SmartCard Vergi Kampanyası
İktisatbank Arsa Kredisi
SmartCard Fitness ve SPA İndirim Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 26/06/2018 – Salı
 
  • Türk mali piyasaları “garip” bir günü geride bıraktı 
  • Seçim sonuçları ardından kendi kendim ile konuşurken yaşadığım ikilem, dün piyasa ruhunu da aynen yansımış 
  • Herhangi bir rengi, duygusu olmayan piyasa dediğimiz olgunun en sevmediği durum belirsizliktir. Pazar akşamı seçim sonuçlarının yeni bir seçim belirsizliği getirmeden ilk turda bitmesini piyasanın “iyi bir şey” olarak algılayacağını düşünmüştüm 
  • Lakin akabinde, Cuma günü var olan sorunların Pazartesi gününe dönen takvim ile de çözülmediğini, halen daha yüksek faiz, yüksek kur, yüksek enflasyon, yüksek cari açık, bozulmaya yüz tutmuş bütçe ve şirketlerin kırılganlık arz eden yüksek döviz yükümlülükleri aynen yerinde duruyordu 
  • Dün güne neredeyse % 4’e yakın primli başlayan BIST100 endeksi günü % 2 düşüşle tamamladı. Gösterge bileşik faiz % 18,8 seviyesine indikten sonra 50 baz puan ; 10 yıllık tahvil ise günü benzer bir şekilde 100 baz puan yükselişle % 16,9’dan tamamladı  
  • Baş döndürücü oynaklık döviz piyasalarında da yansıdı. USD/TL kuru Asya (sabaha karşı) piyasalarında 4,58 ; Türkiye açılışında 4,66 akabinde 4,5375 seviyesini test etmesi ardından 4,73’e varan bir yükseliş kaydetti (2 kuruş oynaklık) 
  • Yukarda da belirttiğim üzere, 245 milyar dolar borcu olan finans kesini dışındaki şirketlerin döviz yükümlülükleri için her düşüşün alım fırsatı olarak görülmesi, dahası, cari denge için 57 milyar dolar fonlanması gereken açık, düşüşlerin kalıcı olmasının önündeki en büyük etken olarak ön plana çıkıyor 
  • Dahası, 166 milyar dolar döviz mevduat stokunun üzerinde oturan Ayşe Teyze’nin de döviz satışına geçmemesi, yani piyasada alıcıların çoğunlukta olması, geminin bir yanına yaslanır misali arz talep dengesizliği yaratarak kur üzerinde baskı kuruyor 
  • Her ne kadar dünkü güne siyasi belirsizliklerin azalması ile ılımlı bir başlangıç yapılsa da, gelişen piyasa reaksiyonunu sorunlara çözüm teşkil edecek, kolların ekonomi kararlılığı ile hızlı sıvandığı ve radikal adımların beklentisi olarak okuyorum 
  • İlerleyen günlerde, OHAL sürecinin kaldırılması, Meclis Başkanlık seçimi, kabine ve bürokrat atamaları, TCMB’nin bağımsızlığı yönünde para politikası duruşu ve elbette diplomatik konular piyasaların seyrini belirleyecektir 
  • Siyasi cephede ise AKP ile MHP’nin ittifakı beklenirken, CHP cephesinde ise bugün düzenlenecek MYK toplantısında Kılıçdaroğlu’nun görevi İnce’ye devredeceği yönünde haberler işitiyoruz 
  • Yurtdışı cephede ise ticaret savaşı kaygıları nedeniyle dün ABD borsaları sert satış baskısına maruz kalırken, güvenli liman arayışı nedeniyle ABD tahviller rağbet görüyor. Gerileyen ABD faizleri ise ABD Doları’nın değer kaybetmesine neden oluyor 
  • Dün bu bağlamada EUR/USD paritesi 1,1720 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. EUR’da 1,1720 seviyesine dikkat edelim (bakınız grafik)
 
EUR/USD  (4 saatlik grafik)

EUR/USD paritesinde temel sebeplerden ötürü aşağı yönlü beklentilerimiz daha fazla. FED’in faiz artırım döngüsünde olması, bilanço normalleşmesinin ivme kazanması, Avrupa’da bilanço genişlemesinin kısa bir süre daha devam edeceği, faiz arıtımı için henüz zamanın yaklaşmaması, ABD ile Avrupa arasında faiz makasının dolar lehine açılması EUR/USD paritesi üzerinde baskı kuruyor. Lakin, Trump’ın, Çin’i sıkıştırmak için ticaret savaşlarında işi yokuşa sürmesi, küresel riskten kaçışı destekleyerek ABD tahvil faizlerine de sığınılmasına neden oluyor. Alım gören ABD tahvilleri nedeniyle faizin gerilemesi, doların son günlerde değer kaybetmesine neden oluyor. Dün 1,1620 seviyelerinde olan EUR, bu sabah 1,1720 seviyelerine yükseldi. Teknik manada EUR/USD cephesinde 1,1720 önemi bir direnç ve kolaylıkla aşılamayacağını düşünüyoruz.

15299944298017e6f1deae5fcc7f968d149fa48b4d_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters

 
Reel Kesim Güven Endeksi

TCMB, Haziran ayı Reel Kesim Güven endeksi verilerini açıklandı. Endeks bir önceki aya göre 5,3 puan gibi sert bir gerileme kaydederek 104,6 puan seviyesine geriledi.

Verinin alt kalemlerini incelediğimizde (iktisadi yönelim soruları) büyük bir çoğunluğun olumsuz sinyaller verdiğini görüyoruz. Mesela, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilediğini görüyoruz. Bu raporu, reel sektörde faaliyetlerin ivme yitirdiği ve maliyetlerin ise arttığı yönünde okuyoruz.
 
1529994430a63a0c396507a4d4a7a68ebeab8376e1_2_1200.jpg
Kaynak: TCMB 

 
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.