Günlük Piyasa Bülteni

Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.

Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 02/06/2025 - Pazartesi

Rusya'nın Pearl Harbour'ı: Jeopolitik riskler tırmandı!

  • Ukrayna ile Rusya arasında İstanbul'da yapılacak doğrudan barış görüşmelerinin arifesinde, savaş yeniden tırmandı. Rusya'nın Bryansk bölgesinde, 388 yolcuyu taşıyan bir trenin geçtiği sırada stratejik yerleşim birimlerini birbirine bağlayan bir otoyol köprüsü havaya uçuruldu. Aynı gün Ukrayna, Sibirya’nın derinliklerindeki nükleer kapasiteli Rus bombardıman uçaklarına yönelik şimdiye kadarki en uzak menzilli saldırısını düzenledi. Ukraynalı bir istihbarat yetkilisine göre, saldırı, patlayıcı yüklü dronların gizlice üs çevresine taşınmasıyla gerçekleştirildi ve 41 savaş uçağı hedef alındı. Rusya Savunma Bakanlığı, beş bölgede askeri hava üslerine yapılan bu saldırıları doğrularken, Murmansk ve Irkutsk bölgelerinde uçaklarda yangın çıktığını açıkladı.
  • Rusya'nın Pearl Harbor'ı olarak tanımlanan bu gelişmeler ardından Rusya da Ukrayna’ya karşı şimdiye kadarki en büyük dron saldırısını başlattı. Bu gelişmeler, Ukrayna ve Rusya arasındaki barış görüşmelerinin yapılacağı İstanbul'daki toplantı öncesinde yaşanırken, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Savunma Bakanı Umerov’un İstanbul’daki ikinci tur barış görüşmelerine katılacağını açıkladı. Başkanı Trump ise taraflara barış çağrısı yaparak aksi takdirde ABD’nin desteğini çekebileceğini ima etti. 
  • Dönelim biraz da yurt dışı piyasalara. Trump dünyasında, kurala bazlı düzenden keyfiyete bağlı düzene geçiş sancıları yaşanırken, hukuk devletinde,  mahkemelerin aldığı karşılıklı kararların piyasalarda yarattığı volatiliteye tanıklık ettik. Tariflerin yetki aşımına işaret etmesi ile iyimser bir seyir izleyen piyasalar, ertesi gün hukukî belirsizlik şimdilik Trump lehine çözülmüş olması ise satış baskısı yarattı. Daha basit bir anlatımla, Trump istediğini yapıca dolar değer kaybederken, aski durumda ise değer kazanıyor. FED'in yakından takip ettiği PCE enflasyonu beklentilerin altında kalıp yıllık %2,1 oldu. Enflasyon endişesine rağmen henüz o cenahta tehlikeli bir durum yok. Bu nedenle piyasaların kılavuz kargası 10 yıllık devlet tahvil dört haftalık kesintisiz yükseliş ardından haftayı %4,40'ın altına gerileyerek tamamladı. 
  • Yeni ayın ve haftanın ilk işlem gününde, ABD borsalarının vadeli işlemleri ve Asya borsaları haftayı topyekûn kırmızı renk ile karşılıyor. ABD ile Çin arasında devam eden ticaret gerilimlerini ve her ayın ilk Cuması ABD'de açıklanacak istihdam verileri yatırımcıların radarında bulunuyor. Başkan Trump’ın ithal çelik ve alüminyum üzerindeki tarifeleri %25'ten %50’ye çıkarma tehdidi, Avrupa Birliği'nin tepkisini çekti. Beyaz Saray, Trump’ın Çin lideri Xi ile görüşeceğini açıklasa da, Pekin bu iddialara sert tepki verdi. Bu gelişmeler piyasada risk iştahını azaltırken, gösterge endeks Japonya borsası %1,4, Hong Kong borsası ise %2,5 geriledi. 
  • Kurban Bayramı tatili nedeniyle kısa geçecek haftada, Avrupa Merkez Bankası'nın Perşembe günü sonuçlanacak olağan faiz toplantısından faiz indirim kararı çıkmasına kesin gözüyle bakıyoruz. Son bir yılda yedi kez faiz indiren ECB'nin politika faizini 25 baz puan daha indirerek %2,0 seviyesine çekmesini bekliyoruz. ABD ile Avrupa arasında faiz farkı ve büyüme görünümü ABD ekonomisi lehine olsa da, maliye ile ticaret politikaları cephesinden gelebilecek yeni olumsuz haberlere karşı kırılgan bir görünüm sergileyen (Trump riski) doların yeni hafta bir miktar da olsa değer kaybı ile başladığını görüyoruz. EURUSD paritesi 1,1360 seviyelerinden işlem görüyor.
  • Her ayın ilk Cuması ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan ve ABD ekonomisinin gidişatı hakkında en önemli veri olarak kabul edilen tarım dışı istihdam raporunun Mayıs ayında 130 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2 seviyesinde kalması bekleniyor. Zayıf bir istihdam verisi, FED’in faiz indirimi ihtimalini artırabilir. Ancak Eylül ayına kadar bir faiz indirimi olasılığı %75 olarak fiyatlanıyor. ABD Hazinesi’nin artan borçlanma ihtiyacıyla 30 yıllık tahvil faizleri %5 sınırına yaklaşırken, dolar endeksi zayıf seyrini sürdürüyor. Bu ortamda güvenli liman altının ons fiyatı yeniden 3,300 dolar seviyesinin üzerine yükselirken, bir diğer değer saklama aracı olan bitcoin ise 105bin dolar seviyelerinde yatay seyrini korumaya devam ediyor. Siyah altın petrol ise OPEC+’ın üretimi sınırlı artırma kararında destek bulsa da, hafta sonu Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik gerçekleştirdiği saldırıların çapı göz önüne alınırsa, Rusya'nın taktiksel nükleer silah kullanma ihtimali jeopolitik riskleri artırmak suretiyle petrol fiyatları da yukarıya taşıdı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı %2'nin üzerinde artışla 64 dolar seviyesine yükseldi.
  • Dönelim biraz da Türk Mali piyasalarına... Geride bıraktığımız hafta TL ve TL cinsi finansal varlıklar süregelen dedikodu mekanizmasının gölgesinde (Bakan Şimşek, erken seçim, CHP kurultayı...) satış baskısına boyun eğdi. Yabancı indinde Türkiye'nin 5 yıl vadede risklerini gösteren CDS risk primi 328 baz puan kadar yükseldi. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, söz konusu gösterge siyasi iklimin değiştiği 19 Mart öncesinde 240-250 baz puan aralığında ve pandemi döneminden bu yana en düşük seviyede seyrediyordu. Hisse senetlerinde özellikle limoni görünüm geride bıraktığımız hafta genelinde devam etti. Bankacılık sektörü haftanın son iş gününü %3'e yakın sert satışlarla tamamlarken, ana endeks üzerinde de %1,7 oranında aşağı yönlü baskı kurdu. Bir adım geri çekilip bakarsak, geride bıraktığımız haftanın tüm günlerinde ana endeks düşerken son iki haftada da kayıp oranı %7'yi buldu. Her ne kadar dedikodu mekanizması ön planda olsa da, borsanın şirketlerden oluştuğunu, şirketlerin de kaydettiği finansal performansın fiyatı belirlediği görüşünden hareketle, kârsızlık sorununun zayıf performansın müsebbibi olarak gördüğümüzü de not etmemiz gerekiyor.
  • USDTRY kuru 39,25 seviyesine yükselerek son günlerde bebek adımlarının ötesine geçmek suretiyle günlük TL faiz kazancının ötesinde bir performans kaydettiğini görüyoruz. Eğer 19 Mart süreci yaşanmasaydı, kuvvetle muhtemel TCMB faiz indirimlerine devam edecek, Türk Lirası Referans faiz oranı da bugünkü seviyesinin (%49) yaklaşık %10 altında olacaktı. 19 Mart sürecini sadece rezervlerde üzerinde değil, faiz oranları üzerinde de baskı kurarak dolaylı yoldan hisse senetlerini hırpaladığını da kabul etmemiz gerekiyor. Risksiz faizin yükseldiği ya da para piyasası fonları ile aylık %4 garanti para kazanıldığı bir ortamda kim neden risk alıp hisse senedi alsın! TCMB'nin 19 Haziran tarihinde sonuçlanacak olağan toplantısını pas geçmesi ardından işler yolunda giderse (gerek yurt içi gerekse de yurt dışı) 24 Temmuz toplantısında faiz indirimine soyunabileceğini düşünüyoruz. Yılın geriye kalan üç toplantısında da faiz indirimine soyunmasını beklediğimiz TCMB'nin sene sonunda politika faizini, altını çizerek ceteris paribus, %35 seviyesine getirmesini şimdilik baz senaryomuz olarak kabul ediyoruz. 
  • Makro cephede ise haftanın son iş günü TÜİK'in açıkladığı iki önemli veri dikkatimizden kaçmadı. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ise yıllık bazda %2,0 büyüme kaydetti. İktisadi faaliyet kollarına göre bakıldığında sanayi %1,8, tarım ise %2,0 daralma kaydederek olumsuz tarafta yer alırken, inşaat sektörü ise büyümeye %7,3 ile olumlu katkı koymuş. Verileri tersten okursak, GSYIH içinde sanayinin payı 19%'a, tarımın payı ise %2'ye düşmüş. Yani toplam ekonominin sadece %21'ini reel ekonomi oluştururken (yakın geçmişte bu oran %30'a yakındı), %79'unun ise hizmetler sektörüne ait olduğunu söyleyebiliriz. Dezenflasyon sürecinin bir parçası olarak büyümeden bir miktar feragat edilmesini anlayışla karşılıyoruz lâkin sanayisizleşme riskinin de arttığını söylememiz gerekiyor! 
  • Öte yandan TÜİK'in açıkladığı Nisan ayı istihdam raporuna göre, manşet işsizlik oranı 0,6 puan artışla %8,6'ya yükselirken, daha geniş tanımlı bir gösterge olan atıl işgücü oranı ise %32,1 seviyesine yükselerek tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaştı. TÜİK atıl işsiz oranını şu şekilde tanımlıyor: zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü. Nisan ayı istihdam verisinin ekonomik gidişata yönelik olumsuz bir tablo sergilediğini not etmemiz gerekiyor. 
  • Hafta sonu İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından açıklanan Mayıs ayı enflasyon rakamlarına göre aylık TÜFE %2,83 artarken, yıllık gerçekleşme ise %46,57 oldu (bir önceki ay %47,21). Harcama kalemlerine bakınca gıda ve alkolsüz içecekler aylık olarak %3,2 artış kaydederken, enflasyonun müsebbibi olarak gördüğümüz eğitim, konut ve sağlık kalemlerinde ise yıllık artışlar dikkat çekiyor. İTO'nun 2025 yılında devreye aldığı yeni seri nedeniyle TÜİK ile karşılaştırma yapmamız çok da kolay olmasa da, ya da İstanbul'da hayat daha pahalı olsa da, yarın TÜİK tarafından açıklanacak resmî Mayıs ayı enflasyon verilerine ışık tutan öncü veriler, %2 olan olan medyan beklentini bir çıt da olsa üzerinde bir veri ile karşı karşıya kalabileceğimizi gösteriyor.
  • Haziran ayının ilk iş gününde dünya genelinde imalat sanayi PMI verilerini takip edeceğiz. Powell'ın konuşması ön planda olacak. 


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.