Sinema Keyfi Başlasın
KOBİGEM - İktisatbank Esnaf Destek Kredisi
SmartCard Vergi Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 18/10/2017 

  • FED’in yeni Başkanı için ismi geçen Prof. Taylor (şahin), ABD dolarının elini kuvvetlendirmeye başladı
  • EUR ve GBP satış baskısına boyun eğerken, gelişmekte olan ülke para birimleri (Meksika Pesetası hariç) satıcılı tarafa geçti
  • EUR/USD paritesinde 1,1650-1,17 seviyesinin altında olası bir gecelik kapanış, derin çaplı bir düzeltmenin habercisi olabilir
  • USD/TL kuru dün ön plana çıkardığımız 3,6650 seviyesini kırarak en yüksek 3,6945 seviyesini test etti
  • 3,6650 seviyesinin üzerinde 3,73 seviyesini hedeflemeye devam edeceğiz
  • ABD sözcüsünün Türkiye ile ilişkilerin karmaşık olduğunu ve tutuklu 2 kişi için hala kanıt gösterilemediğini söylemesi, umutla beklenen normalleşmenin yakın olmadığına işaret ediyor
Dün küresel mali piyasalarda karmaşık sayılabilecek bir seyir izlendi. ABD dolarının genele yayılan kuvvetlenmesinin arkasında, görev süresi Şubat ayında dolacak olan FED Başkanı Yellen yerine, adı zikredilmeye başlayan Prof. John Taylor isminin yattığını düşünüyoruz. Yeni FED Başkanı için görüşmeleri / mülakatları bizzat yürüten Başkan Trump’ın, Taylor’dan etkilendiği haberini okuyoruz. Prof. Taylor ekonomi alanında duayen bir isim olarak tanınıyor. Literatüre kendi adı ile yansıya Taylor kuralına göre yapılan çalışmada, şu anda mevcut olan % 1 – 1,25 aralığındaki FED faiz oranının % 3 seviyesinin üzerinde olması gerektiğinin ön plana çıkması, son günlerde dolar endeksi ve beraberinde ABD tahvil faizlerinde yükseliş yaşanmasına neden oldu. Taylor’un bugüne kadar yaptığı çalışmalar ve açıklamalarda daha şahin bir görünüm sergilemesi, piyasalarda tabir caizse heyecan yarattı. Acaba, Taylor FED Başkanı olarak atanırsa, faiz oranlarında beklenenden daha hızlı bir yükseliş görülebilecek mi? Küresel piyasaların son günlerde aslında yaşadığı süreci biraz da değişebilecek faiz artırım patikasına bağlamak gerekiyor. Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Hatırlanacağı üzere, geride bıraktığımız Cuma günü, ABD’de açıklanan TÜFE manşet ve çekirdek enflasyonunu beklentilerin altında gelmesi ardından USD/TL kuru vize gerginliği ile hızla tırmandığı 3,92’li seviyelerden kademeli olarak 3,62 seviyelerine kadar gelmiş, benzer bir şekilde, zayıf enflasyona paralel EUR/USD paritesi de 1,1880 seviyelerini test etmişti. Gelinen noktada, dün itibarı ile, 3,6250-3,6650 arasındaki dengelenmesini tamamlayan USD/TL kuru, gerek içinde bulunduğumuz coğrafyada artan jeopolitik riskler, gerekse ABD, Almanya ile bozulan ilişkilerin bir yansıması hatta 19-20 Ekim tarihinde sonuçlanacak AB Liderler zirvesi öncesinde, dün doların da elinin kuvvetlenmesine paralel önemli bir teknik seviye olarak karşımıza çıkan 3,6650’nin geçilmesi ile 3,6945 seviyesini test etti. Dolar dün sadece gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değerlenmedi, yukarda da söz ettiğim üzere, geçen hafta zayıf ABD enflasyonu ile 1,19 seviyesine dayanan EUR/USD paritesi, dün 1,1730 seviyelerine kadar gevşedi. Teknik bir bakış açısı ile, dün de grafiksel olarak paylaştığımız üzere, EUR’nun güçlenen Dolar karşısında adım adım 1,1650 – 1,17 aralığına yönelebileceğini, bu seviyenin altında yaşanacak olası bir kapanışta ise, düzeltmenin 1,12’li seviyelere kadar devam edebileceğini düşünüyoruz. Dün göze batan bir diğer gelişme ise Sterlin cephesinde yaşandı. İngiltere’de açıklanan manşet ve çekirdek enflasyon sırası ile beklentilere paralel % 3 ve % 2,7 seviyesine yükselse de (2012’den bu yana en yüksek seviye) Sterlin günü değer kaybı ile tamamladı. Enflasyon rakamları ardından konuşan İngiltere Merkez Bankası Başkanı Carney’in İngiltere’nin AB’den “olumsuz koşullarda” ayrılması durumunda gerekli hazırlıkları yaptıkları yönündeki açıklaması GBP/USD cephesinde olumlu verinin yarattığı iyimserliği törpüledi. İngiltere Merkez Bankasından beklenen faiz artırımı nedeniyle, Sterlin olumlu görüşümüzü korusak da, 1,3150 zarar-kes seviyesi ile disiplinli davranmayı ihtimal etmeyeceğiz. Dün günün ön plana çıkan bir diğer para birimi ise Meksika Pesetası oldu. Hatırlanacağı üzere, Meksika – ABD sınırına duvar öreceği ile ön plana çıkan ve Trump’ın gazabına uğrayan Meksika Pesetası (MXN), son dönemlerde NAFTA ticaret birliğinin sonlanacağı korkusu ile değer kaybediyordu. Dün bu husustaki görüşmelerin uzatılması kararı çıkınca MXN gece vakitlerinde değerlendi. Peseta’nın değer kazanmasın paralel, gece geç vakitlerde genele yayılan satış baskısının da hafiflediğini görüyoruz.

ABD borsalarında bitmeyen yeni zirve isteği dün akşam da korunmuş. ABD kapanışına paralel Asya piyasalarında hafif çapta iyimserliğin de korunduğunu görüyoruz. Daha 1 ay önce % 1,25 seviyesinde olan ABD 2 yıl vadeli tahvil faizlerinin dün % 1,555 seviyesine yükselmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı kurmaya devam edebilir. USD/TL kuru ile ABD tahvil faizleri arasında yüksek çapta bir korelasyon olduğunu unutmayalım. Argümanı kuvvetlendirmek adına, bir ay önce 3,40 seviyesinin altını test eden USD/TL kurunun son günlerde nerelere kadar yükselebildiğini hep birlikte gördük. Bu bağlamda, ABD faizlerinde yönün yukarı devam etme olasılığının kuvvetlenmesi bir tarafta; hemen hemen tüm riskleri görmezden gelen piyasaların vurdumduymaz modunun da yakında biteceği beklentisi ile (VIX korku endeksi tüm zamanların diplerine yakın yer alıyor), özellikle dış sermaye ihtiyacı içinde olan Türk Mali piyasalarında satış baskısı kurabileceğini düşünüyoruz. Özellikle, küresel ortamının bozulma yönünde olduğu bir dönemde, Türkiye’nin dış ilişkiler ve jeopolitik riskleri ile bir adım öne çıkması, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında ilave tahribat yaratabileceğini göz ardı etmiyoruz. Bu bağlamda, kur açısında yönün yukarı olduğunu düşünmeye devam ediyoruz. USD/TL kurunda teknik anlamda 3,6650 seviyesinin korunması koşulu ile kısa bir süre zarfında 3,73 seviyesinin ön plana çıkacağını; Borsa cephesinde ise yukarı yönlü ivmenin hız kesmeye başlayacağını ön görüyoruz. Bu ikilinin faizlerin yönü üzerindeki etkisi ise ister istemez negatif olacaktır.

Bugüne döndüğümüzde ise, İngiltere’de açıklanacak işsizlik verileri önemle olabilir. İşsizlik oranının % 4,3 seviyesinde sabit kalması beklenirken, ortalama kazançların ise % 2 artması bekleniyor. Kuvvetli bir veri, Sterlin cephesinde etkili olabilir. 1,3150 seviyesinin aşağı yönlü kırılmaması koşulu ile, Sterlin’deki göreceli olumlu beklentilerimizin devam edeceğinin altını çizelim. Günün ikinci yarısında ise ABD’de açıklanacak konut verilerini takip edeceğiz.


>USD/TL kurunda 3,6650 seviyesinin geçilmesi ile 3,6945 test edildi. 3,73 seviyesi radar menzilinde kalmaya devam ediyor (büyütmek için grafiğin üzerine tıklayınız)

1510906386714fe8a7d8a3e845d269042825794a67_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters


>ABD tahvil faizleri ile USD/TL kuru arasında güçlü bir korelasyon görülüyor (büyütmek için grafiğin üzerine tıklayınız)

1510906387e76551542fca7b81f6614cd4f2e40b0a_2_1200.jpg
Kaynak: Reuters


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.