Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 11/06/2026 - Perşembe
Mükemmel fırtına: Savaş, Hürmüz, enflasyon, likidasyon...- ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, ABD ordusu gece boyunca İran'ın hava savunma sistemleri, radarları, iletişim altyapısı ve askerî gözetleme kabiliyetlerini hedef alan yeni saldırılar düzenledi. ABD Başkanı Trump, İran'ın bir anlaşmayı derhâl kabul etmemesi hâlinde daha sert saldırılarla tehdit ederken, İran ise Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine yönelik karşı saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı.
- İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan gemileri hedef alacağını duyururken, neredeyse dördüncü ayına giren çatışmalar enerji piyasaları üzerindeki baskısını artırarak sürdürdüğünü görüyoruz. Anlaşma umutlarının zayıflaması ve artan gerilime paralel Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı hafta başında 89 dolar seviyesini test ettikten sonra bu sabah 95 dolar seviyesine yükselirken, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kısıtlamaları ve ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukası, küresel petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini etkileyerek fiyatların da yükselmesine neden oluyor.
- Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin enerji fiyatları ve küresel enflasyon üzerindeki etkileri piyasaları diken üzerinde tutarken, majör merkez bankalarının da gelişmelere karşı daha sıkı para politikası ile cevap verecekleri yönünde beklenti, güvenli liman ihtiyacını artırıyor. Dolar endeksi (DXY) psikolojik 100 seviyesinde beklerken, öte yandan likidite sıkışıklığının piyasalardaki etkileri de giderek daha görünür hâle geliyor. Altının ons fiyatı Haziran ayının üçte birinin geride kaldığı zaman diliminde %10'dan daha fazla gerilerken, gümüş ise %16 değer kaybetti. Kıymetli metallerde yaşanan sert değer kaybı kripto varlıklara da sirayet ederken, amiral gemi Bitcoin de söz konusu dönemde %15'ten fazla değer kaybetti. Değer saklama aracı olarak görülen varlıkların topyekûn satış baskısı ile karşı karşıya kalması açıkçası çok da normal bir durum olarak ön plana çıkmıyor!
- Normal şartlarda jeopolitik risklerin tırmandığı ya da hisse senedi piyasalarında satışların arttığı dönemlerde altının değer kazanmasını beklerken, altın, gümüş ve Bitcoin'in eş zamanlı olarak gerilemesi riskten kaçmaktan ziyade nakde yönelme isteğine işaret ediyor. Bu tabloyu da hâliyle likidite ihtiyacı olarak okumayı tercih ediyoruz. Farkındaysanız son günlerde tarihin en büyük halka arzı olarak gösterilen SpaceX'in piyasaya çıkmaya hazırlanması, OpenAI ve Anthropic gibi dev şirketlerin olası halka arz planları, Google'ın hisse geri alımından borçlanmaya yönelmesi, sistemden önemli miktarda nakit çıkışına işaret ediyor. Bu nedenle, en kolay satılabilen varlıklar olarak kıymetli metaller ve kripto varlıklar son günlerde sert satış baskısıyla karşı karşıya kalırken, yaşanan süreci güvenli liman özelliğinin kaybolmasından ziyade likidite ihtiyacı olarak okumanın doğru olacağını düşünüyoruz.
- Bu bağlamda, altının ons fiyatı 200 günlük hareketli ortalamasının altına sarkmasının ardından bu sabah bir süredir dile getirdiğimiz bir diğer önemli seviye olan 4,100 doların da altına sarkarak psikolojik 4 bin dolar seviyesinin kıyısına kadar gerilediğini görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla, güç göstergeleri aşırı satım seviyesine gelirken, daha da aşağıda 3,920 ile 4,100 dolar arası bölgenin alım yönünde pozisyon kollayan yatırımcılar tarafından değerlendirebileceğini düşünüyoruz. Gümüş cephesinin de 200 günlük hareketli ortalamasının altına sarkılması ardından daha da aşağıda ilk durak olarak 61 dolar, satışların daha da derinleşmesi durumunda ise yükseliş isteğinin başladığı 54 dolar seviyesinin yeniden gündeme geleceğinden endişe ediyoruz. Tekrar yükselişin ise herkesin pes etmeye hatta havlu atmaya başladığı noktalarda geleceğini unutmamak gerekiyor. Piyasanın altın kuralı hiçbir zaman değişmiyor. Ne demişti Warren Buffett: Başkaları açgözlü olduğunda kork, başkaları korktuğunda ise açgözlü ol! Bizler de pusuda hazır bir şekilde bekliyoruz.
- Devasa şirketlerin halka arzlarının yarattığı likidite yaratma ihtiyacı, ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırılarının yarattığı jeopolitik risklerle ilaveten ABD'de dün açıklanan enflasyon rakamlarının da güçlü bir şekilde sonuçlanması, piyasaları âdeta topyekûn baskı altına aldı. Yıllık bazda manşet TÜFE artışı %4,2 olarak sonuçlanarak son üç yılın zirvesine yükselirken, Fed'in de hedefinin iki katına çıktığını göz ardı etmemek gerekiyor. Öte yandan, savaş öncesinde ya da Şubat ayında enflasyonun %2,4 seviyesinde olduğunu hatırlayalım. Enflasyon rakamları ardından Fed vadeli faiz kontratları yılın son ayında faiz artırma ihtimaline bu sabah %66 şans tanıdığını da not edelim.
- Fed kaynaklı faiz endişeleri ile Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin birleşmesi, küresel piyasalarda temkinli ve kırılgan görünümün bu sabah da korunmasına neden oluyor. Halka arzlar öncesinde yaşanan nakde dönme isteğinin (ya da likidasyon) gölgesinde ABD borsaları dün geceyi %2 civarında düşüşle tamamlarken, Pasifik'in diğer ucunda da bu sabah kırmızı rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası %1 gerilerken, yatırımcılar yüksek büyüme beklentilerinin sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığı bir ortamda satışların genele de yayıldığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo ve Tayvan borsaları %1,5 gerilerken, dün geceki sert satışlar ardından ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %0,4 civarında yükselişler görüyoruz.
- Özellikle herkesin diline dolandığı yapay zekâ şirketlerinin artan nakit ihtiyaçları, devamında trilyon dolarlık halka arzlarla birleşince, piyasalarda likidite ortamı kaçınılmaz olarak kayboldu. Likidite ihtiyacı hisse senetlerinden kıymetli metallere, hatta kripto varlıklara varan geniş bir yelpazede sert satışlara neden olurken, haftaya düzenlenecek Warsh Başkanlığında Fed'in olağan faiz toplantısında artan likidite ihtiyacına karşı nasıl bir yöntemle cevap verileceğini hep birlikte takip edeceğiz. Göreve gelmesinin ardından Başkan Trump'ın arzuladığı düşük faiz ortamı, değersiz dolar ve gerileyen pompa (benzin) fiyatlarının tam da aksi yönde ilerlediğinin de altını kalınca çizmemiz gerekiyor. Bakalım çiçeği burnunda Warsh piyasalara ne anlatacak.
- Bugün sonuçlanacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı ve haftaya Salı günü sonuçlanacak Japonya Merkez Bankası toplantılarından 25 baz puan faiz artırımına kesin gözüyle bakılırken, gözler haftaya Çarşamba günü Fed'e, Perşembe günü ise İngiltere Merkez Bankası'na (BoE) çevrilecektir. Önde gelen merkez bankalarının yeniden faiz artırımlarına yönelmesi küresel mali piyasalarda satış baskısını artırırken, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik riskler ve yatırımcıların nakit yaratma ihtiyacının tetiklediği likidasyon süreci de risk iştahını zayıflatıyor. Bu çerçevede, küresel piyasalarda temkinli ve kırılgan seyrin bir süre daha etkisini koruyacağını düşünüyoruz.
- Gözler bugün saat 14.00'de TCMB'nin olağan Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını takip edecektir. Toplantıya yönelik beklentiler 0 ile 300 baz puan arasında değişiyor. Şöyle ki, kampın bir ucu 300 baz puan faiz artırımı ile politika faizinin %37 seviyesinden %40 seviyesine geleceğini, böylelikle piyasada iş gören faiz olan %40 seviyesinin fiilen yakalanacağını savunurken, bizim de içinde olduğumuz bir diğer kamp ise, son üç yıldır uygulanan katı dezenflasyon programı, her ne kadar siyasi gelişmeler gerekse de patlak veren savaş nedeniyle arzulanan noktaya gitmese de, reel sektörün oldukça zorlandığı, büyüme beklentilerinin bozulduğu ve en önemlisi sanayide çarkların zorlandığı bir ortamda TCMB'nin toplantıyı pas geçerek sıkı para politikası retoriğini korumaya devam edeceğini düşünüyoruz.
- USDTRY kuru güne 46,15 seviyesinin kıyısından başlarken, Türkiye'nin beş yıllık CDS risk primi son dönemlerde olduğu üzere 240 baz puan seviyesinin etrafında pek de önemli bir değişim göstermeden salınmaya devam ediyor. Tahvil cephesinde iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin %43,70 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Mutlak butlan kararı sonrasında gözler siyasi arenada yaşanan baş döndürücü gelişmeleri takip ederken, bankacılık endeksi dün günü %1,5, ana endeks ise önemli bir değişim kaydetmeden tamamladı.
- Bu kadar karamsar haber akışı arasında FİFA Dünya Futbol Şampiyonası ABD, Meksika ve Kanada'nın ortak ev sahipliğinde bugün başlıyor. Organizasyona yönelik bir sürü sorun ön plana çıkarken, Türkiye'nin ilk maçının Pazar sabahı olduğunu not edelim.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.