İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 20/11/2017 - Pazartesi

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 20/11/2017 

Günaydın. Mutlu, huzurlu ve her şeyden önce sağlıklı bir gün olması dileğimle    

  • 100 yılın sporcusu efsane halterci Naim Süleymanoğlu Hakk’a yürüdü. Rahat uyu şampiyon. Mekanın cennet olsun #cepherkülü
  • Almanya’da koalisyon çalışmaları başarısızlık ile sonuçlandı. Bu gelişme ile EUR/USD paritesi 1,18 seviyelerinden yönünü aşağıya çevirdi
  • Azınlık hükümeti veya erken seçim ihtimalleri masa üzerinde duruyor. EUR üzerinde baskının devam etmesini göz ardı etmiyoruz
  • NATO’nun Norveç’teki toplantısında yaşanan rezaletin yansımaları devam ediyor. Batı ile ilişkilerde zayıf bir seyir izleyen Türkiye’nin yeni bir diplomatik kriz yaşamasından endişe ediyoruz
  • Haftanın son iş günü Sn. Cumhurbaşkanı’nın TCMB’yi (enflasyon ve faiz ekseninde) derinden eleştiren sözleri, kredibilite kaybına neden olurken, TL haftayı negatif ayrışarak tamamladı
  • USD/TL cephesinde, Cuma günü ön plana çıkardığımız 3,83 seviyesi bu sabah Asya piyasalarında gerçekleşti
  • Özellikle, hafta sonu TCMB’nin TL uzlaşmalı vadeli döviz satım (NDF) ihalelerine ilişkin detayları ve tutarları açıklaması, bu beklentimize destek çıktı
  • TCMB ilk NDF ihalesine bugün $150 milyon 1 ay vadeli; $100 milyon 3 ay vadeli ve $100 milyon 6 ay vadeli ihaleler ile başlayacak
  • Teknik manada aşağıda 3,83 seviyesinin önemli olduğunu ve bu seviyenin altına doğru bir hareket şimdilik beklemediğimiz altını çizmek gerekiyor
  • 3,89 seviyesinin üzerinde olası bir gecelik kapanış durumunda ise, yukarda ilk hedef 3,92 - 3,94 seviyeleri olacaktır
  • Zarrab davasına günler kala, haber akışı da ivme kazanmaya başladı. Dava 27 Kasım’da (jurili) başlayacak
 
Türk mali piyasaları Eylül ayının ilk yarısında yaşadığı bahar havasından hızla sıyrılıp, maalesef son haftalarda negatif haber akışının hız kesmemesi ile yeniden istenmeyen sulara doğru sürükleniyor. Hatırlanacağı üzere, USD/TL kurunun 3,3885 seviyesini il yılın en düşük seviyesine gerilediği 11 Eylül tarihinde, 2018 yılının ilk çeyreğinde enflasyonun % 8 seviyelerine baz etkisi ile gerileyebileceği, TCMB’nin de faiz oranlarında indirime gidebileceği konuşulurken, son 2 aylık dönem zarfında cereyan eden gelişmeler, tam olarak işlerin 180 derece ters tarafa gitmesine neden oldu. Başlıklar halinde konuştuğumuz üzere, vize krizi ile başlayan, Suriye, Kuzey Irak ile tırmanan, Türk Bankalarına ABD tarafından ceza kesilebileceği ile daha da ivmelenen, AB ve Almanya ile istenmeyen noktalara doğru giden siyasi ve diplomatik sürecin Türkiye’ye yönelik kredi musluklarının kısılabileceği ile daha da şiddetlenmesi; bir anda tabir caizse ihalenin yeniden merkez bankasına kalmasına neden oldu. TCMB’nin gelişmekte olan ülkeler arasında nominal anlamda en yüksek faizi ödemesine rağmen, enflasyondan arındırıldığında reel olarak faiz nerdeyse vermediği, sıkı para politikasının gevşek maliye politikası ile sulandırıldığı, hükümetin önceliğinin bu sene enflasyonda ziyade istihdam ve büyümeye dönmesi ile enflasyonun yeniden raydan çıkma noktasına gelmesi, makroekonomik anlamda piyasaları tedirgin etmeye başladı. Dahası, diplomatik ve siyasal cephede cereyan eden gelişmelerin de riskleri artırması ile kur ve piyasa faizleri rekor seviyelere yükselirken, borsa cephesinde de lokomotif hisselerde yaşanan düşüşle ile BIST100 endeksi 106binli seviyelere kadar gerileyerek kur ve faiz ile kopan korelasyonunu yeniden sağladı. 

Tüm bu gelişmeler, TCMB’nin yeniden sahneye çıkarak TL’yi spekülatif ataklardan korumak adına önlem almaya mecbur kıldı. Her ne kadar konu ya da yaşananlar TCMB ile alakalı olmasa da, tedavi için yeniden TCMB’nin çağrıldığını not etmek gerekiyor. Daha önceden açıklanan; Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) oranlarında değişiklik, TCMB kaynaklarından Eximbank aracılığıyla ihracatçı firmalara kullandırılan Döviz Kazandırıcı Reeskont Kredileri için ”sabit kurdan TL ödeme” önlemlerinden sonra, TCMB, dövizin ateşini yatıştırmaya yönelik ve elbette şirketlerin döviz risklerini yönetebilmesi için bugünden geçerli olacak şekilde Non-Deliverable Forward (NFD - Nakit Teslim Edilmeyen Forward) işlemlerine başlayacağını duyurdu. Daha önce Meksika ve Brezilya’nın da denediği NDF uygulamasına bezer bir şekilde, Merkez Bankası hafta sonu açıkladığı yol haritasına göre,  1 ay vadede $150 milyon; 3 ay vadede $100 milyon ve 6 ay vadede $100 milyon ihaleler ile bugün başlayarak yıl sonuna kadar tutar azami olarak 3 milyar dolar satacak. Şirketler, bankalar üzerinden ihaleye katılabilecek. Vadede, TL üzerinden uzlaşılacak (dolar teslim edilmeyecek) bu uygulama TCMB’nin rezervlerinde herhangi bir azalmaya sebebiyet vermeyecek. TCMB arka planda döviz kısa pozisyon taşıyacak ve işlemleri back to back kapatmayacak. TCMB’nin her daim döviz uzun pozisyonda olduğu düşünülürse (döviz rezerv taşıyor) bu işlemler neticesinde kar veya zarar yazabilecek. Anlaşılan forward kuru ile vade günü TCMB tarafından açıklanan resmi döviz alış kuru arasındaki fark üzerinden uzlaşı yapılacak. TCMB’nin elbette söz konusu adımları (ROM, döviz kazandırıcı reeskont kredilerini sabit bir kurdan TL ödeme önlemleri ve NDF) piyasalar nezdinde faiz artırmamak için alınan yan önlemler olarak da görülerek akıbeti merakla takip ediliyor. Bugün ihalelere gelecek talep, NDF uygulamasının etkinliği hakkında bizlere daha çok ip ucu vereceğine inanıyoruz.

Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cuma günü TCMB'ye yönelik sert açıklamalarının yarattığı endişelerle, Türk Lirası’nın haftanın son iş gününü negatif ayrışarak tamamladığını görüyoruz. Özellikle, gelişmekte olan ülke para birimlerinin doların değer kaybettiği bir günde topyekûn değer kazandığı bir ortamda, USD/TL kuru, 3,90 seviyesinin üzerini bir kez daha gün içinde denedi. Özellikle, faizi düşürme konusunda devlet bankalarının bile ciddi bir tutuculuk içinde olduğunu, yüksek faizle kredi verilmesi nedeniyle yatırımların yürümediğini ancak bu şekilde devam etmeyeceklerini ve faiz sorununu çözeceklerini söylemesi, TCMB’nin enflasyonda ilgili söylemlerinin tutmadığına ve Banka’nın “yanlış yolda” olduğunu; bankaya bağımsızlık anlamında müdahale edilmediği için faizin ve enflasyonun bu noktalara geldiğini söylemesi, sabah saatlerinde 3,85 seviyelerinde olan USD/TL kurunun 3,9050 seviyelerine kadar yükselmesine neden oldu. TCMB’nin bağımsızlığının ve faiz gibi hassas konuların tekrar derin bir şekilde tartışılması, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında satışları beraberinde getirdi. Şöyle ki, geçen hafta bütün gelişmekte olan (EM) ülke para birimleri değer kazanırken, kayıp yaşayan tek EM para birimi Türk Lirası oldu. Teknik anlamda, Cuma günkü bültenimizde 3,89 seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapamayan USD/TL kurunda gevşeme yönünde beklentilerimiz olduğunu paylaşmıştık. Her ne kadar Sn. Erdoğan'ın açıklamalarıyla 3,9050 seviyesine kadar Cuma günü gün içinde yükseliş yaşansa da, haftalık kapanışın 3,87’li seviyelerde olduğunu görüyoruz. TCMB’nin hafta sonu TL uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine yönelik bugün başlanılacağı üzere açıklanan yol haritası ile, sabah erken saatlerde, Asya piyasalarında USD/TL kurunun 3,83 seviyesine kadar gevşemesine neden olarak, teknik manada beklentimizi karşıladığını not etmemiz gerekiyor.

Hafta sonundan sarkan bir diğer önemli haber ise, Almanya’da üç partinin yürüttüğü koalisyon görüşmelerinde sonuç alınamaması oldu. Koalisyon görüşmelerinde yaşanan görüş ayrılıklarından hareketle Hür Demokrat Parti’nin koalisyon görüşmelerinden çekilmesi, EUR üzerinde baskı kurdu. Hatırlanacağı üzere, birkaç hafta önce, dolardaki güçlenme ile 1,1690 seviyesinin altına sarkan EUR/USD paritesi, 1,1560 seviyelerine kadar gerilemesi ardından, Almanya’da beklentileri aşan büyüme verisi ile 1,1690 seviyesini tekrar yukarıya kırarak 1,18 seviyesinin üzerine adeta ok gibi fırlamıştı. Koalisyon görüşmelerine yönelik çatlak seslerin artması ile Başbakan Merkel’in ya Yeşiller ile azınlık hükümeti kurması ya da Almanya’nın tekrar seçime gitmesinin gündeme gelmesi, EUR/USD paritesini 1,1730 seviyelerine kadar geri çekilmesine neden oldu.

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında kararsız bir başlangıç var. İçerde is mevcut gündeme, NATO’nun terbiyesizliği ardından gerilen ilişkilerin yeni bir halka olarak eklenmesinden endişesi ediliyor. Öte yandan, ABD ve Türkiye arasındaki gerilimde ABD yaptırımlarını ihlal etmekle suçlanan Zarrab davasında ön duruşma başlarken, jürili duruşma 27 Kasım’da başlayacak. Piyasalar dava sürecine ilişkin gelişmeleri yakından izlemeye devam ediyor. USD/TL cephesinde TCMB’nin NDF ihalelerine gelecek talebinde belirleyici olacağını düşünüyoruz. Teknik manada sabah erken saatlerde test edilen 3,83 seviyesi aşağıda ; 3,89 seviyesi ise yukarda önem arz ediyor. Kurun 3,89 seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapması durumunda, ilk etapta 3,92 – 3,94 seviyelerinin test edilebileceğini düşünüyoruz. Tekrar görülmesi durumunda ise aşağıda 3,83 seviyesi döviz açık pozisyonları kapatılması için kollanabilir. 

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department

Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.