SmartCard Yılbaşı Taksit Kampanyası
İktisatbank Arsa Kredisi
SmartCard Fitness ve SPA İndirim Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 06/11/2017 

Günaydın. Mutlu, huzurlu ve her şeyden önce sağlıklı bir gün olması dileğimle 
  • Türk Mali piyasalarını etkisi altına alan son haftalardaki negatif haber akışına, Cuma günü yenileri eklenince, TL’nin bir tur daha satış baskısı ile karşı karşıya kaldığını görüyoruz
  • Beklentilerin üzerinde sonuçlanan Ekim ayı enflasyon verisine ilaveten 27 Kasım’da görülecek Zarrab davası iddianamesine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin de girmesi, satış baskısını arkasındaki ana neden oldu
  • USD/TL kuru 3,81 seviyesindeki teknik bölgenin üzerinde haftalık kapanış yaparak, en yüksek 3,89 seviyesini test etti. Kur cephesinde kısa bir zaman diliminde 3,92 – 3,94 bölgesinin test edilebileceğini düşünüyoruz
  • Enflasyonun kontrolden çıkıyor endişesinin tartışılması ve TCMB’nin son tahlilde TL’yi savunmak için faiz artırmak zorunda kalacağı beklentisi ile 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi 2009 yılı Nisan ayından bu yana % 13,30 ile yüksek düzeye ulaştı
  • Okuduğumuz haberlerden edindiğiniz izlenime göre, Trump ve ABD karşıtlarına karşı Suudi Arabistan’da yaşanan “saray darbesi” körfez bölgesinde kartların yeniden karılmasına neden olacaktır
  • Türk mali piyasalarındaki olumsuz havanın her geçen gün biraz daha ivme kazandığını görüyoruz
  • Olası siyah kuğulara karşı temkinli ve tedbirli seyrin korunması ve likidite yöntemine azami dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz

Türk mali piyasalarında son dönemlerde gerek içsel gerek dışsal faktörlerin etkisi ile artan tansiyon, Cuma günü açıklanan enflasyon rakamları ile ivme kazandı. TÜİK verilerine göre, manşet TÜFE, ÜFE ve çekirdek enflasyonun top yekûn yüksek sonuçlanarak acaba enflasyon kontrolden çıkıyor mu heyecanı yaratarak TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde ciddi anlamda satış baskısı kurdu. TÜFE, aylık bazda % 1,9 olan beklentinin üzerinde % 2,08 artarken, yıllık enflasyon da bu rakamlarla % 11,9 ile 2008 yılı Ekim ayından bu yana en yüksek düzeyde geldiğini gördük. Raporun alt kalemlerinde de oldukça sıkıntılı bir tablo hakim. TCMB’nin kontrol edilebilir enflasyon olarak takip ettiği favori endeksi “C” (çekirdek enflasyon) yıllık bazda % 11,82 ile 2004 yılı Ocak ayından bu yana en yüksek düzeyde yükseldi. ÜFE enflasyonu ise yıllık bazda %17,28 ile 2008 yılı Temmuz ayından bu yana en yüksek düzeye ulaşması, üreticinin de ciddi bir enflasyon ile karşı karşıya kaldığına işaret ederek bir noktada tüketiciye yansıyacağı beklentisini perçinledi. Piyasalar enflasyonun kademeli de olsa kontrolden çıktığına kanaat getirmeye başladığından endişe ediyoruz. Her ne kadar Aralık ayından itibaren enflasyonun kademeli olarak gerilemesi için (baz etkisi) halen daha bir fırsat olsa da, kurun yüksek seyri, enflasyonda normalleşmenin de gecikmesine neden olacaktır. Özellikle, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin veri ardından % 13,3 ile Nisan 2009’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, tedirginliğin boyutunu yansıtmaya yetiyor. Enflasyon verisinin şokunu üzerinden atamayan piyasalar, günün ikinci yarısında, ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam raporunu beklerken, Bloomberg haberine göre, 27 Kasım’da görülecek Zarrab davasının iddianamesine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin de girmesi, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında ilave satış baskısı getirdi. Cuma günü 3,8050 ile güne başlayan USD/TL kuru, enflasyon ardından 3,8340 seviyesine yükselirken, günün ikinci yarısında, Zarrab davası ile ilgili haberler ile 3,8430 seviyesini aşarak yeni yükselişlere yelken açtı. Günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan verinin beklentileri karşılayamamasına rağmen, gelişmekte olan ülke para birimlerinin topluca baskı altında kalması ardından, kendi iç dinamikleri ile negatif bir seyir izleyen USD/TL kuru, bir kademe daha negatif ayrışmak suretiyle gece geç saatlere kadar yükselişini sürdürerek 3,89 seviyesini test etti. USD/TL kurunun, teknik manada ilk kez haftalık kapanışını 3,81 seviyesinin üzerinde yapması ardından bir sonraki teknik bölge olan 3,92 – 3,94 seviyesinin çok yakın bir zamanda test edilebileceğini düşünüyoruz. Kur ve faiz cephesi ile son zamanlarda korelasyonu kopan Borsa, özellikle Cuma günü sonuçlanan yüksek enflasyon, Zarrab davasına yönelik haberler, kur ve faizin yukarı yönelmesi ile şirketlerin ilave kambiyo zararları ve finansman giderlerini ile karşı karşıya kalacağı beklentisi ile satış baskısına maruz kalarak haftayı 111,292 puan seviyesinden tamamladı.

Bir hafta sonu da geçmiyor ki, piyasaları sarsacak yeni bir haber gelmesin. Bu hafta sonu da piyasaların gündemini, Suudi Arabistan’dan gelen haberler meşgul etti. Jeopoliitk risk kapsamında ele alınan konu, Yemen’den başkent Riyad'a balistik füze saldırısı gerçekleştiği ve saldırının önlendiği haberinin ajanslara düşmesi ardından, haber akışı daha da ivme kazanarak devam etti. Suudi cephesinde “bir şeyler” oluyordu. Ulusal Muhafızlar Bakanı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlarının görevlerinden alınması ardından, 11 prens, dört bakan ve onlarca eski bakanın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı haberlerini okuduk. Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın başkanlığını yaptığı Rüşvet ve Yolsuzluklara Karşı Mücadele Komisyonu ilk icraatının önemli kişileri göz altına alma yönünde olması, kafalara pek çok soru işaretinin de gelmesine neden oldu. Hatırlanacağı üzere, Veliaht Prens Salman’ın, son dönemlerde “ılımlı İslam'a dönüyoruz” yönündeki çıkışı, kadınlara otomobil sürme izni çıkması, petrol gelirlerinin yanı sıra ülkenin diğer kaynaklar ile ayakta durabilmesi için 2030 yılına yönelik bir dizi reform planı ile ön plana çıkmıştı. Suudi ailesinde krallık koltuğuna geçişler, kardeşlerden kardeşlere olarak devam ederken, ilk kez Kral Salman’ın oğlu Veliaht Prens Muhammed Bin Salman’ı kendisinden sonraki isim olarak ikinci adam görevine ataması, saray cephesinde ilk huzursuzluğun fitilini ateşlemişti. Mevcut kral olan Salman Bin Abdulaziz’in kendisinden sonra yerine yine geleneklere göre kardeşi Prens Muhammed bin Nayif Bin Abdulaziz’i getirmesi düşünülürken, Prens Nayif’in ani vefatı ile Veliaht Prensliğe oğul Muhammed Bin Salman getirildi. Bu tayin ile birlikte ülke içerisinde özellikle güç odaklarının yer aldığı Kraliyet ailesinde rahatsızlık meydana getirdi. Hafta sonu meydana gelen saray darbesinde ise, muhalif isimlerin göz altına alındığı hatta aralarında dünyaca tanınan milyarder iş adamı (Twitter’in de en büyük ikinci hissedarı) Prens Alwaleed’in de bulunduğunu görüyoruz. Özetlemek gerekirse, Suudi Arabistan’da “rüşvet iddiaları” kapsamında Velihat Prens Salman’ın reformlarına karşı duran pek çok prens ve bakanını görevden alınması ve göz altı süreçlerinin Ortadoğu da kartların yeniden karıldığına işaret ediyor.

Türk mali piyasalarının geçen haftalarda olduğu üzere, yeni haftada da olumsuz bir eğilim kaydetme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bu hafta önemli bir veri bulunmuyor. Dikkatler, jeopolitik risk kapsamında ve iç taraftaki diplomatik ve siyasi gelişmelere çevrilecektir. USD/TL kurunda, tüm zamanların zirvesi olan 3,94 (öncesinde vize krizinin yaşandığı gece kaydedilen 3,92) seviyelerinin kısa bir zaman diliminde test edilebilme ihtimalinin arttığını düşünüyoruz. Bu bağlamda, tahvil piyasasındaki hareketliliğe dikkat etmekte fayda görüyoruz. Türk mali piyasalarının yeniden tehlikeli sulara doğru ilerlediğini endişesini taşıyoruz. Faizlerin daha da yükselmeye devam etmesi durumunda, TCMB’nin yeniden sahneye çıkma gereksinimi de belirecek gibi görünüyor. Bu süreçte, likidite yönetimine azami dikkat ederek, temkinli ve tedbirli duruşun elden bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Riskli pozisyonlardan uzak durmak en akıllıca yatırım davranışı olacaktır.


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.