Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 23/06/2026 - Salı
Savaşın gölgesinden Fed'in gölgesine: Risk iştahına faiz freni- ABD ile İran arasındaki müzakerelerde diplomatik ilerleme sağlanmasının enerji arzına ilişkin kaygıları hafifletmesine rağmen, Fed'in enflasyonla mücadelede yeniden faiz artırımlarına yönelebileceği ihtimali piyasaların keyfini kaçırıyor. Dün geceyi ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde satış baskısı ile tamamlarken, risk iştahı dendiğinde akla gelen Nasdaq Bileşik endeksi geceyi %1,3 düşüşle tamamladı. Olumsuz havanın bu sabah Pasifik'in diğer ucuna da sirayet ettiğini görüyoruz. Yapay zekâ ve yarı iletken hisselerinin öncülüğünde rekor üstüne rekor kıran Japon Nikkei endeksi, sekiz günlük yükseliş serisinin ardından kâr satışları ile %1,5 gerilerken, teknik göstergelerin de aşırı alım bölgesine işaret etmesi dikkat çekiyor. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsasında düşüş %5'i aşarken, son dönemin gözde yapay zekâ ve büyüme hisselerinde satışların genele yayıldığını görüyoruz. SpaceX son üç günde test ettiği zirve seviyeden %32 gerilerken Amazon dün geceyi %5 düşüşle tamamladı.
- Fed'in yeni Başkanı Warsh yönetiminde yıl sonuna kadar en az iki adet 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimalinin fiyatlanmaya başlanmasıyla doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY 101 seviyesinin üzerine yükselerek son 13 ayın zirvesini test etti. Güçlü dolar teması son dönemlerin zayıf halkası Japon yeni üzerinde ilave baskı yaratırken, USDJPY paritesi 162 seviyesine yaklaşarak son 40 yılın en zayıf seviyelerini test etmesi üzerine Japon Maliye Bakanı ile ABD Hazine Bakanı arasında olağanüstü bir görüşme gerçekleştirildi. Öte yandan, dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, İngiltere'de Başbakan Starmer istifa edeceğini açıkladı. Yerini almasına kesin gözüyle bakılan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham'ın ciddi bir rakiple karşılaşmaması, piyasalar açısından olumlu karşılandı. En azından belirsiz ve uzun sürecek bir liderlik yarışından kaçınılması sonrası sterlin 1,32 seviyesinin üzerine doğru hafifçe yükselirken, İngiliz devlet tahvillerine de alım geldiğini gördük.
- İngiltere'de muhafazakar partiye karşı yükselen tepki oylarıyla ezici bir üstünlükle seçimi 2024 yılında kazanan İşçi Partisi'nin bekleneni tam mânâsıyla veremediğini görüyoruz. Daha geniş bir açıdan bakarsak, son on yılda yedi başbakan değiştiren İngiltere'de siyasi istikrarın zedelenmeye başladığını not etmemiz gerekiyor. Bununla birlikte Burnham'ın ekonomi, dış politika ve savunma alanlarında nasıl bir yol haritası izleyeceğine ilişkin soru işaretlerinin de devam ettiğini görüyoruz. Piyasalar her ne kadar kısa vadede siyasi geçişin düzenli bir şekilde gerçekleşmesini fiyatlarken, uzun vadede İngiltere ekonomisinin karşı karşıya olduğu düşük büyüme, yüksek borçlanma maliyetleri ve kamu maliyesi sorunları gündemde kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
- Jeopolitik tarafta ise ABD-İran ile müzakerelerinde ilerleme sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalmaya devam etmesi petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlarken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 78 dolar seviyelerinde ve 200 günlük hareketli ortalamaların etrafında kalmaya devam etti. Her ne kadar gözler jeopolitik tarafta olsa da, finansal piyasaların yönünü belirleyen ana unsurun yeniden merkez bankaları ve faiz beklentileri olmaya başladığını görüyoruz. Bu minvalde, haftaya iyimser bir başlangıç yapan ve 67 dolar seviyelerinin üzerini test eden gümüşün ons fiyatı bu sabah 63 dolar seviyesinin de altına geriledi. Benzer bir şekilde, dün 4,220 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı bu sabah 100 dolar kadar gerileyerek 4,130 dolar seviyesine geriledi.
- Kıymetli metaller cephesinde bir süredir devam eden tatsız havanın yatırımcıları yormaya başladığını hissediyoruz. Ancak bugünkü tabloya biraz daha geniş bir açıdan bakmakta fayda görüyoruz. Altının onsu ocak ayı sonunda test ettiği 5,595 dolar seviyesinden sonra yaklaşık %28 gerileyerek altı aydan kısa bir sürede 4,022 dolar seviyesine kadar indi. Böylesine sert bir geri çekilmeyi sadece tek bir nedene bağlamak elbette mümkün değil. Yine de Fed'in yeni Başkanı Warsh'un bu hikâyede önemli bir payının olduğunu düşünüyoruz. Piyasaların, Warsh'un para politikasında nasıl bir yol izleyeceğini anlamaya çalıştığı bir dönemde, faizlerin yeniden yükselme ihtimalinin masaya gelmesi, faiz getirisi olmayan altın üzerinde ciddi bir baskı yarattı.
- Öte yandan, Warsh'un göreve gelişinin hemen ardından patlak veren savaş ve sonrasında gündeme gelen dev teknoloji halka arzları da dikkat çekici bir başka unsur oldu. Piyasalarda zaman zaman yaşandığı üzere, yatırımcıların bu arzlara katılabilmek için likidite yaratma ihtiyacı duyması, son yılların en çok kazandıran varlıklarından biri olan kıymetli metallerde satışları beraberinde getirdi. Bir anlamda altın ve gümüş, hem Fed kaynaklı belirsizliklerin hem de piyasanın nakit ihtiyacının arasında kaldı.
- Bundan sonra ne olacağı ise herkesin merak ettiği soru olarak öne çıkıyor. Biz, kıymetli metalleri son yıllarda zirvelere taşıyan yapısal dinamiklerin büyük ölçüde yerli yerinde durmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Merkez bankalarının rezerv tercihleri, başta ABD'de ve devamında dünyada giderek artan devasa kamu borçluluğu ve dünyanın kolay kolay kurtulamayacağı jeopolitik kırılganlıklar, uzun vadede zayıf dolar temasını yeniden gündeme taşıyabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle kısa vadede daha düşük seviyelerin test edilmesi ihtimalini göz ardı etmesek de, bugün birçok yatırımcının sorduğu "kıymetli metallerde hikâye bitti mi?" sorusuna cevabımız şimdilik net bir şekilde "hayır" olmaya devam ediyor.
- Fed'in efsanevi başkanlarından Alan Greenspan 100 yaşında hayatını kaybetti. 1987-2006 yılları arasında görev yapan Greenspan, 1987 borsa çöküşünden Asya ve Rusya krizlerine, dot-com balonundan 11 Eylül sonrasına kadar birçok kritik dönemde ABD ekonomisini yöneten isim olarak hafızalara kazındı. Özellikle 1990'lı yıllarda enflasyon yaratmadan büyümeyi destekleyen politikaları nedeniyle dönemin "ekonomi maestrolarından" biri olarak kabul edildi. Greenspan'ın vefatı, göreve henüz geçen Fed Başkanı Kevin Warsh ile yapılan benzetmeleri de yeniden gündeme getirdi. Warsh'ın geçen haftaki ilk FOMC toplantısının ardından yayımladığı son derece kısa ve sade politika metni, piyasa katılımcıları tarafından Greenspan döneminin daha az yönlendirme yapan ve piyasaya daha fazla alan bırakan iletişim tarzına benzetildi.
- Dün göreceli olarak haftaya sakin bir şekilde başlayan Türk hisse senetlerinin bugün küresel arenada var olan limoni havadan nasibini alacağını düşünüyoruz. USDTRY kuru kamunun kontrolünde güne 46,45 seviyelerinden başlarken, CDS risk primi ise savaş öncesi döneme geri dönerek 220 baz puan seviyelerinde salınmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin Türkiye'nin cari açık ve enflasyonla mücadelesine destek sağlayacağı beklentisiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinin diplerinde kalmaya dün de devam etti. Mevcut tablonun korunması hâlinde enflasyon görünümüne yönelik risklerin azalabileceği, bunun da TCMB'nin faiz indirimlerine beklenenden daha erken başlayabileceği ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.
- Dün Türkiye'de açıklanan tüketici güven endeksinin Haziran ayında 87,9 seviyesine yükselerek Haziran 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine geldiğini gördük. TCMB'nin iç talepte yavaşlama olduğunu söylediği bir ortamda son üç yılın zirvesine çıkan veri bizler açıkçası şaşırttı. Tek bir veriye bakarak yorum yapmak yerine, bundan sonraki aylara da bakarak daha anlamlı bir resim görmeye çalışacağız. Öte yandan, TCMB'nin açıkladığı sektörel enflasyon beklentilerinde Haziran ayı sonuçları açıklandı. On iki ay sonrasına ilişkin hanehalkı enflasyon beklentisi %46,13 iken USDTRY kuru beklentisi ise 52,67. Bugüne göre bakarsak sadece %14 düzeyinde bir artış beklentisi var. Bu da yurt içi yerleşiklerin TL ile âşkının neden devam ettiğinin en somut göstergesi olarak ön plana çıkıyor.
- Hazır verilerden söz etmişken, bugün İngiltere, Avrupa ve ABD'de açıklanacak imalat sanayi PMI verilerini takip edeceğiz. Perşembe günü ise ABD'de açıklanacak Fed'in favori enflasyon göstergesi PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu) ve GSYH büyüme verilerinin kritik olacağını düşünüyoruz.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.