Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 10/09/2026 - Perşembe
Petrol yükseliyor, rafineri marjları uçuyor: Gözler ECB, ABD ÜFE ve TCMB'de- ABD ile İran arasındaki savaşın yeniden tırmanmasıyla tansiyonun da artmaya başladığını görüyoruz. İran, 2 ABD gemisi ile 8 petrol tankerine saldırdığını açıklarken, ABD ordusu ise gece boyunca 5 İran petrol tankerini batırdığını duyurdu. Böylece savaşın başlamasından bu yana bölgedeki gemilere yönelik en geniş çaplı karşılıklı saldırılar yaşandı. Haber akışında çatışmaların ticari gemilere de sıçradığı görülürken, İran ayrıca Ürdün'deki ABD üssünü balistik füzelerle hedef alırken, saldırının büyük ölçüde Ürdün tarafından önlendiği açıklandı.
- Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişinin de hâliyle belirgin şekilde azaldığını görüyoruz. Savaş öncesinde dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su hattında, son haftalarda günlük geçişlerin 8-9 milyon varile kadar toparlanması petrol fiyatlarının bir miktar gerilemesini sağlamıştı. Lâkin çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle bu miktarın 2 milyon varile kadar düştüğü belirtiliyor. Arzı azalan bir ürünün fiyatı yükselir kuralından hareketle, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 102 dolar seviyesinin kıyısına gelerek son yedi haftanın zirvesine çıktı. Üstelik yükseliş yalnızca ham petrolle sınırlı değil. Dizel fiyatlarındaki artışın daha da sert olması dikkat çekerken, Avrupa'da dizel ile ham petrol arasındaki fiyat farkı 76 dolar/varile kadar yükseldi. Bu tablo, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon baskısının daha da artabileceğine işaret ediyor.
- Benzer bir sıkışma doğalgaz cephesinde de yaşanıyor. Avrupa'da doğalgaz fiyatları, Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırıların artmasıyla 80 euro/MWh seviyesini aşarak Ocak 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Katar'dan LNG sevkiyatının normalleşmesinin gelecek yılın başını bulabileceği tahmin edilirken, Avrupa'nın kış öncesi stok seviyeleri de geçen yıla göre daha zayıf. Depoların şu anda %67 dolulukta olduğu, geçen yıl aynı dönemde bu oranın yaklaşık %79 seviyesinde bulunduğu görülüyor. Kış başlangıcında doluluk oranının ancak %73'e ulaşmasının beklenmesi de arzın sınırlı, stokların düşük olduğu bir ortamda Avrupa'nın LNG için daha yüksek fiyat ödemek zorunda kalabileceğine ve enerji fiyatları üzerindeki baskının bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor.
- Her ne kadar Trump savaşın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından sona erebileceğini söylese de, sahadaki gelişmelere bakınca çatışmaların çok daha uzun sürebileceğine ilişkin endişelerimizin arttığını da kabul etmek gerekiyor. Tıpkı Ukrayna-Rusya savaşında olduğu gibi, orta-uzun vadede iyimser bir senaryonun bizi beklediğine yönelik inancımız da giderek zayıflıyor. Savaşın uzaması, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve enerji fiyatlarının yüksek seyri, enflasyon üzerindeki baskının kısa sürede ortadan kalkmayabileceğine işaret ediyor. Elbette, talepten ziyade arz şokunun yarattığı bu enflasyonist baskılara merkez bankalarının faiz artırarak cevap vermesinin ne kadar doğru ve etkili bir tedavi yöntemi olacağını da ayrıca düşünmek gerekiyor.
- Bu bağlamda, bugün sonuçlanacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) olağan PPK toplantısında politika faizinin 25 baz puan artırılarak %2,25'ten %2,50'ye yükseltilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Savaşın yeniden şiddetlenmesi ile petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, enerji ithalatçısı olan Euro Bölgesi'nde enflasyon endişelerini yeniden artırdı. Enflasyon hâlihazırda %3'ün üzerinde seyrederken, çekirdek enflasyonun %2,4'e gerilemesi ve ücret artışlarının yavaşlaması, enerji dışındaki fiyat baskılarının şimdilik daha kontrollü olduğunu gösteriyor. Yüksek enerji maliyetlerinin yanı sıra, haziran ayında yapılan faiz artışının ekonomik aktivite üzerinde henüz belirgin bir baskı yaratmaması da ECB'nin elini güçlendiriyor.
- Bu nedenle ECB'nin bugün yalnızca faiz artırmakla kalmayıp, enflasyon düşmediği takdirde yeni artışlara da kapıyı açık bırakması bekleniyor. Piyasalar gelecek yıl sonuna kadar iki veya üç faiz artışını daha fiyatlarken, ECB'nin bugün büyüme tahminlerini yukarı çekmesi, enflasyonun %2 hedefine dönüşünün ise daha uzun süreceğini öngörmesi bekleniyor. EURUSD paritesi 1,1640 seviyelerinde kararı beklerken, zayıf dolar temasına paralel EUR'da yükseliş isteğinin korunmasını bekliyoruz.
- Son dönemde tahvil faizlerindeki yükseliş ve beraberinde yenin değer kaybı karşısında ABD ile koordineli şekilde müdahalede bulunan Japonya'da, faiz artırım beklentileri de artık daha yüksek perdeden konuşulmaya başlandı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Yönetim Kurulu Üyesi Masu, enflasyonun hızlanması hâlinde faizlerin beklenenden daha hızlı artırılabileceği uyarısında bulundu. Savaşın petrol ve kimyasal ürün fiyatlarını yukarı çekmesi, zayıf yen ve artan gıda fiyatları Japonya'da üretim maliyetlerini artırırken, şirketlerin bu maliyetleri geçmişe kıyasla daha kolay tüketici fiyatlarına yansıtması enflasyonun kalıcı hâle gelme riskini de büyütüyor. Masu, finansal koşulların hâlâ oldukça gevşek olduğunu ve enflasyonun yeniden hızlanması durumunda BoJ'un hızlı faiz artırmak zorunda kalabileceğini söyledi.
- BoJ'un 18 Eylül'de sonuçlanacak olağan para politikası toplantısında politika faizini %1'den %1,25'e yükseltmesi, ardından 2027'nin ikinci çeyreğinde %1,75'e çıkarması bekleniyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ve zayıf yenin devam etmesi hâlinde, Japonya'da uzun yıllar sonra faiz artışlarının tahmin edilenden daha hızlı ilerlediği bir döneme girilebileceğini de göz ardı etmemek gerekiyor. USDJPY paritesi bu sabah 153 seviyelerinde işlem görürken, teknik bir bakış açısıyla aşağıda 140 seviyesine kadar büyük bir boşluk bulunuyor.
- Yenin hızlı değer kazanmasının, yıllardır küresel piyasalarda önemli bir finansman kaynağı olan carry trade işlemlerini de zorlayacağını düşünüyoruz. Japonya'da faizlerin yükselme ihtimali ve yenin son dönemde güçlenmesi, düşük faizle yen borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapmayı eskisi kadar cazip olmaktan çıkaracaktır. Her ne kadar İsviçre frangı düşük faiz nedeniyle öne çıksa da, haber akışlarında bu pozisyonların şimdiden kalabalık olduğu görülüyor. Kanada doları ABD ile yaşanan sorunlar, euro ise kendi faiz ve büyüme belirsizlikleri nedeniyle net bir alternatif sunmaktan uzak dururken, yenin yerini dolduracak yeni bir para biriminin henüz ortaya çıkmadığını belirtmemiz gerekiyor.
- Yen değer kazanmaya aday görünürken, doların piyasa değeri açısından takip ettiğimiz sepet bazlı DXY endeksi 99 seviyesinin altında salınmaya devam ediyor. Buna karşılık doların piyasa faizi olarak izlediğimiz 10 yıllık ABD tahvil faizi %4,85 seviyesine kadar yükselmiş durumda. Dünyanın hemen her yerinde uzun vadeli tahvil faizleri yukarı yönlü baskı altında kalırken, piyasaların korku endeksi olarak bilinen VIX'in hâlâ 16 seviyelerinde seyretmesi ise piyasaların mevcut gelişmeleri şimdilik çok da büyük bir tehdit olarak fiyatlamadığına işaret ediyor. Daha da dikkat çekici olan ise tahvil faizlerindeki yükselişe rağmen doların güç kazanamaması! ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşmasıyla birlikte düşünüldüğünde, bu durum uzun vadede hem dolara hem de ABD devlet tahvillerine duyulan güvenin sorgulanmasına neden oluyor. Bu tablo da güvenli liman talebini canlı tutuyor.
- Bu bağlamda faiz kazancı olmayan ama doların zayıflığından destek alan altının ons fiyatı 4,415 dolar seviyelerine hafif de olsa toparlanırken, gümüşün ons fiyatı ise dün 68 dolar seviyesinin üzerine kadar yükseldi. Gümüş için aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, teknik mânâda takip ettiğimiz formasyonun çalışması için 71 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmemiz gerekiyor. Böyle bir durumda, daha da yukarıda 92 dolar seviyesini hedefleyeceğiz.
- Enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş net enerji ithalatçısı olan Türkiye'nin gündemini meşgul ederken, son dönemlerde olduğu üzere döviz kurunun bebek adımlarıyla yükselişi devam ediyor. Tahvil faizleri ve CDS risk primi ise sakin ve dengeli bir seyir izliyor. Hisse senetleri cephesinde ise SPK düzenlemesinin ardından dalga boyunun yüksek olduğunu görüyoruz. SPK düzenlemesine uyumlanmaya çalışırken finansal zorluk yaşayan bir şirketin, başka bir şirket tarafından satın alınma girişimi dün manşetleri meşgul etti. Fon piyasasında yaşanan gelişmeleri büyük bir dikkatle takip ediyor ve biraz da anlamakta zorlanıyoruz. Gözler bugün TCMB'nin olağan Eylül ayı PPK toplantısında olacaktır. Politika faizinin %37 seviyesinde sabit tutulacağını, ilk indirimin ise ölçülü bir şekilde Ekim ayı toplantısıyla başlayacağını düşünüyoruz.
- Ortadoğu'da tansiyon artışı ve bunun sonucunda enerji fiyatlarındaki yükselişin ivmelenmesi ile risk iştahının olumsuz etkilendiği dünkü günde Avrupa ve ABD borsaları günü düşüşle tamamladı. Sevimsiz havanın bu sabah Pasifik'in diğer ucunda da sirayet ettiğini görüyoruz. İhracat odaklı ekonomisi nedeniyle gösterge endeks Tokyo borsası, para birimi yeninin değer kazanmasıyla %0,6 gerilerken, Hong Kong ve Tayvan borsalarında ise %1 civarında kayıplar görüyoruz.
- Jeopolitik riskler yüksek kalmaya devam ederken, piyasaların gündemi ise oldukça yoğun görünüyor. Bugün sonuçlanacak ECB faiz toplantısının yanı sıra makro cephede ABD'de üretici enflasyonu, yarın ise tüketici enflasyonu Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından yakından takip edilecektir. Piyasalar haftaya çarşamba günü sonuçlanacak olağan eylül ayı FOMC toplantısında Fed'in %60 ihtimalle faiz artışına soyunacağını fiyatlarken, sene sonuna kadar ise 36 baz puan artırım fiyatlanıyor. TCMB'nin olağan PPK toplantısının yanı sıra, sanayi üretimi ve her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB'nin haftalık bülteni ön plana çıkıyor.
*Gümüş
*Avrupa'da doğalgaz fiyatları ve Rafineri Marjı
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.