Sinema Keyfi Başlasın
KOBİGEM - İktisatbank Esnaf Destek Kredisi
SmartCard Vergi Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 05/01/2018

  • Yıla neredeyse bıraktıkları yerden devam eden küresel piyasalardan saçılan iyimserlik, Hakan Atilla davasının kararını bile gölgeledi 
  • Gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik risk iştahı ve yılın ilk yarısının göreceli olarak iyimser geçebileceği beklentisi ağır basmaya devam ediyor 
  • Yılın ikinci yarısında hakim olmasını beklediğimiz enflasyon teması, artacak faizler ve başlayacak kar satışlarına kadar, iyimser havanın devamına imkan tanıyoruz 
  • Bu zaman diliminde kar biriktirmeye devam etmek isteyecek küresel piyasaların dönem dönem risk iştahına kesinti ile sarsıntıya uğrasa da, iyimser kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz 
  • USD/TL kuru dün 3,78’li seviyelerde duramayarak ön plana çıkardığımız 3,75 seviyesinin etrafında dolaşmaya başladı 
  • İyimser havanın devamı durumunda, aşağıda bir sonraki seviyenin 3,6850 olacağını düşünüyoruz (bakınız grafik) 
  • Riskli pozisyonların veya döviz alım ihtiyaçlarının 3,6850 – 3,75 bandından karşılanabileceğini ön görüyoruz 
  • Büyümeye yönelik gelen iyimser verilerin ışığında MSCI dünya endeksinin yeni bir zirve yaparken, ABD borsası Dow Jones ise tarihinde ilk kez 25 bin seviyesinin üzerine yükseldi (bakınız grafik)
  • Hülasa, küresel piyasalar enflasyondan korkana kadar veya ABD tahvil faizleri iyice % 2,50 seviyesinin üzerine gidene kadar  “risk - on” modunun korunacağını düşünüyoruz 
  • Bugün önemli bir gün. Her ayın ilk Cuması olduğu üzere ABD’de açıklanacak istihdam raporu ve özelinde ücret artışı verisi (önemli bir enflasyon göstergesi beklenti % + 0,3) takip edilecektir

Dün Türk mali piyasalarında yaşanan seyir aslında bir miktar şaşırtıcı olsa da, bültenimizde de belirttiğimiz üzere, etkisinin şu aşamada sınırlı olduğunu görüyoruz. Basit bir anlatımla, küresel risk iştahını bu kadar yüksek/canlı olduğu bir ortamda, 2+2’nin pek ala 4 etmediğini de görebiliyoruz. Neden mi söz ediyorum? Dün güne başlarken, bir önceki geceden sarkan ve ABD’de suçlu bulunan Hakan Atilla’dan. Hatırlanacağı üzere, uzun bir süredir piyasaların gündemini meşgul eden, Türk bankalarına ceza gelebileceği endişesi taşınan, nihayetinde Türkiye – ABD ilişkilerinde mevcut zayıf seyrin daha da zayıf bir patikaya evrilebileceğini bekleyen piyasalar, geçen haftalarda davanın kademe kademe gündemden düşmesi ile küresel iyimserliğin akışına kendilerini teslim etti. Dün de aslında konu bu eksenin pek de uzağında olamadı. Sn. Atilla’nın jüri kararı ile suçlu bulunması ardından Türk mali piyasalarında görülen ilk etki haliyle (kısmen) olumsuz oldu. Lakin, uzun bir süredir mesela Türk bankalarının benzerlerine göre iskontolu (% 40 civarında) işlem görmesi nedeniyle, beklentinin gerçekleşmesinden de hareketle, dün piyasa tepkisi sınırı tarafta kaldı. Hisse senedi piyasalarında günün ilk yarısında BİST100 endeksi % 1’e yakın artıda işlem görürken, USD/TL kuru da günün son işlem saatlerinde 3,75 seviyesinin de altına sarktı. Bu yönüyle konuya yaklaşıldığında, kararın sanki de olumlu geldiğini düşünebiliriz! Her ne kadar hukuk cephesinde bilgimiz kıt olsa da, hafif bir ceza alacağı hatta dağın fare doğuracağını beklendiği bir ortamda, Sn. Atilla’nın 6 suçlamadan 5’i hakkında suçlu bulunması ve bu kararın hukuki bir zemin oluşturmak suretiyle ileride başka davalara da emsal teşkil edebileceği, haliyle dünkü piyasa yansımasını elle tutulur bir şekilde anlatamaya yetmiyor. Yine de yukarda da izah etmeye çalıştığım üzere, olumlu piyasa yansımasının arasında kuvvetle muhtemel küresel risk iştahının yattığını düşünüyoruz. ABD’de bir türlü gelmeyen enflasyon ve bu bağlamda bir türlü artmayan faizlerin ışığında, hazır halen daha finansal koşullar sıkı değilken, hazır merkez bankası desteği sürerken ve halen daha kontrol altında kalan enflasyonun kıpırdayan büyüme teması ile hisse senedi piyasalarına merhem olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Yılın ikinci yarısında beklediğimiz finansal koşullarda sıkılaşma beklentisi ve gelebilecek kar satışlar öncesinde, hazır fırsat varken kar peşinde koşma eğilimi devam edecek gibi duruyor. Dün de TL’nin sunmuş olduğu yüksek faize akın eden yatırımcılar, kuru önemli bir seviye olarak gördüğümüz 3,75’in altına itti (günün en düşük seviyesi 3,7420 oldu). Teknik manasa 3,75 seviyesinin altında bu gece yaşanacak olası bir kapanış, aynı zamanda haftalık kapanışı da belirleyecektir, 3,6850 seviyesinin kapısını aralayabilir. Havanın bu kadar iyimser kalması elbette uzun soluklu olmayacaktır. Bu bağlamda, artan emtia fiyatlarını da dikkate alırsak, 3,6850 – 3,75 bandı döviz alım ihtiyaçları için kollanabileceğini düşünüyoruz.

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında dünden kalan iyimserlik devam ediyor. MSCI dünya hisse senedi endeksi tüm zamanların zirvesine yükselirken, ABD’de Dow Jones sanayi endeksi dün 25 bin seviyesinin üzerine ilk kez yükseldi. Dünya genelinde açıklanan verilerin büyüme emareleri taşımaya devam etmesi, şirket karlarının düşük enflasyon ile daha da artacağı beklentisinden hareketle hisse senedi piyasalarına akımı devam ettiriyor. Dün mesela ABD’de açıklana özel sektör istihdam verisinin son sekiz ayın en yüksek düzeyinde ve kuvvetli açıklanması buna işaret ediyor. Bu bağlamda, bugün ABD’de her ayın ilk Cuması olduğu üzere açıklanacak istihdam raporu önem arz ediyor. Manşet istihdam artış verisinden ziyade, enflasyon göstergesi olarak kabul edilen saatlik ücret artışlarına dikkat etmek gerekiyor. Bu verinin de bugün için beklentisi % 0,3 artış yönünde. Saatlik ücret artışının yanı sıra, tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 190 bin artış kaydetmesi; işsizlik oranın ise % 4,1 olması bekleniyor. Bu bağlamda, manşet istihdam artışını beklentinin üzerinde gelmesi de pek hayra alamet değil keza ABD ekonomisinde halen daha istihdam yaratıldığı bu nedenle de ücretlerin artmayacağı beklentisi enflasyon açısından iyi bir haber değil. Hülasa, verinin beklentilerin dışına çok taşmaması ve saatlik ücretlerin de % 0,3 üzerinde gelmemesi durumunda, piyasalarda olumlu havanın korunmasını bekliyoruz. Aksi bir durumda ise, enflasyonun kıpırdanmaya başlayacağı beklentisinden hareketle, faizlerde olası bir sıçrama, risk iştahına balta vurabilir. Bu minvalde, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin seyri önemle takip edilmelidir. % 2,50 seviyesinin üzerine olası bir yükseliş ve kalıcılık iyimser havayı sekteye uğratabilir.

USD/TL kurunda 3,75 seviyesinin altına doğru sarkmalar görüyoruz. İyimser hava kalıcı olursa bir sonraki hedef seviyesi 3,6850
 
1515137176e88efcf91a5b55c3bfedfce65ccfee48_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters

 
Hisse senedi rallisi devam ediyor. MSCI dünya borsaları endeksi ve ABD borsası Dow Jones tüm zamanların zirvesine yükseldi
 
15151371774d747bafe66f56820aa2db9e806d904b_2_1200.jpg
Kaynak: Reuters


Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.