Sinema Keyfi Başlasın
KOBİGEM - İktisatbank Esnaf Destek Kredisi
SmartCard Vergi Kampanyası
Western Union Uluslararası Para Transferi
SmartCard Elektrik Faturası Taksit Kampanyası

Hazine Bülteni Kayıt

Hazine Bülteni
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 02/11/2017 

Günaydın. Mutlu, huzurlu ve her şeyden önce sağlıklı bir gün olması dileğimle 
  • Dün sabah saatlerinde açıklanan enflasyon raporunda, beklentilere paralel enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edildi. TCMB sıkı para politikası duruşunu kararlıkla sürdüreceğinin altını çizdi
  • Ancak, benzer dakikalarda konuşan Başbakan Yıldırım, KGF’nin devamlılığına vurgu yaparak bir miktar kafaları karıştırdı. Borsa İstanbul hem yurtdışı hem de KGF haberi ile günü tüm zamanların zirvesinde tamamladı 
  • Döviz cephesinde ise USD/TL kuru dün gün içinde 3,83 seviyesinin üzerini test etti. Kurda ana yönünü yukarıya işaret ettiğini düşünüyoruz
  • Dönem dönem aşağı yönlü düzeltmeler görebileceğimizi göz ardı etmiyoruz. Aşağıda kısada en önemli destek 3,7426 - 3,7660 ; yukarda ise 3,8440 seviyesine dikkat etmek gerekiyor.
  • Geçildiği yönde doğru hareket ivme kazanabilir
  • Türkiye açısından yarın açıklanacak Ekim ayı TÜFE enflasyonu önemli olacak. Başkan Çetinkaya’nın açıklamalarından enflasyonun yukarı yönlü sürpriz yapabileceğini düşünüyoruz
  • Bunu destekler mahiyette dün açıklanan İTO enflasyon rakamları, yarın açıklanacak yıllık enflasyonun % 11,50 – 11,70 aralığına gidebileceğine işaret ediyor (Eylül % 11,20)
  • Bugün ise 10 yıl ardından İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artırımını bekliyor olacağız. Her ne kadar 25 baz puan faiz artışı bekleniyor olsa da, Sterlin’de karar sonrası sert bir yükseliş beklemiyoruz (bakınız grafik)
  • Dün akşam FED’in faiz toplantısından önemli bir başlık üretemedik. Toplantıyı nötr olarak yorumluyoruz
  • Yarın ise Trump’ın FED’in 2018 - 2022 dönemi için başkan adayını açıklamasını bekliyoruz. Basında da yer alan haberlerle göre Wall Street kökenli ve mevcut ekolün devamı olan Powell ismi kesin gibi

Dün küresel mali piyasaları etkisi altında alan FED Başkanı Powell olacak haberleri, doların da elinin zayıflamasına neden oldu. Powell, Wall Street kökenli ve finans camiası tarafından da sevilen bir isim. Özellikle, başarılı bir grafik çizen mevcut ve FED’in ilk kadın Başkanı olan Yellen’in, ABD tarihinde ikinci kez atanmayan ilk Başkan olacağı da dikkatimizden kaçmıyor. 2008 finansal krizi ardından regülasyonlara eğilen ve Trump ile bu noktada pek de anlaşamadığını düşündüğümüz Yellen yerine gelecek olan ve kabaca 70 milyon dolar serveti ile piyasa dostu ve mevcut Bernanke / Yellen ekolünün bir devamı olarak kabul gören Powell, piyasalarda göreceli olarak gevşek para politikası ve düşük faizlerin devam edebileceği izlenimi yaratarak doların da elini dün zayıflattı. Hatırlanacağı üzere geride bıraktığımız hafta daha şahin bir aday olarak görülen Taylor isminin bir adım öne çıkması ile piyasaların klavuzu olan ABD 10 yıllık tahvil faizleri % 2,45 seviyesine kadar yükselerek gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı kurmuştu. Dün gelen haberlere göre, Yellen yerine atanacak adayın bugün açıklanacağı ve adayın Powell olacağının anlaşılması ile dolar günü değer kaybıyla tamamladı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri % 2,36 seviyesine gerilerken, EUR/USD paritesi, geride bıraktığımız hafta güvercin olarak algılanan Avrupa Merkez Bankası toplantısı ardından test ettiği 1,1580 seviyesine nazaran dün akşam 1,1670 seviyelerine kadar toparlama kaydetti. Benzer bir şekilde, günün ilk yarısında 3,83 seviyesinin hemen üzerine yükselen USD/TL kuru, doların akşam saatlerinde değer kaybetmesi ile yeniden 3,80 seviyesine kadar gevşedi.  

Dün Türk mail piyasalarında günün ilk yarısında önemli açıklamalar piyasaların dikkatinden kaçmadı. İlk olarak, TCMB’nin açıkladığı yılın 3. Enflasyon raporunda beklentilere paralel yıl sonu enflasyonu % 8,7’den % 9,8 seviyesine revize edilirken; 2018 sonu tahmini ise % 6,4’den % 7’ye revize edildi. Enflasyon açısından zor bir dönem olduğuna işaret eden Merkez Bankası, sıkı para politikası duruşunun altını daha da belirgin bir şekilde çizdiği görüldü. Kurdaki artışın enflasyon geçişkenliğine vurgu yapan Başkan Çetinkaya, Ekim, Kasım ayında enflasyonun yükselmesi ardından Aralık ile düşmeye başlayacağını beklediklerini açıkladı. Piyasa cephesinde ise enflasyona yapılan vurgular ve faizlerin beklenen seyri ile birleşince kafalarda oluşan soru işaretlerine paralel  negatif bir etki doğurduğunu söyleyebiliriz. Başkan Çetinkaya ile aynı dakikalarda konuşan Başbakan Yıldırım ise, bir anda konsantrasyonun değişmesine neden oldu. Özellikle, TCMB’nin sıkı para politikası uygulamaya çalıştığı bir ortamda, maliye politikasının olabildiğince gevşek olması, enflasyonla mücadelenin etkinliğinin tartışılmasına neden oluyor. Dün, KGF kredilerinin geri dönüşlerinin başlaması ile para politikası etkinliğinin daha da bir hissedileceğine vurgu yapıldığı bir ortamda, Başbakan Yıldırım’ın KGF’nin sürekli bir hal alacağını dile getirmesi, piyasalarda pek çok soru işaretini zihinlere getirdi. Mevcut 250 milyar TL olan KGF’nin kullanılmayan veya geri dönen kısmı ile mi süreklilik yaratılacak, yoksa yeni bir paket mi geliyor soru işaretleri kur ve faiz cephesinde farklı reaksiyonlara neden oldu. KGF’nin bankacılık karlarına destek olacağı ve ekonomik büyümeyi de devam ettireceği beklentisi ile özellikle bankacılık hisselerine gelen alımlar, dün endeksi tüm zamanların zirvesine itti. BIST100 endeksi günü takdire şayan bir yükselişle (% 2,6) 113bin endeks seviyesinin üzerinden tamamlarken, bir tarafta KGF dopingi diğer tarafta Başbakan Yardımcısı Şimşek’in ABD Hazine’sinin Türk Bankalarına keseceği ceza haberini yalanlaması ardından gelen rahatlama ile bankacılık endeksi de günü % 4’ün üzerinde bir yükselişle tamamladı. Bu noktada kritik olan mevzu, kaynak yetersizliği içinde olan ve KFG kredilerine kaynak bulmak için mevduat yarışına giren, öte yandan artan bütçe açıklarının dikkat çektiği ekonomide, yeni bir 250 milyar TL’lik imkan, bütçe açıkları, mevcut faiz seviyelerini daha da yukarı itebileceği gibi enflasyonla mücadele açısından da olumsuz bir gelişme olarak görülebileceğinden endişe ediyoruz. Bu nedenle, yeni KGF’nin tanımını görmek gerekiyor. Özetle, dün TCMB enflasyon raporu, Başbakan Yıldırım’ın KGF açıklaması ve dışarda Powell isminin neredeyse kesinlik kazanması ardından, Borsa Istanbul günü yurtdışı hisse senedi rallisine ayak uydurarak rekorlar ile tamamlarken, USD/TL kuru da doların değer kaybetmesi ile 3,83 seviyesinden sabah saatlerinde 3,80’lere kadar gevşedi. 

ABD’de dün akşam beklenildiği gibi sonuçlanan FED toplantısı ardından gözler bugün İngiltere Merkez Bankası’nın toplantısına çevrildi. Detaylı analizimizi aşağıda görebilirsiniz. Yarın ise gözler TÜİK’in açıklayacağı Ekim ayı enflasyon verisine çevrilmiş durumda. Dün açıklanan İTO enflasyon verisine ardından gözler yarın resmi enflasyonun yüksek çıkabileceğine işaret ediyor. Böyle bir gerçekleşme, kur ve faiz cephesinde negatif bir etki doğurabilir. ABD borsaları geceyi yeni rekorlar ile tamamlarken (artık alışıklık yarattı) Asya piyasalarında da iyimser bir seyir hakim. Küresel manada, hisse senedi rallisi devam ediyor ve şu anda durulacak gibi de görülmüyor. Olumlu yurtdışı piyasalara paralel içerde de havanın iyimser kalmasını bekliyoruz. Borsa İstanbul cephesinde alımların devam etmesi (momentum bazlı) kuvvetle muhtemel görülüyor. Yarın açıklanacak enflasyona kadar döviz piyasasında da sınırlı da olsa iyimserlik hissedilebilir. Teknik manada aşağıda 3,7660 ve 3,7425 seviyeleri önemli. Yukarda ise 3,84 seviyelerine dikkat etmek gerekiyor. Geçilmesi durumunda, alım yönlü yeni oyuncuların piyasaya gireceği ve kuru daha da yukarılara itebileceğini düşünüyoruz. Borsa İstanbul ile USD/TL kuru arasında korelasyon uzun bir süredir koptu. İki piyasayı dünyada hisse senedi rallisi devam ederken beraber ele almamak gerekiyor.

İngiltere Merkez Bankası’ndan (BoE) 10 yıl ardından bugün faiz artırımı bekleniyor

Aşağıdaki grafiği inceleyen herhangi bir kişi şu sonuca varabilir. İngiltere’de enflasyon % 3 ; hatta kontrol edilebilir olan çekirdek enflasyon bile % 2,7 seviyesine yükselerek İngiltere Merkez Bankası’nın tahammül sınırlarını zorlamaya başladı. Grafiği en altında bulunan ortalama kazançların ise, enflasyonun oldukça gerisinde kaldığı ve % 2,1 artığını görüyoruz. Öte yandan, grafikte olmayan diğer bir bilgi ise, İngiltere ekonomisinin yıllık % 1,5 büyüyerek, Avrupa % 2,50 ; Almanya % 2,1 ; Fransa % 2,2 ve Amerika’nın % 2,3 büyümesinin gerisinde kaldığını görüyoruz. Bu bağlamda, her ne kadar artan enflasyona karşı BoE politika yapıcılarının tahammül sınırları zorlansa da, yine de, düşük seyreden ortalama kazançlar ve beraberinde büyüme verisine paralel seri bir faiz artırımı yerine bir kereye mahsus bir faiz artışı şeklinde bir hamle yapma ihtimallerinin arttığını görüyoruz. Her ne kadar teknik olarak Sterlin’de yukarıya yönelme ihtimalini düşük görmesek de, bugün faiz artırımı ardından Sterlin’in keskin değer kazanımı beklemiyoruz. Bu bağlamda TSİ15:00’de açıklanacak karar ve beraberinde açıklanacak enflasyon raporu ardından 15:30’da mikrofon karşısına geçecek Başkan Carney’in konuşması Sterlin’in seyrini tayin edecektir.

15109063768f2558792d596fc9077464f35fbebc5e_1_1200.jpg
Kaynak: Reuters

 

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının yazarı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.