SmartCard Vergi Kampanyası
İktisatbank Arsa Kredisi
SmartCard Fitness ve SPA İndirim Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 12/01/2018

  • Yılın ilk haftasına süper iyimser başlayan küresel mali piyasalar, ikinci hafta bir miktar baskı altında kalsa da, ana iyimser eğilimin korunduğunu görüyoruz 
  • Japonya’nın uzun vadeli tahvillerde alımı azaltacağı haberi ile sarsılan, Brent petrolün 70 dolar aşması ile pekişen satış dalgası kısa soluklu oldu 
  • Özellikle, Çin’in ABD tahvillerini almayı azaltacağı ya da sonlandıracağı haberinin ilgili kurum tarafından yalanlanması, piyasalarda sert satışları törpüledi 
  • Çin haberi ile % 2,60 seviyesine yükselen ABD 10 yıllık tahvil faizleri, dün kısmen rahatlayarak % 2,53 seviyelerine geri çekildi 
  • Türk mali piyasalarının seyri açısından ABD tahvil faizi ile petrolün hareket yönüne bakmakta fayda var. USD/TL kuru ile negatif korelasyona sahip olduğunu not edelim 
  • Bir günlük düşüşü fırsat bilen Amerikan hisse senetleri, dün geceyi rekorlar ile tamamladı. Daha basit bir yaklaşımla, 8 günün 7’sini endekslerin yükseliş kaydettiğini görüyoruz! 
  • ABD’de dün merakla beklenen ÜFE enflasyonu beklentilerin altında kalırken haftalık işsizlik maaşı başvuruları da son 15 haftanın zirvesine yükseldi 
  • Bir tarafta zayıf ABD ÜFE verisi ve diğer tarafta Avrupa Merkez Bankası’nın toplantı tutanaklarının beklenenden daha şahin yorumlanması, EUR/USD paritesini 1,2050 seviyelerine kadar itti 
  • EUR/USD paritesinde 1,21 seviyesinin üzerine doğru olası bir hareket, paritenin yükselişine ivme katabilir 
  • Gözler bugün 15:30’da açıklanacak ABD TÜFE enflasyonuna ve devamında perakende satışlar verisine çevrildi 
  • ABD enflasyonunun beklentiler dahilinde veya altında kalması durumunda, piyasaların iyimser tonunu koruyacaklarını tahmin ediyoruz 
  • İyimser senaryoda USD/TL kurunda ilk etapta 3,76  ; kırılması durumunda daha derin bir düzeltmenin (3,7315 ve devamında 3,6850) başlayacağını düşünüyoruz 
  • Negatif senaryoda ise, yukarda ilk etapta 3,81 akabinde ise 3,85 seviyesini hedefleyeceğiz

Uzun manşetler ardından, Cuma gününün dinginliği ile bültenimize başlıyoruz.

Yıla oldukça iyimser başlayan küresel piyasalar, yılın ikinci haftasında kısa bir süreliğine de olsa sarsılmaları ardından dün itibarı ile nerde kalmıştık sorusunu sorarak yeninden iyimsere moda büründüler. Çok kısa hatırlatmak gerekirse, ekonomisini likidite okyanusuna çeviren, faiz oranlarını negatife çeken, tahvil alım programı ile genişleyici bir politika izleyen Japonya Merkez Bankası (BOJ), sürpriz bir adım atarak uzun vadeli tahvillerden alımı azaltacağını bildirdi. Japonya ardından, ABD’ye karşı dolar cinsinden fazla veren ve bu fazlalığı dönüp ABD tahvillerine yatıran Çin (hali hazırda Çin’in elinde 1.2 trilyon ABD tahvili var) bu yıl ABD tahvillerinden almayacaklarını veya alımları azaltacakları (düşen getiriler nedeniyle) yönünde patlak veren haber ardından ABD tahvil faizleri yılı % 2,40 seviyesinden bitirmesi ardından 8 günde % 2,60 seviyesine yükselerek piyasalarda panik havası yarattı. Diğer bir tarafta, OPEC’in arz kısıntısının meyveleri ve son 7 senenin en iyi büyümesine imza atması beklenen dünya ekonomik büyümesine karşı 70 dolara seviyesine dayanan Brent cinsi petrolün varil fiyatı da, enflasyonun habercisi olmak kaydı ile 1 günlüğüne de olsa piyasalarda panik havası estirdi. Risksiz faiz oranı olarak görülen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde görülen sert yükseliş, piyasalarda yaklaşan enflasyonun habercisi olarak yorumlanmak suretiyle piyasalarda acaba sorularına neden oldu. Lakin, Çin’in ilgili kurumu olan SAFE’in haberi yalanlaması ve devamında dün açıklanan ABD üretici enflasyonunu beklentileri karşılayamaması ve buna ilave olarak Avrupa Merkez Bankası’nın şahin görülen tutanakları (Avrupa’da yıl içerisinde tahvil alım programın sonlandırılarak yıl sonuna da faiz artırımı sıkıştırabileceği beklentisi), EUR’nun güçlenmesine neden oldu.

Çin, Japonya derken 1 günlük iyimserliğe ara veren küresel piyasalar, dün geceyi yeniden risk iştahına dönerek tamamladı. ABD borsaları yeni rekorlar kırarken, küresel büyüme ve devamında ılımlı enflasyon ve artacak şirket karlarını satın alan küresel piyasalar, MSCI dünya endeksini tüm zamanların rekor seviyesine taşıdı. Havanı göreceli olarak yeniden iyimsere dönmesi ile USD/TL kuru da bir önceki gün 3,81 seviyelerine varan yükselişi ardından yeniden 3,77 seviyesinin hemen altına kadar geri çekildi. BIST 100 endeksi günün % 1 yükselişle tamamlarken, tahvil faizleri ise yatay seyrini korudu.

Türk mali piyasaların seyri açısından ABD tahvil faizleri ile petrolün seyrini yakinen takip etmeye devam edeceğiz. Her iki göstergede yükselişin devam etmesi, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla savaşında iyi bir haber değil. Son günlerde bültenlerimizde yer verdiğimiz üzere, petrolün 115 dolar seviyesinden başlayan ve 28 dolara varan düşüşünde 72 dolar seviyesi teknik manada oldukça önemli bir düzeltme seviyesi. Ayrıca, son günlerde petroldeki yükselişin bu kadar sert olmasına karşı üreticilerin de şikayetçi olduğunu not etmemiz gerekiyor. Bu nedenle, 72 dolar/varil seviyesinin üzerine doğru bir hareket şimdilik kalıcı olarak beklemiyoruz. ABD tahvillerinde yükseliş, piyasaların ABD para politikasında sertleşme veya enflasyon beklentilerini öne çekmesi olarak yorumlanabilir. Lakin, henüz bu noktada da olmadığımızı düşünüyoruz. Bu minvalde, belirsizliğe ışık tutması bağlamında, ABD’de bugün günün ikinci yarısında açıklanacak TÜFE enflasyonu büyük öneme sahip. Verinin beklentileri aşması, piyasalarda satıcılı havanın yeniden hissedilmesine neden olabilir. Lakin beklentiler dahilinde veya altında kalacak bir enflasyon ise piyasalarda mevcut iyimser havayı destekleyeceğini düşünüyoruz.

Yılın ikinci yarısının zorlu geçeceğini düşünmekle birlikte, yılın ilk çeyreği veya ilk yarısına yönelik tonumuzu pek de negatifte tutmak istemiyoruz. Deutsche Bank raporuna göre, Türk Lirası, Japon Yeni’nden soran en ucuz para birimi olmaya devam ediyor. Yılı % 11,92 seviyesinde tamamlayan enflasyonun yılın ilk 5 ayında olumlu baz etkisi ile gerileyebileceği beklentisinden hareketle, TL’nin sunmuş olduğu ağız sulandırıcı getiriye park edecek yabancı fonların (devam etmesini beklediğimiz küresel risk iştahına paralel) hem kuru hem de faiz oranlarını aşağıya çekebileceğini ön görüyoruz. Bu minvalde, USD/TL kurunda 3,73 seviyesinin kırılması ile 3,6850 – 3,75 geniş bandına tekrar dönebileceğimizi göz ardı etmiyoruz. Söz konusu seviyelerin görülmesi durumunda, orta / uzun vadeli beklentiler için risklerin azaltılması hatta bir portföylere bir miktar döviz eklenebileceğini de not ederek haftayı tamamlıyoruz.


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.