SmartCard Yılbaşı Taksit Kampanyası
İktisatbank Arsa Kredisi
SmartCard Fitness ve SPA İndirim Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 27/10/2017 

Günaydın. Mutlu, huzurlu ve her şeyden önce sağlıklı bir gün olması dileğimle
  • ABD vize krizi, Türk Bankalarına ceza kesilebileceği, Almanya’nın kredileri kısıtlama çabası gibi negatif gelişmeler Türkiye’ye yönelik genel bir ambargo uygulandığı algısı yaratarak finansal piyasalarda sert satışlara neden oluyor
  • İç kaynaklı gelişmelerin yanı sıra, FED Başkanlığı için güç kazanan şahin aday Prof. Taylor ve devamında ABD Dolar’nın genele yayılan değerlenmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde satış baskısı kurdu 
  • Dün Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alım programında azaltıma gitmesine rağmen kararın güvercin olarak algılanması, EUR’da sert satışları beraberinde getirdi 
  • Teknik manada, EUR/USD paritesinde, 1,1650 altında yaşanan gecelik kapanış ardından 1,12 hedef seviyesi ile kısa pozisyon alınabileceğini düşünüyoruz (zarar kez: 1,1725) (bakınız grafik) 
  • TCMB dün sonuçlanan olağan PPK toplantısında, beklenildiği üzere hamle yapmadı. Faiz konusunda, piyasanın, TCMB’nin faiz artırım alanını test etmek isteyebileceğini düşünmeye başladık 
  • USD/TL kurunda Ocak 2017 ayında yaşanan panik işlemlerin havasını yine koklamaya başladık. Likiditenin kaybolduğu saatlerde, önemli teknik seviyelerin peş peşe kırıldığını ve yönün yukarı olduğunu söyleyebiliriz 
  • Teknik manada, 3,81 seviyesinin üzerinde, 3,92 – 3,94 seviyelerinin yakın bir zamanda test edilebileceğini düşünüyoruz. Üzerinde ise şimdilik soğuk ve keşfedilememiş derin sular bulunuyor 
  • Yatırımcıları uzun bir süredir yaklaşan fırtınaya karşı temkinli olmaya davet ediyorduk. Riskli pozisyonların gözden geçirilmesi ve likidite yönetimine azami dikkat edilmesini gerektiğinin altını bir keza daha çiziyoruz 
  • Bugünün veri gündeminde ABD’de açıklanacak olan 3Ç GSYİH büyümesi ve Ekim ayı tüketici güven endeksi takip edilebilir

Türk Mali piyasalarında satış baskısı her geçen gün biraz daha hissedilmeye başlandı. ABD ile yaşanan vize krizi, Türk Bankalarına İran ile ilgili yaptırımları delme nedeniyle ABD’nin ceza kesebileceği haberi, akabinde, ABD yaptırımlarından endişe eden Avrupa menşeli bankaların Türkiye kredilerinde zorluklar çıkarması ve bunun da 2 gün Bloomberg International haberi ile iyice su yüzüne çıkması, söz konusu siyasi ve diplomatik sıkıntılara ilaveten ABD cephesinde de ivme kazanana doların değerlenme süreci, ister istemez gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı kurarken, kendi riskleri ile ayrışan Türkiye, yabancı nezdinde kredibilite kaybına uğrayarak, yaşanan güven sorununa bağlı olarak negatif ayrıştı. Hatırlanacağı üzere, ABD vize krizi ile başlayan negatif süreç öncesinde 3,6160 seviyesinde olan USD/TL kuru, dün akşam 3,84 seviyesine dayanarak panik havasının da artmasına neden oldu. Benzer bir şekilde, bütçe açığı vererek gevşek maliye politikası ile iç tüketim ağırlıklı, ürettiğinden daha fazla tüken Türkiye’de öne çıkan bütçe açığını kapatma adına fazladan borçlanan Hazine’nin ikincil piyasa faizlerinde yarattığı yukarı yönlü baskıya paralel, dün 10 yıllık tahvil faizinin bileşik getirisi % 12 seviyesine dayanarak sıkıntıyı ön plana çıkardı. Borsa cephesinde ise, dünyada esen tahvil sat hisse senedi al furyasına paralel göreceli olarak daha sağlam durduğunu görüyoruz. Lakin, risksiz faiz oranı olarak şirket değerlendirmelerinde kullanılan faizinin % 10 olduğu, ama faizin dün % 12 seviyesine yükselmesi ile gelecek nakit akışlarının bugüne indirdiğimiz şirketlerin de fiyat hedef seviyelerinde aşağı yönlü revizyonların yakında gelebileceğini düşünüyoruz. Borsa cephesinin dünyada esen ılımlı büyüme, düşük enflasyon ve destekleyici para politikası duruşu nedeniyle, faiz ve kur cephesine nazaran daha iyi ayakta kalacağını düşünüyoruz. 

Dün gündemde TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) olağan faiz toplantıları bulunuyordu. Özellikle, TCMB’nin tüm faiz oranlarını sabit tutmasının beklendiği toplantısından, eklentilere paralel bir karar çıktı. TCMB’nin uygulamakta olduğu ve Geç Likidite Penceresi faiz oranı üzerinden sıkılaştırılmaya gidildiği ve istisnai bir uygulama olan ceza faiz oranının politika faizi işlevi kazanması ardından dün gözler GLP oranında bir değişime gidilip gidilemeyeceği aradı. Özellikle sunmuş olduğumuz yüksek faiz oranına paralel, Ağustos sonu / Eylül başında TL öneren yabancı raporların da etkisi ile yaşanan aşırı pozisyonlanmaya paralel, TCMB’nin hazır imkanı varken, % 12 seviyesinde olan ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini aşağıya çekmesi gerektiğini pek çok kez bu satırlarda tartıştık. Söz konusu esnek likidite yöntemi ile konjonktür zayıf dolar temasını yaz ayalarında veriği imkan ile GLP faiz oranı bir miktar indirilmiş olsaydı, bugünlerde yeni ataklarla karşı karşıya kaldığımız dönemlerde, faizi yukarıya götürecek esnekliğe de sahip olunacaktı. Dün her ne kadar faiz artırmamasını doğru bir karar olarak görsek de, piyasanın TCMB’nin faiz artırma konforunu sorgulamaya başlayacağını düşünüyoruz. Bu minvalde, ithal mal fiyatları üzerinden kur geçişkenliğinin yaratacağı ilave enflasyon nedeniyle, 2018 yılının ilk yarısında baz etkisi ile gerilemesi beklenen enflasyonun da istenildiği ölçüde gerilemeyebileceği ve bunun da TCMB’nin faiz oranlarında indirime gitmesine izin vermeyeceğini düşünmeye başladık. 

Öte yandan, dün Avrupa Merkez Bankası’nın olağan toplantısı piyasalar tarafından güvercin olarak algılanarak EUR üzerinde satış baskısı kurdu. Enflasyonun ve büyümenin nazik bir toparlanma içinde olduğunun anlaşılması, deflasyon kaygısının azalması ve bunun yanı sıra ultra gevşek para politikasına bu denli ihtiyaç olup olmadığının tartışıldığı geride bıraktığımız aylarda, doların zayıflığından da güç alan EUR, son dönemlerde 1,20 seviyelerinin de üzerinde gitmişti. Dün ECB’nin almış olduğu önlemlerin güvercin olarak algılanması ile paritenin yönünü aşağıya çevirdiğini ve önemli teknik seviyeleri de aşağı yönlü kırdığını görüyoruz. FED’in Aralık ayında faiz artırımına gideceği, 2018 yılında 3 kez faiz artıracağı ve bunun yanı sıra bilanço küçültmesine başladığı bir ortamda, Avrupa’nın halen daha gevşeme eğilimli bir para politikası izlemesi ile EUR/USD paritesinde yön net bir şekilde aşağıya döndü. ECB her ne kadar 60 milyar EUR olarak devam eden tahvil alım programının 30 milyar EUR’ya indirecek olsa da, Eylül 2018’e kadar 390 milyar EUR daha bilançosunu büyütecek olması, bollaşan malın fiyatı düşer kavramından hareketle EUR üzerinde satış baskısı kurdu. ABD cephesinde FED Başkanı olarak ön plana çıkan şahin Taylor isminin doları heyecanlandırması ile % 2,46 seviyesinin aşan 10 yıllık tahvil faizlerine nazaran Avrupa faizlerinin % 0,43 seviyesine gerilemesi, faizin yüksek olduğu yere paranın akacağı anlamın taşıyarak EUR üzerinde de ilave baskı kurdu. Tüm bu temel gelişmeleri derleyip paketlediğimizde, teknik olarak aşağıdaki grafikten de destek alarak, EUR/USD cephesinde 1,12 hedef seviyesi ön plana çıkıyor.

ABD borsalarının geceyi yeni rekorlar ile tamamlaması ardından sabah saatlerinde iyimserlik Asya başlangıcına da yansımış. Gösterge endeks Tokyo borsası, 1996’dan bu yana en yüksek seviyesini bir kademe daha yukarı taşırken, küresel hisse senedi rallisinin ise hız kesmeden devam ettiğini görüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de açıklanacak 3Ç GSYİH büyümesi ve Ekim ayı tüketici güven endeksi takip edilebilir. Türkiye piyasalarında ise tedirgin havanın korunması olası duruyor. Batı tarafından bir nevi ambargo tarzında yaptırımlar ile karşı karşıya kalan (bizzat Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptırımlara boyun eğmeyeceğiz dedi) Türk mali piyasalarında satış baskısının korunmasına olanak tanıyoruz. Özellikle real money (ılık para) olarak adlandırılan orta/uzun vadeli tahvil yatırımcılarının son dönemdeki satışları ve piyasanın kalitesiz fon girişi olarak ön plana çıkan hedge fonların (sıcak para) vur kaç tarzı işlemlerine sahne olması nedeniyle satış baskının devam etmesine olanak tanıyoruz. Teknik seviyeleri rahatlıkla ve hızlı bir şekilde aşan USD/TL kurunda, 3,81 seviyesinin üzerinde kalınması koşulu ile 3,92 – 3,94 seviyelerinin bir sonraki hedef seviye olabileceğini düşünüyoruz. 3,94 seviyesinin üzerinde ise soğuk, derin ve keşfedilmemiş sular bulunuyor. Temkinli ve tedbirli olmakta büyük fayda var.

USD/TL kurunda 3,92 – 3,94 aralığı mevcut negatif ve yüksek momentumlu havada mıknatıs görevi üstlenebilir

151090637843c753b2eea364960fab22f383ef0277_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters


EUR/USD paritesinde 1,1650 seviyesinin altında yaşanan gecelik kapanış ardından 1,12 hedefi ile kısa pozisyon açıyoruz. Zarar kes 1,1725

1510906379d2db0d325f22eff23a915b262299eddd_2_1200.jpg
Kaynak: Reuters

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.