Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 03/06/2025 - Salı
Türk Lirası hâlâ getiri sunsa da, kurda bebek adımları hızlandı...- Küresel mali piyasalar haftanın ilk gününü jeopolitik risk algısının gölgesinde tamamladı. Ukrayna'nın akıllıca planlanmış drone saldırısının Rusya'ya ciddi bir 'zarar' vermesi neredeyse savaş tarihi kitaplarına geçecek düzeyde yorumlandı. Ham petrolün varil fiyatı gün içinde %4'ten fazla yükseliş kaydetti. Güvenli liman altının ons fiyatı %3'e yakın yükselişle 3,380 dolar seviyesini aşarken, büyük bir potansiyel taşıyan gümüş ise %5'te fazla yükseliş kaydederek bir kez daha teknik mânâda önemsediğimiz 35 dolar seviyesinin kıyısına kadar ilerledi.
- Risk algısının gölgesinde güvenli limanlara hücûm eden piyasalar, günün ikinci yarısında ABD'de açıklanan zayıf PMI ve ISM imalat sanayi verilerini takip etti. Bir tarafta zayıf gelen makroekonomik veriler, diğer tarafta ise ABD ile Çin arasında devam eden ticaret gerilimleri, Başkan Trump’ın ise ithal çelik ve alüminyum üzerindeki tarifeleri %25'ten %50’ye çıkarma tehdidi, dolar üzerinde ilave baskı kurdu. Son zamanların ana teması olan güzellik yarışmasından ziyade kim daha az çirkin yarışmasının favorisi EUR, olumsuz havanın yardımı ve dolar zayıflığını da fırsat bilerek 1,1440 seviyesine kadar yükselmek suretiyle son beş haftanın zirvesine yükseldi.
- Türk mali piyasalarında ise Bakan Şimşek ile ilgili dedikodu mekanizmasının iyice azalması ve Kabine toplantısı ardından Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mevcut ekonomik programa destek beyanında bulunarak ülkenin önünde tarihi bir fırsat penceresi açıklaması ön plana çıktı. Artan risk iştahının yardımı ile hisse senetleri özelinde dün lokomotif sektör bankacılık hisseleri pozitif, sanayi hisseleri ise negatif ayrışırken, ana endeks günü yatay bir seyirle tamamladı. Yabancı indinde Türkiye'nin beş yıl vadede risklerini gösteren CDS risk primi 320 baz puan seviyesinin altına sarkarken, TL cinsi tahvillerin faizleri ise sınırlı oranda geriledi. TCMB'nin sıkı duruşuna paralel iş göre faiz, namıdiğer Türk Lirası Referans faiz oranı (TLREF) %48,99 seviyesinde kalmaya dün de devam etti. 30 Mayıs valörlü işlemlerinde TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 1 milyar dolar daha iyileşerek manşet rakamı 22,9 milyar dolar seviyesine taşıdı. USDTRY kuru hafifçe gerileyip 39,15'e geldi.
- USDTRY kuruna ilave bir paragraf daha ayırmak isteriz. Uzun bir süredir TCMB'nin kontrol alanında ve bebek adımları tarzında yükselişin son günlerde biraz ivme kazandığını görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, geride bıraktığımız hafta, Goldman Sachs da yayınladığı raporda, kurlarda son günlerdeki yükselişin ivmesine dikkat çekmişti. Bu minvalde, yılın ilk beş ayına baktığımızda, Türk Lirası, %50 USDTRY ve %50 EURTRY'den oluşan sepet kura karşı %16,20 oranında değer kaybetti. Eğer sadece USDTRY kuruna karşı bakarsak bu oran %10,90, EURTRY kuruna göre ise %21,70 olduğunu görüyoruz. Söz konusu dönemde, TL faizin aylık olarak %4 brüt getiri sunduğunu, bunun da ilk beş ayda stopaj sonrası %17 net olduğunu not edelim. Dönemsel TÜFE enflasyonunun da bu seviyelerin altında olduğu görüşünden hareketle, TL faiz, hem ABD Dolarına hem de döviz sepetine karşı nette reel bir getiri sunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Öte yandan, TL'nin, EUR ve GBP gibi son aylarda özellikle Trump riski nedeniyle şaha kalkmış para birimlerine karşı koruma sağlamakta yetersiz kaldığını görüyoruz. TCMB'nin özellikle dolara karşı bir matematiğinin olduğunu ve reel bir getiri hedeflediğini bilmemize rağmen, söz konusu getirini her geçen gün azalmaya başladığını da not etmemiz gerekiyor! Bu eğilimin özellikle turizm gelirlerinin artacağı yaz ayları boyunca korunmasını beklesek de, risk algısı göreceli olarak düşük olan yatırımcıların kendi matematiğini yaparak portföylerini şekillendirmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
- Hazır Türkiye'den söz etmişken, dezenflasyon süreci, yüksek faizler ve belki de dünyanın da zor bir süreçten geçmesi ile sanayideki zayıf seyrin Mayıs ayından da sürdüğünü gördük. Şöyle ki, her ayın ilk iş günü olduğu üzere dün açıklanan imalat sanayi PMI verisi Mayıs ayında 47,2 değerini alarak bu yılın en düşük seviyesine geriledi. Daralma ile genişlemenin arasında eşik görevi üstlenen 50 seviyesinin altında üst üste on dört aydır PMI verilerini zayıf bir tablo sunduğunu görüyoruz. Bir diğer deyişle, sanayi her geçen gün biraz daha zayıflıyor! Hatırlanacağı üzere dün de büyüme verilerini inceleyerek sanayinin payının 19%'a, tarımın payının ise %2'ye düştüğünün altını çizmiş, toplam ekonominin sadece %21'ini reel ekonomi oluşurken, (yakın geçmişte bu oran %30'a yakındı), %79'unun ise hizmetler sektörüne ait olduğunu söylemiştik.
- Dün TÜİK ayrıca 2024 yılı hanehalkı tüketim anketi sonuçlarını da açıkladı. Bundan bir süre önce İstanbul'da iş maksatlı bir ziyaret için bulunduğum sırada elde ettiğim gözlemlerim ile aynı paralelde sonuçlanan veriyi sosyal bir açıdan da ele almak isterim. TÜİK'in her yıl yaptığı hanehalkı tüketim harcaması anketine göre, hanehalkı tüketimindeki konut ve kira kalemi 2023 yılına göre 2,1 puan artarak %26'ya gelerek ilk sırada yer almış. Verini ikinci kısmında ise, farklı gelir gruplarının nerelere harcama yaptıklarını gösteren analize göre, en düşük %20 oranında gelir grubuna sahip kesimin gelirinin %30,4'ü gıdaya, %33,2'si ise barınmaya ayırdığını görüyoruz. Yani gıda ve barınma kalemi, en düşük %20 gelir grubunda %63,2 olurken, bu oran en üst %20 gelir grubunda yer alan kesim için %34,9 olmuş. En üstteki bu grubun en fazla harcama yaptığı kalemin %26,6 ile ulaştırma yani tatil ve motorlu araç alımına gittiğin görüyoruz! Bu veri bizlere gelir dağılımında bozulmanın daha da arttığını gösteriyor!
- ABD borsaları geceyi %0,5 oranında yükselişle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında yeşil rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası güçlü YEN nedeniyle sadece %0,3 yukarıda işlem görürken, Hong Kong borsası ise %1'in üzerinde primli bir seyir izliyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise hafif de olsa kırmızı rengin dikkatlerden kaçmadığını görüyoruz. Küresel mali piyasalarda jeopolitik risk algısındaki bozulma sonrası dün gözler Rusya-Ukrayna heyetlerinin İstanbul'da bir araya gelmesine çevrilmişti. Bu sabah ticaret müzakereleri gündemin ilk sırasına yerleştiğini okuyoruz. Trump yönetimi, 8 Temmuz’da dolacak olan 90 günlük gümrük vergisi erteleme süresinden önce ticaret müzakerelerini hızlandırmak amacıyla ülkelerden çarşamba gününe kadar en iyi tekliflerini sunmalarını istedi. Tarifelerle ilgili mahkeme süreci devam etse de, Trump yönetimi bağımsız olarak vergilere devam etmeye kararlı olduklarını vurguladı.
- Bugün gözler sabah saatlerinde TÜİK'in açıklayacağı Mayıs ayı resmî enflasyon verilerinde olacaktır. Anketlere göre aylık TÜFE artışının %2,0 olması ve yıllık rakamın %36,1 gerilemesi bekleniyor. Öncü veriler (İTO ve Türk-İş) bir çıt da olsa riskin yukarı yönlü olduğuna işaret etti.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.