Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 19/06/2026 - Cuma
Petrol geriliyor, dolar güçleniyor, kıymetli metaller baskı altında- ABD ile İran arasında imzalanan geçici anlaşmanın ardından gözler uygulama aşamasına çevrilmiş olsa da, taraflar arasındaki güvensizliğin devam ettiğini görüyoruz. ABD Başkan Yardımcısı Vance'in Cenevre'de yapılması planlanan görüşmelere katılmak üzere gerçekleştireceği ziyaretin iptal edilmesi ve İran'ın yeni müzakereler öncesinde Washington'dan anlaşmanın uygulanmaya başladığına dair somut adımlar görmek istemesi, sürecin kolay ilerlemeyeceğine işaret ediyor.
- Bu nedenle piyasalarda son günlerde oluşan iyimser havaya rağmen, önümüzdeki 60 günlük dönemin oldukça zorlu geçebileceğini düşünüyoruz. Üstelik İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi ve İran cephesinden gelen açıklamaların müzakerelerin kolay olmayacağına işaret etmesi, kalıcı bir anlaşmaya giden yolun hâlen önemli riskler barındırdığını gösteriyor.
- Öte yandan, sahada savaş sona ererken, masada devam eden mücadelenin İran'ın mı yoksa ABD'nin mi daha kazançlı kalktığı tartışmasının ise yeni başladığını görüyoruz. Yaptığımız okumalarda ve elde ettiğimiz izlenim, İran'a yönelik yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi, petrol ihracatının yeniden başlaması ve milyarlarca dolarlık yatırım fonunun devreye girmesi öngörülüyor. Bu nedenle son dönemde piyasalarda oluşan iyimserliğin arka planında sadece savaşın sona ermesi değil, aynı zamanda İran ekonomisinin yeniden küresel sisteme entegre olabileceği beklentisi de bulunuyor.
- ABD-İran krizinin sona ermesine yönelik diplomatik süreçte Türkiye'nin de önemli rol oynadığı yönünde haberler dikkatimizi çekiyor. Savaşın yarattığı güvenlik risklerini yönetmeye çalışan Ankara'nın, süreç boyunca hem NATO hem de Körfez ülkeleri nezdinde konumunu güçlendirdiğini hep birlikte tecrübe ettik. Middle East Eye'ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Türkiye'nin bölgesel krizleri stratejik fırsata dönüştürme kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğu değerlendirmesine de yer verdiğini not edelim.
- Haftanın son işlem gününde Asya piyasaları karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası yatay bir seyir izlerken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %1,5 geriledi. Her ne kadar ABD piyasaları bugün tatil konumunda olsa da, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise %0,5 civarında düşüş dikkat çekiyor. ABD ile İran arasında imzalanan geçici anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerlerinin yeniden geçmeye başlaması, Brent petrolün haftalık bazda yaklaşık %10 değer kaybederek 79 dolar seviyesine gerilemesine neden oldu. Düşen enerji fiyatlarının enflasyon baskılarını hafifleteceği beklentisiyle Japonya'nın Nikkei endeksi haftalık bazda %8 yükselirken, Güney Kore borsasındaki yükseliş %10'a dayandı. Her iki endeks de tarihi zirvelerini yeniledi.
- Madalyonun diğer yüzünde ise Fed'in şahinleşen tonu yer alıyor. Dokuz Fed üyesinin yıl sonuna kadar faiz artırımına ihtiyaç duyulacağını düşünmesi sonrasında dolar endeksi 100,8 seviyesine yükselerek son 13 ayın en yüksek seviyelerine yaklaşırken, USDJPY paritesi de 161 seviyesini aşarak son iki yılın zirvesini gördü. Normal şartlarda petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı yeni desteklemesi gereken gelişmeler olarak öne çıkarken, Fed Başkanı Warsh'un yarattığı şahin hava şimdilik tüm bu etkileri gölgede bıraktı. Bir tarafta düşen petrol fiyatları ve azalan jeopolitik riskler hisse senetlerini desteklerken, diğer tarafta Fed'in enflasyonla mücadele konusunda geri adım atmayan duruşu (doların güçlenmesi) faiz getirisi olmayan altın ve gümüş gibi kıymetli metalleri baskılıyor.
- Bu sabah önde gelen para birimlerine göre doların değerini gösteren DXY sepetinin son 13 ayın zirvesine ulaşması ardından altının ons fiyatı 4,150 dolar seviyesine gerilerken, gümüşün ons fiyatı ise 64 dolar seviyesinin altını test etti. Fed toplantısı öncesinde yaklaşık %60 seviyesinde bulunan Aralık ayı faiz artırım ihtimali bugün %90'a yaklaşırken, Goldman Sachs'ın yıl sonu altın tahminini 5,400 dolardan 4,900 dolara çekmesi, piyasanın son günlerdeki bakış açısındaki değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Büyük resimde ise, her ne kadar 60 günlük sürenin kolay geçmeyeceğini düşünsek de, barış ortamı tesis edildikçe petrol fiyatlarında düşüşün devam etme ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Mesela dün varılan barış antlaşmasından sonra Kuveyt'in petrol üretimini artırma kararı alması gün içinde Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 76,55 dolar seviyesine kadar itti. Petrolün gerilemesi, hâliyle enflasyonist kaygıları da yumuşatarak merkez bankalarının da daha rahat nefes almasına olanak sağlayacaktır.
- Çarşamba akşamı mikrofon karşısında geçen Fed'in çiçeği burnunda başkanı Warsh da altı hafta sonra bambaşka bir senaryo ile karşı karşıya kalabileceklerini, sadece manşet enflasyona bakmanın da doğru olmadığını söyleyerek aslında bizlere farklı bir görüş sundu. Her ne kadar bir süredir teknik mânâda dolar endeksinde 100,50 seviyesinin üzerini tehlikeli bulduğumuzu iddia ederek dikkat çeksek de, temel açıdan baktığımızda ise barış ortamının tesis edilmesi ve petrol fiyatlarında süregelen düşüşün korunması durumunda bugünlerde piyasalarda var olan güçlü dolar temasının kalıcı olmayacağını düşünüyoruz! Bu görüşümüzü savaş ortamının en şiddetli günlerine bile dile getirdiğimizi hatırlatmam gerekiyor. Bu minvalde, her ne kadar kıymetli metaller yönünü aşağıya çevirseler de, henüz trend değişikliğinden söz edecek noktada değiliz.
- Dün 507 hocanın paylaştığı altın raporunun da dikkatimi çektiğini söylemem gerekiyor. Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) merkez bankaları arasında gerçekleştirdiği son ankete katılan merkez bankalarının %89'u küresel altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ayda artmaya devam edeceğini düşünürken, %45'i kendi altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtti. Bu oran, anketin dokuz yıllık tarihindeki en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Belki de daha dikkat çekici olan nokta ise doların geleceğine ilişkin beklentiler oldu. Katılımcıların yaklaşık dörtte üçü, ABD dolarının küresel rezervler içerisindeki payının önümüzdeki beş yılda azalacağını öngörürken, söz konusu payın önemli ölçüde altına kayacağı düşünülüyor. Öte yandan, Euro ve Yuan gibi diğer para birimlerinin payının ise büyük ölçüde değişmeden kalması bekleniyor. Jeopolitik risklerin arttığı mevcut ortamda merkez bankalarının altını kriz dönemlerinde güvenli liman, uzun vadede ise değer saklama aracı olarak görmeye devam ettiğini anlıyoruz.
- Türkiye cephesinde ise hafta sonu fonlama maliyetinin de yardımıyla USDTRY kuru pazartesi valörlü işlemlerde 46,45 seviyesine yaklaşırken, CDS risk primi ise 220 baz puan seviyesinde kalarak savaş öncesi döneme geri döndü. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin Türkiye'nin cari açık ve enflasyonla mücadelesine destek sağlayacağı beklentisiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,35 seviyesine geriledi. Mevcut tablonun korunması hâlinde enflasyon görünümüne yönelik risklerin azalabileceği, bunun da TCMB'nin faiz indirimlerine beklenenden daha erken başlayabileceği ihtimalini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz. Bu beklentiyi fiyatlayan Borsa İstanbul Bankacılık endeksi dün günü %3,6 yükselişle tamamlarken, son iki haftanın performansı ise %20 artış yönünde olduğunun altını çizmek isteriz.
- Her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB'nin haftalık bültenini ve bu paralelde günlük analitik bilançosunu yine enine boyuna irdeledik. Buna göre, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 17 Haziran valörlü işlemlerde 32,3 milyar dolar seviyesine kadar yükseldi. Son dört iş gününde artış yaklaşık 11 milyar dolar oldu. Altın fiyatları her ne kadar son günlerde volatil olsa da, TCMB'nin devam eden döviz alımlarıyla pozisyonun iyileşmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Öte yandan, haftalık verilerde, 12 Haziran ile biten haftada, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları parite etkisinden arındırılmış seriye göre 0,27 milyar dolar artış kaydetti. Ayşe Teyze'nin Türk Lirası ile âşkı devam ederken, kıymetli metallerin de toplam döviz mevduatı içinde payının son haftalarda azalmaya başladığını görüyoruz (bakınız grafik). Söz konusu haftada, yurt dışı yerleşiklerin net menkul kıymet hacminin ise 0,7 milyar dolar arttığını not edelim. Hisse senetlerinde son beş haftadır süregelen azalma 1,6 milyar dolar seviyesine ulaşırken, DİBS ve Eurobondlarda ise artış görüyoruz.
*DXY
*Gerçek kişilerin kıymetli maden depo hesaplarının toplam döviz mevduatı içinde payı
*Kıymetli metallerin toplam döviz mevduatı içinde payı
*Türkiye'nin Menkul Kıymetlerinde (DİBS ve Hisse Senedi) Net Yabancı Hareketi (milyar $)
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.