İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 07/11/2017

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 07/11/2017 

Günaydın. Mutlu, huzurlu ve her şeyden önce sağlıklı bir gün olması dileğimle 

  • Dün sabah saatlerinde yeniden satış baskısına maruz kalan Türk Mali piyasaları, TCMB hamlesi ile günün ilk yarısında bir miktar da olsa soluklandı
  • Günün ikinci yarısında ise yenilenen satış baskısına bu sefer de ABD ile vize krizinde “sınırlı” da olsa uzlaşı haberi destek oldu
  • Varılan “uzlaşma” metnine yönelik farklılıklar ve tam olarak güven vermeyen açıklamalar, piyasalarda kalıcı bir rahatlatma yaratamadı
  • Dün gün içinde 3,8850 seviyelerinden ABD vize haberleri ile 3,82 seviyelerinin diplerine kadar gevşeyen USD/TL kuru, bu sabah yeniden 3,86 seviyesinin üzerine yükseldi
  • Başbakan Yıldırım’ın ABD ziyaretini bu minvalde önemle takip edeceğiz
  • TCMB’nin rahatsızlığı ve müdahalesi şu anda tam olarak istenen sonucu veremiyor. Keza, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi % 13,50 seviyelerinde ve Nisan 2009’dan bu ayna en yüksekte işlem görüyor
  • Yurtdışı iyimser havadan etkilenen ve içerde kur ve faiz ile korelasyonu kopan Borsa İstanbul, dün vize haberine adeta şahlanarak cevap verdi (yukarı gitmek için zaten bahane arıyor)

Dün güne son haftalarda olduğu üzere sancılı bir başlangıç yapan Türk Mali piyasaları, TCMB’nin sabah saatlerinde açıkladığı bir dizi önlem ve akabinde günün ikinci yarısında ABD ile Türkiye arasındaki vize krizinde “sınırlı” da olsa bir uzlaşıya varıldığı yönündeki Reuters’e yansıyan haber, adeta soluklanma etkisi yarattı. TCMB dün sabah saatlerinde, USD/TL kurunun yeniden 3,8850 seviyesine yükselmesi ile, rezerv opsiyon mekanizmasında katsayı güncellemesine gitti. Bu hamle sayesinde piyasadan TL 5,3 milyar çekerken, karşılığında da piyasaya $ 1,4 milyar çıkarmış oldu. Rezerv Opsiyon Mekanizmasının yanı sıra, reeskont kredilerinde yeni bir düzenleme yaparak, 1 Şubat 2018 tarihine kadar vadesi dolacak olan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde kur sabitlemesine gidildi. Söz konusu kredilerde Dolar için 3,70 ; EUR için 4,30 ve Sterlin için 4,80 kur seviyesinden borcun TL olarak ödenmesine imkan tanındı. Daha basit bir yaklaşımla, TCMB, söz konusu kredilerde ihracatçılara, prim ödemeksizin opsiyon işlemi gibi söz konusu kur seviyelerinden döviz alım hakkı (call opsiyonu) tanımış oldu. Hatırlanacağı üzere, böyle bir adım, Ocak ayında yaşanan kur şokundan sonra da atılmıştı. Getirilen bu mekanizma sayesinde, reel sektörün bir miktar da olsa rahatlayabileceğini söylesek de, prim ödemeksizin satın alınan bu opsiyonun, sektörün gerisi için “moral hazard” yaratacağını düşünüyoruz. Elbette, her tedavinin bir yan etkisi de olduğunu unutmamak gerekiyor. Söz konusu kredilerin TL olarak ödenme imkanı, TCMB’nin de rezervleri açısından pek de olumlu bir haber değil.

Günün ilk yarısında TCMB hamlesi ile sakinleyen veya tabir caizse soluklanan Türk Mali piyasaları, günün ikinci yarısında yönünü yeniden yukarı çevirerek 3,88 seviyesine yaklaştı. Bu sefer de Reuters ekranlarına düşen bir haber piyasalar üzerinde ciddi soluklanma yarattı. Hatırlanacağı üzere diplomatik bir krize dönüşen ve vizelerin karşılıklı olarak askıya alınmasına kadar varan süreç öncesinde 3,6160 seviyesinde olan USD/TL kuru, süratli bir şekilde 3,92 seviyelerine kadar yükselmişti. Dün, ABD’nin sınırlı da olsa vize vermeye başlayacağı haberinin Reuters’e düşmesi ile, kur cephesinde 3,88 seviyelerinden süratli bir şekilde 3,82 seviyelerine kadar geri çekilme görüldü. Lakin, karar ile ilgili olarak taraflarca yayımlanan bildirilerde tam da bir mutabakatın veya uzlaşmanın olmadığı algısının gecenin ilerleyen saatlerinde oturması ile, iyimserlik de kademeli olarak kayboldu. ABD tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türk yetkililerden her konuda güvence alındığı ve herhangi bir yerel çalışanın kendi resmi görevini yerine getirirken gözaltına alınmayacağı veya tutuklanmayacağına ibaresinin altı çizilirken, Türk elçiliği tarafından yayımlanan bildiride ise böyle bir güvencenin olmadığını görüyoruz. Karşılıklı yayımlanan bildirilerde oluşan fikir ayrılıklar, gün içinde oluşan iyimserliği ortadan kaldırarak, yeniden piyasa üzerinde baskı kurdu.

Hafta sonu Suudi Arabistan’da meydana gelen saray darbesi ve bölgede yeniden ısınan sular ardından petrolün varil fiyatı yeniden 65 dolar seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Haliyle, net enerji ithalatçısı olan Türkiye açısından bir tarafta doların değer kaybetmesi, öte yandan petrolün yukarı gitmesi, ister istemez pompa fiyatlarına yansıyacak veya Türkiye’nin enerji faturasını artırarak enflasyonist bir baskı yaratacaktır. Öte yandan bugün ABD’ye gidecek olan Başbakan Yıldırım’ın ziyareti de yakından takip edilecektir. Başlan Trump’ın Asya ziyareti nedeniyle, görüşmenin Başkan Yardımcısı Pence ile yapılacağı belirtiliyor. Başkan Yıldırım’a Başbakan Yardımcısı Şimşek de eşlik edecek. ABD-Türkiye arasında yaşanan son dönemlerdeki gergin hava ardından zirveden çıkacak olası açıklamalar finansal piyasalar üzerinde ciddi anlamda yankı bulabilir.

Yeni gün başlangıcına Asya piyasalarında iyimser havanın ağır bastığını görüyoruz. Düşük enflasyon, destekleyici merkez bankası para politikası ve ivmelenen büyüme, hisse senedi piyasaları için çok iyi bir haber olarak görülmeye devam ediyor. Bu nedenle, her ne kadar içerde kur tüm zamanların zirvesinin kıyısında salınan kur veya 2 yıl vadeli gösterge tahvil 2009’dan beri en yüksek seviye olan % 13,50 seviyesinde işlem görse de, borsada yaşanan her düşüş alım fırsatı olarak görülmeye devam ediliyor. Halbuki, kurun yukarı gitmesi ilave kambiyo zararı, faizinin yukarı gitmesi ise finansman maliyeti ve beraberinde şirket değerlendirmelerinde negatif bir baskı unsuru olarak ön plana çıkıyor. Türk mali piyasalarında var olan tansiyon dün TCMB hamlesi ve vize konusundaki açılım ile bir miktar da olsa sakinlese de, çözüm yönünde fikir ayrılıklarının ortada olması ardından bu sabah kurun yeniden 3,86’lı seviyelere yükseldiğini de not etmek gerekiyor. USD/TL kurunda, kalıcı bir rahatlamanın eksikliğinde, tüm zamanların zirvesi olan 3,92-3,94 seviyesinin pek de uzak olmadığını düşüncemizi korumaya devam ediyoruz. Doların küresel olarak güçlenme eğiliminde olduğunu da bu sabah not etmek gerekiyor. EUR/USD paritesine yönelik EUR satış yönünde vermiş olduğumuz teknik görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. Özellikle 1,1570 seviyesinin geçilmesi ile düşüşün ivme kazanabileceğini düşünüyoruz. Dolar endeksinin de benzer bir şekilde yükselme yönünde emareler sergilediğini düşünüyoruz. Aşağıdaki teknik grafikler, ne anlatmaya çalıştığımıza ışık tutacaktır.
 
2 yıl vadeli gösterge tahvil tehlikeli sularda geziniyor

2009 Nisan ayından bu yana en yüksek seviyeyi gören gösterge tahvilde yükseliş eğiliminin devam etmesi, TL üzerinde baskı kurmaya devam edecektir

15109063681112606e60e9aee7af242f18ab0255de_1_1200.jpg Kaynak: Reuters

 

USD/TRY kurunda 3,81 seviyesinin altına geçilmedikçe, yukarda 3,92 – 3,94 seviyesi potada olacaktır

  15109063690c347db679a5e48e2064bced71051bc6_2_1200.jpg

Kaynak: Reuters



EUR/USD paritesinde Omuz Baş Omuz (OMO) formasyonu ardından başlayan düşüş 1,1570’in geçilmesi ile ivme kazanabilir


1510906370ce99b3c72aaaf432c8783d94ea0bb9a9_3_1200.jpg

Kaynak: Reuters


Dolar Endeksi (DXY)

Doların kendisinden sonra 6 para birime göre sepet değerini gösteren endeks kur (içerisinde en büyük pay EUR’ya ait) Ters Omuz Baş Omuz (TOBO) formasyonu ile yukarıya yönelmek istediğini teknik olarak gösteriyor. Formasyonun 97 seviyesini hedefleyeceğini ve endeksin yukarıya yönelmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Bu akşam konuşacak FED Başkanı Yellen’i önemle takip edeceğiz. 
    1510906371551f7fe793c3111c5ca30bf703ffe5e0_4_1200.jpg

Kaynak: Reuters


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department


Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.