İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 14/12/2017 - Perşembe

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 14/12/2017

  • FED beklentilere paralel hareket ederek 25 baz puan faiz artırımına gitti 
  • Kararın 2 muhalif oy ile alınması, 2018 beklentilerinde sürpriz görülmemesi ve Başkan Yellen’in basın toplantısının güvercin olarak yorumlanması, doların da değer kaybetmesine neden oldu 
  • Son günlerde ön plana çıkardığımız 3,84 (ana) ve devamında 3,82 (ara) teknik seviyelerinin altına doğru hareket eden USD/TL kurunda, bir sonraki teknik seviye 3,75 olmaya devam ediyor 
  • Bu beklentimizin gerçekleşebilmesi için bugün KKTC Saati ile 13:00’de sonuçlanacak olağan TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından elle tutulur bir karar çıkması gerekiyor 
  • TCMB’nin politika faizi olarak % 12,25 seviyesini ilan etmesi, ortodox para politikasına (sadeleşmeye) geri dönmesi, hem kredibilite, hem de enflasyon beklentilerini kırma anlamında en etkili sonuç olacaktır (pozitif etki) 
  • Piyasa beklentisi ise, cezai ve olağanüstü zamanların faizi olan ancak uzun süredir hayatımıza standart bir politika aracı olarak giren GLP’nin 75 baz puan artırılacağı yönünde (nötr etki) 
  • TCMB’nin yanı sıra bugün Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarının da olağan toplantıları takip edilebilir. Makro cephede ise ABD’de açıklanacak perakende satışlar verisi ön plana çıkıyor 
  • Teknik olarak bu haftanın yoğun gündemi ile de yılı bitirmiş olacağız

Uzun süredir piyasaları hazırlayan Amerikan Merkez Bankası (FED), dün akşam piyasa beklentisine paralel hareket ederek politika faizini 25 baz puan artırdı. FED’in faiz artırımından ziyade, piyasaların asıl merakla beklediği konu 2018 yılında para politikasını nasıl bir şekil alacağı etrafında oluşmuştu. Kararın açıklanması ardından, 25 baz puanlık artışa iki üyenin şerh düşmesi; 2018 faiz artırım beklentilerinin piyasa beklentisi ile (3 faiz artışı) paralel olması, dahası, Başkan Yellen’in de konuşmasının piyasaları tarafından yumuşak ve kucaklayıcı ya da “güvercin” olarak görülmesi, piyasalarda var olan risk iştahını körüklemeye devam etti: Dolar endeksi gerilerken, EUR/USD paritesi 1,1840 seviyelerine kadar yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil faizleri (uzun vadeli faizler) kısa vadeli faizin artmasına rağmen gerilerken, gelişmekte olan ülke para birimleri de değer kazandı. Detaylara indiğimizde, ekonomik büyüme tahminleri yukarı yönde, işsizlik oranına ilişkin tahminler ise aşağı yönde revize edildiğini görüyoruz. İşsizliğin % 3,9 seviyesine geleceği, büyümenin ise artacağı beklentisine rağmen, düzen bozucu ve bir türlü artmayan enflasyona karşı Başkan Yellen’in yorumu “zayıflığın geçici” olacağı yönünde oldu. Uzunca bir süredir anlatmaya çalıştığımız üzere, riskleri fiyatlamayan bugünün elverişli piyasa şartlarını fırsata çevirme derdine olan küresel piyasalarda coşkulu hava değişmedi. Kimse trenden atlamak istemeyerek iyimserlik kervanına eşlik etmeye dün akşam da devam etti. 

Hatırlanacağı üzere, bir önceki gün son 6 senenin en yüksek seviyesin ulaşan ABD üretici enflasyonu ardından dün açıklanacak TÜFE enflasyon öncesinde doların değer kazandığına şahit olduk. Gün boyu 3,84 seviyesinin altında seyreden USD/TL kuru, ABD TÜFE verisinin hemen öncesinde 3,86 seviyesini aşsa da, bu girişimi başarılı olmadı. Dün gün içinde dalgalı bir seyir izleyen, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi’nde bugüne kadar alınan en somut kararlara sonrasında (Doğu Kudüs Filistin'in başkenti ilan edilirken, Trump'ın tek taraflı kararı reddedildi ve kınandı. ABD’nin bu karardan vazgeçmemesi halinde olacak tüm olaylardan sorumlu tutulacağı ifade edildi) 3,86 seviyesini aşan USD/TL kuru, zayıf açıklanan (yıllık bazda % 1,7) ABD TÜFE enflasyonu ile gerileyerek, gece geç saatlerde FED’in yumuşak duruşuna kayıtsız kalamayarak günlerdir ön plana taşıdığımız 3,84 ve devamında 3,82 seviyelerini aşağı geçmek suretiyle 3,81 (son 6 haftanın en düşük) seviyesini test etti.

Gelelim bugün KKTC saati ile 13:00’de açıklanacak TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına. İlk önce kısa bir durum değerlendirmesi yapalım:

TCMB borç alma faizi:                                        % 7,25
TCMB politika faizi:                                             % 8,00
TCMB borç verme faizi:                                       % 9,25
Geç Likidite Penceresi (GLP) faizi:                      % 12,25
Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi (AOFF):            % 12,25
10 yıl vadeli tahvil (bileşik)                                    % 12,30
Enflasyon:                                                             % 13,00
2 yıl vadeli tahvil (bileşik)                                      % 13,50
Mevduat faizi:                                                        % 15,00

Her ne kadar bugünkü karara yönelik her kafadan bir ses çıksa da (faiz beklentileri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumda), biz bugün daha ziyade TCMB’nin ne yapacağını değil de ne yapması gerektiği üzerinde duracağız.

Uzunca bir süredir, cezai ve olağanüstü durumların faizi olan GLP’nin standart bir para politikası aracı haline getirilmesi, piyasalar nezdinde kabul görmediği gibi, enflasyon beklentilerini de maalesef çıpalayamadı. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, faiz arka geç kalınarak bir de arka kapılardan dolaşarak artırılsa da, ne kuru, ne enflasyonu, ne de enflasyon beklentilerini iyileştiremedi. TCMB’nin GLP faizi üzerinden bugün faiz artırımına gitmesi kanımca boşa sallanmış bir yumruk olmaktan öteye geçemeyecektir. TCMB’nin ortodox politikalara dönerek, yani sadeleşerek, unuttuğumuz politika faizini (% 8) bugünkü toplantı ile % 12,25 olarak belirlemesi (mevcutta ve fiiliyatta var olan faiz ile eşitlemesi) ve GLP’nin de bir miktar artırılarak “bir kenara itilmesi” kanımca en başarılı politika hamlesi olacak ve piyasalar nezdinde itibar ve kabul görerek TCMB’nin de kredibilitesini artıracaktır. Böyle bir hamle, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında iyimserliği destekleyecektir. 

TCMB’nin yanı sıra, bugün Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarının da faiz toplantıları göz ucuyla da olsa takip edilecektir. Her hangi somut bir adımın atılması beklentisinin var olmadığı günde (iletişim politikası önemli bir mevzu) ECB Başkanı Draghi'nin KKTC Saati ile 15:30’da başlayacak olan basın toplantısının satır araları irdelenecektir. Makro cephede ise ABD’de açıklanacak perakende satışlar verisi takip edilebilir. USD/TL kurunda kısa vadede aşağıda 3,82 yukarda 3,84 seviyelerine dikkat etmek gerekiyor. 3,84 seviyesinin üzerinde gecelik kapanış olmaması durumunda resim değişebilir. Aşağıda ise, 3,82 ara desteğini delinmesi ile kademeli olarak 3,75 seviyesi (sadece teknik bir bakış açısı ile) takip edilebilir. Gündemin her an değişme ihtimaline karşın, olası düşüşleri 3,75 – 3,82, riskli pozisyonları hafifletme anlamında fırsat olarak görmeye devam edeceğiz.


Ağırlıklı ortalama fonlama faizi, sepet kur ve enflasyon

151323603062201681dbb657cf5e1e4e9b052d8e20_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.