıyla temkinli bir seyirle tamamladı. Jeopolitik cephede tansiyon düşmek bir yana daha da yükselirken, piyasaların tüm bu gelişmelere rağmen şaşırtıcı ölçüde dirençli kaldığını görüyoruz. İran, ABD ile kalıcı barış anlaşmasına yönelik diplomasi sonuç vermezse savunmadan tam saldırı pozisyonuna geçeceğini açıklarken, haziran ayında varılan 60 günlük geçici anlaşmanın süresi de uzatılmadan doldu. Taraflar Hürmüz'ün kontrolü konusunda hâlen uzlaşamazken Trump, İran'a “beyaz bayrak çekme” çağrısı yaptı. Hürmüz konusunda arabuluculuk yapan Umman için ise açıkça “Önümüze çıkarsa bombalarız” ifadesini kullandı. Hürmüz'de tanker trafiğinin normale dönmesine yönelik ilerleme sağlanamazken, İran destekli Husilerin Bab el-Mendeb'de Suudi gemilerine saldırdığını açıklaması gerilimin Kızıldeniz'e de yayılabileceği endişesini artırdı. Savaşın başından bu yana 126 doları gören Brent petrol ise bu sabah yeniden 91 doların üzerine yükseldi.  
  • ABD borsaları haftanın ilk işlem gününü %0,5 civarında düşüşle tamamlarken, tahvil piyasasındaki satış baskısı ise dikkat çekti. Geçen hafta açıklanan ılımlı TÜFE ve ÜFE verilerinin ardından perakende satışların da beklentilerin aksine düşmesi, ABD ekonomisinin gücüne yönelik soru işaretlerini artırdı. Fed vadeli faiz kontratları Fed'in Eylül ayında faiz artırma ihtimalini bir hafta önceki %55 seviyesinden %35 seviyesine çekerken, doların piyasa kuru olarak takip edilen sepet kur DXY ise dün 99,3 seviyesine kadar gerileyerek haziran başından bu yana en düşük seviyesine geriledi. EURUSD paritesi 1,1614 seviyesine yükselerek iki ayın zirvesini test ederken, kıymetli metaller ise dün yeniden sahnede boy gösterdi. 
  • Altının ons fiyatı düşen dolar ve Fed beklentilerinden destek bularak dün %1 yükselişle 4,430 dolar seviyelerini test ederken, gümüşün ons fiyatı ise 66 dolar seviyesinin üzerine kadar yürüdü. Teknik mânâda altında 200 günlük ortalamaların geçtiği 4,504, devamında ise 4,576 dolar seviyesini takip edeceğiz. Gümüş için ise yukarıda 78-80 dolar seviyeleri radar menzilinde bulunuyor. Öte yandan, ABD'de açıklanan zayıf ekonomik verilere rağmen uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin yükselmeye devam ettiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. ABD'nin bozulan mali görünümüne ilişkin endişeler ve yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla artan şirket tahvil ihraçları, 30 yıllık tahvil faizini %5,32 ile 2007 yılından bu yana en yüksek seviyeye taşırken, 10 yıllık faiz de %4,73 seviyesine kadar yükseldi.
  • İran ile ABD arasında diplomatik çözüm konusunda ilerleme sağlanamaması, dahası Trump'ın Umman'ı açık bir şekilde tehdit etmesi risk iştahını baskılasa da, büyük çaplı bir satış baskısı beklemiyoruz. ABD'de hanehalkı finansal varlıklarının önemli bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak hisse senetlerine bağlı olması, borsanın tüketici güveni ve harcamalar üzerinden güçlü bir servet etkisi yaratmasına neden oluyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken bu tabloyu da göz önünde bulundurarak, jeopolitik riskler yüksek seyretse dahi yönetimin finansal piyasalarda büyük çaplı bir şoka yol açabilecek gelişmelerden mümkün olduğunca kaçınacağını ve seçimlere kadar piyasalarda kontrollü bir seyrin korunmasını tercih edeceğini düşünüyoruz.
  • Jeopolitik cephede artan gerilimin bu sabah küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ettiğini görüyoruz. Brent petrol üçüncü gününde de yükselerek 91 doların üzerinde seyrederken, ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlamasının ardından bu sabah vadeli endekslerde de satışların devam ettiğini (Nasdaq vadeli %0,8 aşağıda), tedirgin havanın Pasifiğin diğer ucuna da ulaştığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %2, Güney Kore Borsası KOSPI ise %1'e yakın geriledi. Yukarıda da değindiğim üzere, ABD'de son dönemde açıklanan zayıf ekonomik verilere rağmen 30 yıllık tahvil faizinin %5,32 ile yaklaşık 20 yılın zirvesine yükselmesi, risk iştahı üzerinde baskı kurdu. Japonya’da 10 yıllık tahvil faizi %2,94 ile 30 yılın zirvesine çıkarken, USDJPY paritesi ise müdahâle sonrası yeniden 160 seviyesine yükseldi. EURUSD paritesi 1,1570 seviyesine geri dönerken, altın ve gümüş dünkü kazanımlarını koruyamayarak sırasıyla 4,390 ve 65 dolar seviyelerine geri çekildi. Bitcoin 64 bin dolar ile son dönemlerde bildiğimiz seviyelerde yatay seyrini korumaya devam etti. 
  • İran ekonomisi yüksek enflasyon, zayıflayan para birimi, yaptırımlar ve savaşın yarattığı hasar nedeniyle baskı altında kalırken, ABD Başkanı Trump ise yaklaşan ara seçimler öncesinde zemin kaybetmeye devam ediyor. Reuters haberlerine göre, Trump'ın kamuoyu desteği %33 ile başkanlık döneminin en düşük seviyesine geriledi (bakınız grafik). Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların %64'ü Trump'ın performansını onaylamazken, İran savaşı özellikle yükselen benzin fiyatları üzerinden yönetimin üzerindeki baskıyı artırıyor. Amerikalıların %80'i ABD'nin İran'daki savaşının uzun süre devam edeceğini düşünürken, savaşın buna değdiğine inananların oranı yalnızca %20 seviyesinde. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde tablonun Cumhuriyetçiler açısından giderek daha kritik bir hâl aldığını söylememiz gerekiyor. Seçmenlerin %38'i ekonomiyi Demokratların daha iyi yöneteceğini düşünürken, İran savaşının uzaması, enerji fiyatlarının yüksek kalması ve bunun hayat pahalılığına yansıması, Trump'ın seçimlere giderken üzerindeki siyasî baskının daha da artabileceğine işaret ediyor. 
  • Gelin hep beraber Trump'ın korktuğu senaryonun gerçekleştiğini ve Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kaybettiğini düşünelim. Demokratların Kongre'nin iki kanadında da kontrolü ele geçirmesi, Trump'ı önemli ölçüde topal ördek konumuna düşürebilir. Böyle bir siyasî tabloda bütçe konusunda Beyaz Saray ile Kongre arasındaki çekişmenin artması ve federal kurumların finansmanı konusunda uzlaşma sağlanamaması hâlinde uzun süreli hükûmet kapanmaları yaşanması da şaşırtıcı olmayacaktır. Bunun da zaten yüksek olan ABD'nin mali görünümüne ilişkin soru işaretlerini ve dolara yönelik güven tartışmalarını daha fazla gündeme taşıyabileceğini düşünüyoruz.
  • Piyasalar doların yerine koyacak başka bir 'babayiğit' bulmakta zorlanırken, altının neden ön planda kalmaya devam edeceğine biraz da bu pencereden bakmak gerekiyor. Merkez bankalarının güçlü altın alımları sürerken, küresel resmî altın rezervlerinin piyasa değeri, yabancı resmî kurumların elindeki ABD Hazine tahvillerinin değerini aşmış durumda! Elbette bunda altın fiyatındaki sert yükselişin de önemli payı var. Ancak rezerv tercihlerinde yaşanan değişimle birlikte düşünüldüğünde, altının küresel sistemde yeniden kazandığı ağırlığı göz ardı etmemek gerekiyor.
  • Neredeyse yarım asırdır devam eden ABD-İran rekabeti, bugün iki tarafın da çıkış yolu bulmakta zorlandığı bir savaşa dönüşmüş durumda. Bir tarafta İran'ın direncini kıramayan ve savaş uzadıkça içeride siyasî ve ekonomik maliyeti artan ABD, diğer tarafta ağır ekonomik baskıya rağmen geri adım atmayan İran var. Diplomasi şimdilik sonuç vermiyor, ama görünen o ki iki taraf da bu savaşı nasıl kazanacağını bilmiyor. Tarih de böyle savaşların sonunun pek hayırlı olmadığını söylüyor.
  • Dönelim Türkiye'ye... Son dönemde açıklanan hemen hemen tüm veriler ekonomide ivme kaybının devam ettiğini gösteriyor. Makro cephede limoni hava korunurken, piyasa cephesinde ise USDTRY kuru bebek adımlarıyla bir sonraki basamak olan 48,00 seviyesinin kıyısına kadar gelirken, EUR ve GBP'nin dolar karşısında değer kazanmasını da etkisiyle EURTRY ve GBPTRY kurları sırasıyla 55,50 ve 65,00 seviyelerini test etti. TCMB'nin Enflasyon Raporu sonrasında normalleşme adımının bir parçası olarak Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizini (AOFM) %40 seviyesinden politika faizi olan %37 seviyesine doğru kademeli bir şekilde gevşetmeye başlayacağını düşünüyoruz. CDS risk primi 220 baz puan ile son altı haftanın en düşük seviyesine gerilerken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinin altına geriledi. Dün günü düşüşle tamamlayan Türk hisse senetlerinin bugün de yurt dışı limoni havaya kayıtsız kalamayacağını düşünüyoruz.
  • Dün sosyal medya cephesinde ya da ekonomi basınında faiz indirimi, kredi musluklarında gevşeme ve döviz kuru artışında hızlanma yönünde haberlerin gereksiz bir telefon trafiği yarattığını söylemem gerekiyor. Ekonomi yönetiminin bu şekilde bir düşüncesi olmadığını düşündüğümüz gibi yukarıda değindiğimiz üzere, AOFM'de %40'tan %37'ye kademeli inişin yakın vadede gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Bunun ötesinde ekonomi politikalarında kısa vadede anlamlı bir değişim yaşanacağına pek de ihtimal vermiyoruz. 
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Al Jazeera röportajında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın genişleyebileceğini belirterek, Mısır'ın da talep etmesi hâlinde pakta katılımının mümkün olduğunu söyledi. Erdoğan, anlaşmanın bölgesel işbirliği açısından dünyaya önemli bir mesaj verdiğini ifade etti. ABD ile ilişkiler konusunda ise Başkan Trump'tan F-35 savaş uçakları konusunda söz aldığını ve bu sözün yerine getirilmesini beklediğini açıkladı. Öte yandan Trump da Mekke Anlaşması'na destek vererek Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğini büyük, cesur ve önemli bir ilk adım olarak nitelendirdi. Böylece Washington'ın yeni bölgesel savunma yapılanmasına şimdilik olumlu yaklaştığı görülürken, Erdoğan'ın F-35 açıklaması Türkiye'nin programa dönüşü konusunda Ankara-Washington hattındaki beklentilerin de devam ettiğine işaret ediyor.
  • Bugün Fenerbahçemiz, 18 yıllık Şampiyonlar Ligi hasretini bitirmek için Lyon karşısına çıkacak. Ligin ilk haftasında daha yeni yeni yeşeren umutlarımız bir nebze kırılmış olsa da, bu akşam yüzümüzün gülmesini temenni ediyorum. 2000'li yılların başında İstanbul'da yaşarken hemen hemen her maça giderdim. 6 Eylül'de kızımı da yanıma alarak, yaklaşık 20 yıl aradan sonra Beşiktaş maçı için yeniden tribüne gitmeyi planlıyorum. Uzun yıllardır takımın başarısız sonuçları benim gibi pek çok taraftarı futboldan soğutsa da, bu sezon içimde yeniden bir heyecan büyüdüğünü de itiraf etmem gerekiyor. İslam Çupi'nin de dediği üzere “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.”

*Trump'ın kamuoyu desteği %33 ile başkanlık döneminin en düşük seviyesine geriledi

1787027850d8efdc1c21b001d6a06fad6f56612f02_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.